Bugünlerde, parti başkanlarının kendi aralarındaki polemikleri ile yeniden gündeme getirilen idam cezası, İÜ İnsan Hakları Hukuku Araştırma ve Uygulama Merkezi ve İÜ Hukuk Fakültesi işbirliğiyle düzenlediği ‘Ölüm Cezasının Kaldırılmasına İlişkin Uluslararası Sempozyum’da ele alındı. İstanbul Üniversitesi(İÜ) Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adem Sözüer, ölüm cezası istemenin Türkiye’yi geriye götürecek çok büyük bir ayıp olduğunu söyledi.
İstanbul Barosu başkanı Avukat Muammer Aydın, sistematik işkencenin Türkiye’de ortadan kalkmasına karşın yandaş yargılamaların sürdüğünü ileri sürerek, “Politik yargılamalar, yanlı davalar yüzünden yıllarca bu vatana hizmet vermiş insanlar bugün hapiste. Bunlar yanlı davalardır” dedi. İÜ İnsan Hakları Hukuku Araştırma ve Uygulama Merkezi Başkanı Prof. Dr. Mehmet Semih Gemalmaz, Türkiye’de idam cezasını geri getirecek bir hükümet bulunmuyor, bunu dile getirenler ucuz polemik yapıyor” diye konuştu.
İstanbul Üniversitesi Rektörlük Binası Doktora Salonu’nda gerçekleştirilen sempozyuma yurtdışından da önemli isimler katıldı.
İÜ Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adem Sözüer, Türkiye’de ölüm cezasının kaldırılmasıyla beraber sistematik işkencenin de engellendiğini söyledi. Sözüer, böylece Türkiye’nin sistematik işkence yapan ülkeler arasından çıktığını savundu. Toplumda bazı “sansasyonel olaylardan sonra” halkın idam cezalarının artırılmasını istemesinin doğal olduğunu belirten Sözüer,”Ölüm cezası talebi yanlış, bu Türkiye’yi geri götürür. Bu çok büyük bir ayıp” dedi.
“Korku imparatorluğu kurulmuş”
İstanbul Barosu başkanı Avukat Muammer Aydın ise Türkiye’de ölüm cezasının kaldırılmasına rağmen ceza almış insanların yavaş yavaş ölmesinin engellenemediğini savundu. Aydın, ”İşkenceler tamamen kalkmadı. Hala bize haber geliyor. Sistematik işkenceler kalktı ama yandaş yargılamalar, politik yargılamalar, yanlı davalar yüzünden yıllarca bu vatana hizmet vermiş insanlar bugün hapiste. Bunlar yanlı davalardır” diye konuştu.
Ceza denilince akla ölüm cezasının gelmemesi gerektiğini belirten Aydın, “Hukukçular bu noktada sesini çıkarmalı ama önce vatandaştan tepki gelmeli, insanlar sesini çıkaramıyor, Korku imparatorluğu kurulmuş” şeklinde konuştu. Aydın, idamın en sert ceza olduğunu vurgulayarak, “İnsan hakları ihlalidir. Aç bırakmak, asmak, elektrikli sandalye kullanmak, giyotin, recm gibi çeşitli idam şekillerini söylerken bile insan ürperiyor. İdam cezalarının geri dönüşü yoktur, telafi edilememesi yüzünden pozitif hukuka aykırıdır” dedi.
“Ölüm cezasının kaldırılması evrensel hedef olmalı”
İspanya İnsani ve Sosyal İşler Büyükelçisi Rafael Valle Garagorri, İspanya’nın idam cezasına karşı olduğunu dile getirerek,”İspanya bunu destekliyor, Bunun için tüm anlaşmalara imza attık ve imza atmaya devam edeceğiz. Bunu uluslar arası girişimlere borçluyuz, Ama bu sadece 58 ülkede devam ediyor. Uluslar arası çalışmalar gerekiyor. Ölüm cezasının kaldırılması evrensel hedef olmalı, yasalardaki idam hükümleri kaldırılmalı” görüşünü savundu.
Castilla-La Mancha Üniversitesi’nden Prof. Dr. Luis Arroyo ise ölüm cezasının son derece önemli olduğuna dikkat çekerek, “Ölüm cezası insanlığa son derece ağır gelen bir durumdur” dedi. Ölüm cezasının kaldırılmasına yönelik yapılan çalışmaların kayda değer olduğunu ifade eden Arroya, bu konuda diyaloğungeliştirilmesi gerektiğini belirtti. Arroya, böylece insan haklarının korunmasında önemli bir adım atılacağını söyledi.
Ölüm cezasının kısmen kaldırılmasının anlamsız olduğunu savunan İrlanda Ulusal Üniversitesi’nden Prof. Dr. William Schabas de bu kararı uygulayan sadece 7 ülke olduğunu dile getirdi. Ölüm cezasının kısmen kaldıran ülkelerin geri dönme hakları olduğuna dikkat çeken Schabas, fakat son 5 yılda hiçbir ülkenin verdiklerini karardan dönmediğini söyledi.
Rutgers Hukuk Fakültesi’nden Prof. Dr. Roger S. Clark ise idam cezasının uygulanması açısından bölgesel konumun belirleyici olduğunu vurgulayan ”Batı dünyasında ABD dışında idam kalmış. Karayib devletlerinde de kalkmış durumda. Afrika ölüm cezalarını önemli bir şekilde uyguluyor. Asıl sorun Asya’ya. Doğu Asya’da Çin, Vietnam, Kore, Japonya, Malezya, Tayland; Ortadoğu’da Lübnan durdu ama İran, Irak, Suudi Arabistan çok yoğun bir şekilde uyguluyor. Ama Ortadoğu’da birkaç ülke ilginç; Singapur ve Mısır bizim verdiğimiz kararlara karşı çıkıyorlar, hazırladığımız kampanyaları protesto ediyorlar. İdamı destekliyorlar fakat son yıllarda ölüm cezalarında azalma var” dedi.
“Türkiye’de idam cezasını geri getirebilecek hükümet yok”
Ölüm cezasının iyi bir ceza olmadığını söyleyen İstanbul Üniversitesi İnsan Hakları Hukuku Araştırma ve Uygulama Merkezi Başkanı Prof. Dr. Mehmet Semih Gemalmaz, ”Çünkü geri dönüşü yoktur. Telafisi yok. Adli bir hatadır”diye konuştu.
Türkiye’de ölüm cezası isteyenlerin yanıldığını ve bazı şeylerin farklında olmadığını vurgulayan Gemalmaz,”Türkiye’de idam olamaz çünkü Avrupa Birliği’ne üye olmamış olsak bile Avrupa Konseyi’ne üyeyiz. İdamı geri getirmemiz üyelikten çıkmamız anlamına gelir. Türkiye’de bunu gerçekleştirebilecek bir hükümet bulunmuyor, bunu dile getirenler ucuz polemik yaratıyor. Bu söz konusu değildir.”dedi.



Kaynak : 