Bu raporun
- 1.ci bölümünü burayı tıklayarak
- 2.ci bölümünü burayı tıklayarak
- 3.cü bölümünü burayı tıklayarak
okuyabilirsiniz.
2.2.2. İnternet Servis Sağlayıcıların sorumluluğu,
İSS’lerin hukuki sorumluluğu Avrupa Birliği İç Pazarda Bilgi Toplumu Hizmetlerinin Bazı Hukuksal Yönlerine, Özelliklere Elektronik Ticaret İlişkin Avrupa Birliği Yönergesi (“E-Ticaret Yönergesi”)[5] altında düzenlenmektedir. Getirilen sorumluluk rejiminin uyarı temelli bir sorumluluk rejimi olarak kabul edilmektedir.
E-Ticaret Yönergesinin 14. maddesinde İSS’ler için koşullu bir sorumluluk getirilmiş ve yasadışı eylem veya içeriğin gerçekten var olduğu bilgisini edinmeleri üzerine sakıncalı içeriğin kaldırılması için derhal harekete geçmekle yükümlü tutulmuşlardır. İSS’ler genel bir izleme yükümlülüğü olmaksızın sadece gereken özeni göstermedikleri durumlarda sorumlu tutulmaktadır.
Sınırlı sorumluluk rejimine rağmen Avrupa Birliği ve üye devletler İSS’leri ve bilişim şirketlerini politikalarını gerçekleştirmek için bir aracı olarak kullanmakta ve yoğun baskı altında tutmaktadır. Birlik ve üye devletler doğrudan engelleme yapmak yerine İSS’ler ve bilişim şirketleri üzerinde baskı kurmak suretiyle kendilerine yönelecek tepkileri azaltmaya çalışmaktadırlar.
Bu baskı sebebiyle, İSS’ler ve arama motorları bizzat faaliyet gösterdikleri devletlerin hassas oldukları konularda bizzat kendileri otomatik filtreleme uygulamaktadırlar. Örneğin Google, Almanya ve Fransa’da arama sonuçlarını bizzat kendisi sansürlemekte ve Nazi söylemi içeren, ırkçı, radikal birçok web sitelerini arama motorunda filtrelemektedir[6].
Benzer bir şekilde, 2008 yılında İngiliz Hükümeti, İSS’leri gerekli önlemleri almadıkları takdirde hukuka aykırı dosya paylaşımından dolayı sorumlu olacakları şeklinde uyarmış ve bu uyarı üzerine tüm İSS’ler özdenetim mekanizmalarını güncellemişlerdir[7].
Bu baskı İSS’ler üzerinde psikolojik sonuçlar doğurmakta ve İSS’lerin sorumluluk altına girmemek için müşterilerinde seçici davranmalarına sebep olmaktadır. Örneğin, Fransa’da sözde Ermeni Soykırımı Yasası yürürlüğe girdikten sonra OVH başta olmak üzere Fransa’daki birçok İSS, Türkçe içerikli birçok web sitesinin barındırma sözleşmesini iptal etmiştir.
İsviçre, Aralık 2002 tarihinde Amerika’da barındırılan ve İsviçre Mahkemelerini eleştiren 3 web sitesine DNS ve IP engelleme teknikleriyle erişimi engellemiştir. Bu ideolojik engelleme kararına ifade hürriyetine aykırı olduğu gerekçesiyle birçok İSS itiraz edilmişse de, Mahkeme bu kararı uygulamayan İSS’lerin yöneticilerinin şahsen Mahkemeye gelmelerini isteyerek İSS’ler üzerinde psikolojik baskı oluşturmuştur. Ceza alma endişesiyle tüm İSS’ler bu kararı uygulamıştır.
2.2.3. İnternete müdahale sebepleri
Avrupa Birliği’nin temel tavsiye kararları olsa da Avrupa’nın ortak bir İnternet içerik politikası yoktur. Çocuk pornografisi, insan kaçakçılığı, terörizm, dolandırıcılık ile ilgili içeriklerin izlenmesi ve suç oluşturan içeriğin engellenmesi konusunda hemfikir olunsa da, bu içerikten dolayı kimin hangi hukuki esasa göre ve ne ölçüde sorumlu tutulacağına ilişkin yeknesak bir uygulama bulunmamaktadır.
