Bu raporun
- 1.ci bölümünü burayı tıklayarak
- 2.ci bölümünü burayı tıklayarak
- 3.cü bölümünü burayı tıklayarak
- 4.cü bölümünü burayı tıklayarak
- 5.ci bölümünü burayı tıklayarak
- Almanya deneyimini anlatan 6.cı bölümünü burayı tıklayarak
- Fransa ve İngiltere Deneyimini anlatan 7.ci bölümünü burayı tıklayarak
- ABD Uygulamalarını Anlatan 8.ci bölümünü burayı tıklayarak
okuyabilirsiniz.
2.7. Çin
Çin, İnternete her zaman temkinli yaklaşmıştır. 1990 yılında İnternet ağına dâhil olan Çin, gerekli denetim sistemlerini kuruncaya kadar İnterneti kamusal kullanıma açmamıştır. Çin dünyanın en gelişmiş İnternet erişim engelleme ve takip sistemini kullanmaktadır. Kurduğu İnternet takip ve erişim engelleme sistemi tüm ülke genelinde her bir İnternet noktasını kontrol edebildiği için Büyük Çin Seddi’ne benzetilerek Büyük Çin İnternet Duvarı[27] olarak adlandırılmaktadır.
Çin İnterneti kamusal alanının bir uzantısı olarak görmekte ve İnternetin kullanılmaya başlandığı ilk dönemlerden beri İnternet erişimini engellemekte ve vatandaşlarının İnternet aktivitelerini takip etmektedir. Çin kalabalık nüfusuna rağmen sosyal engelleme yöntemleri ve her İnternet bağlantı noktasında yer alan takip sistemleri sayesinde ülke genelinde erişim engellemeyi başarıyla sürdürmektedir.
Çin, ekonomik gelişimin teknolojik altyapının güçlü olduğuna bağlı olduğunun farkındadır. Her ne kadar komünist devlet sistemi sebebiyle kapalı bir yapıya sahip olsa da, İnternetin ekonomik kalkınmaya olan katkısından dolayı İnternet tamamen yasaklanmamakta ve dünyanın en gelişmiş ağ altyapısına sahip olmak için büyük yatırımlar yapmaktadır.
Ancak, Çin İnternet’in ülke genelinde yaygınlaşmasının ülkesine beraberinde kontrol edemeyeceği miktarda bilgi akışı getireceğinin farkındadır. Bir yandan gelişmekte olan ekonomisine katkıda bulunması için İnterneti yaygınlaştırmaya çalışmakta bir yandan da komünist düzenini korumaya çalışmaktadır. Bu sebeple vatandaşlarının İnternetteki her adımını izlemekte ve istenmeyen içeriğe anında müdahale etmektedir.
Çin, sistem kapsam bakımından hem İSS hem ana İnternet omurgası temelli; teknik bakımdan ise IP, URL, DNS ve içerik engelleme sistemlerini kombine bir şekilde kullanabilmektedir. Çin, sistemin etkinliğini korumak amacıyla erişim engellemelerini aşma yöntemleri ile ayrıca mücadele etmekte ve bu tür yöntemleri kullananları cezalandırmaktadır.
Çin, Yahoo, Google, Microsoft gibi dev Amerikan bilişim şirketlerin işbirliği sayesinde erişim engelleme ve takip politikasını başarıyla sürdürmektedir.[1] Çin, bu gibi şirketlerin ülkede faaliyet gösterebilmesi için sistemlerini ülkenin İnternet politikalarıyla uyumlu hale getirmelerini zorunlu kılmaktadır. Bir suç şüphesi olduğunda Çinli yetkililerin talebi üzerine gereken bilgiler iletişimin ve özel verilerin gizliliği gibi temel hak ve hürriyetler gözetilmeksizin bizzat ABD’li şirketler tarafından Çinli makamlara sunulmaktadır.
Çin, Yahoo, Google, Microsoft gibi şirketlerin sundukları İnternet hizmetlerinde insan hakları, demokrasi, siyasal reform, gibi bine yakın kelimeyi kullanmasını otomatik olarak engellenmesini sağlamaktadır.
Söz konusu Amerikan şirketleri, Çin hükümeti ile İnternet üzerinden temel hak ve hürriyetleri kısıtlamak için işbirliği yapmaları sebebiyle çeşitli tepkiler almışlardır. Bu şirketler, faaliyet gösterdikleri ülkedeki kanunlara uymak zorunda oldukları gerekçesiyle yapmış oldukları sınırlamaları haklı kılmaya çalışmaktadır.
Buna rağmen söz konusu şirketler Çin’de kendi kurumsal ilkelerini bile yok saymaktadırlar. Bu baskılara dayanamayan Google, Çin pazarından çekilmek zorunda kalmıştır. Nihayetinde İnternet Çin’de komünist devletin ilkelerine aykırı olmadığı kadar özgür kabul edilmektedir.
Yarın “5651 sayılı Kanun: Temel sorunlar, değerlendirmeler ve çözüm önerileri” başlıklı bölümü yayınlayacağız.. Bu bölümü burayı tıklayarak okuyabilirsiniz..
[27] Great Firewall of China.
[28] Corporate Complicity in the Chinese Censorship Regime: When Freedom of Expression and Profitability Collide, Journal of Internet Law, January 2008.



Kaynak : 