Bu sebeple, Avrupa Birliği üyelerinin uygulaması uyum göstermemekte, aynı içeriğe ilişkin devletlerin müdahalesi birbiriyle çelişmektedir. Bunun temelinde, hukuka aykırı ve zararlı içeriği her bir devletin farklı tanımlaması yer almaktadır. Örneğin, Almanya ve Fransa Nazi propagandasını suç kabul edip her türlü Nazi propagandasına müdahalede bulunurken, İngiltere sadece açıkça suç işlemeye teşvik eden ırkçılık söylemlerine engelleme uygulamaktadır.
Avrupa Birliği’nin ortak duyarlılık noktasını çocuk pornografisi oluşturmaktadır ve çocuk pornografisiyle mücadele etmek amacıyla ortak bir Avrupa veritabanının kurulması için çalışmalara başlanmıştır. 2006 yılında, İngiltere’de online çocuk pornografisiyle mücadele kapsamında 13 kişi tutuklanmıştır. Avusturya’da, 77 farklı ülkeden 2.300 kişinin dâhil olduğu çocuk pornografisi zinciri ortaya çıkarılmıştır. Danimarka, sadece 2006 yılında 9.000’i aşkın online çocuk pornografisi tespiti yapmıştır.
Çocuk pornografisine karşı böyle tavır alınmasına rağmen, aynı duyarlılık diğer bir sosyal sorun olan kumar için gösterilmemektedir. Örneğin, İtalya’nın 2006 yılında lisanssız kumar sitelerini İSS’lerin erişimi engellemesini içeren kararı, Avrupa Adalet Divanı tarafından AB normlarına aykırı bulunmuştur.
Öte yandan, çocuk pornografisi kavramı bazı devletlerce istismar edilmiştir. Bazı ülkeler çocuk pornografisi içeren web siteleri engellediklerini iddia ederek birçok siyasi web sitelerini engellemişlerdir. Örneğin, 2009 yılında Finlandiyalı bir beyaz-şapkalı hacker Finlandiya hükümetinin İSS’lere gönderdiği blok engelleme listesini ele geçirmiş ve İnternette yayınlamıştır[8]. Listedeki web sitelerinin birçoğunun çocuk pornografisi ile ilgisi olmadığı görülmüştür.
Benzer bir liste 2008 yılında Danimarka’da ele geçirilmiştir[9]. Hükümetin engellemesi için İSS’lere gönderdiği web sitelerinin de çocuk pornografisi içermediği aksine siyasi web siteleri olduğu tespit edilmiştir. Hükümet bu konuda yaptığı açıklamada bu web sitelerinin çocuk pornografisi içermese de ırkçı, suça teşvik eden, hakaret eden web siteleri olduğunu, dolayısıyla bunların da yasadışı olması sebebiyle engellendiğini belirtmiştir.
Çocuk pornografisinden sonraki İnternete temel müdahale sebebini fikri mülkiyet ihlalleri oluşturmaktadır. AB mevzuatı İnternet ortamındaki fikri mülkiyet ihlallerinin önlenmesi için filtreleme yapılmasına olanak vermemektedir. Ne E-Ticaret Direktifi, ne 2001 tarihli Telif Hakları ve İlgili Haklar Direktifi ve ne de 2004 tarihli Fikri Mülkiyet Haklarının İcrası bu konuda devletlere yetki vermektedir. Buna rağmen, devletler İnternet ortamında fikri mülkiyet ihlallerini engellemek için filtreleme yapması için İSS’lere baskı oluşturmaktadır.
Irkçı söyleme ilişkin engellemeler Sibersuçlar Sözleşmesi’ndeki ırkçılığı ve her türlü ayrımcılığı yasaklayan hükme dayalı olarak gerçekleştirmektedirler. Irkçılık konusunda tüm devletler aynı tutumu göstermemektedir. Almanya ve Fransa’nın öncülük ettiği devletler nerede barındırılsa barındırılsın bu tür içerikler mücadele etmekte ve bu tür web sitelerine link verilmesinin dâhi suç kabul etmeye yönelik girişimlerde bulunmaktadırlar. İngiltere ise sadece ülkesinde barındırılan içeriklere müdahale etmektedir.
Bu raporun 5.ci bölümünü burayı tıklayarak okuyabilirsiniz..
[7] Internet users could be banned over illegal downloads
[8] Lapsiporno.info and the Finnish Internet Censorship
[9] Wikinews why they published Danish child porn censorship list



Kaynak : 