Arama pazarında Google’un açık ara birinci olmasına karşın (%80-85’lerde), ikincilik için yeni bir iddia var. Google Adsense’e benzer bir reklam networkü olan Chitika’nın kendi networkünde yer alan 80.000 sitenin verilerine göre, Bing arama pazarı payında ocak 2010 itibariyle Yahoo’nun önüne geçti. Chitika’nın networkündeki siteler ABD ağırlıklı ama Kanada ve İngiliz siteleri de mevcut.
Microsoft, Live Search adıyla bilinen arama motorunu yenilemiş ve ocak 2009’da Bing adıyla yeniden tanımlamış ve büyük bir pazarlama kampanyası ile devreye almıştı. Chitika networkündeki verilere bakılırsa, Bing haziran 2010’da % 11,3’lük pazar payına ulaştı.
Chitika verilerine göre 2009 sonunda % 7’lik bir kesişim noktasından sonra, ocak 2010’da Yahoo % 6,5’a düşerken, Bing % 8’e çıktı. Bing yayına girdiği ocak 2009’da, Live Search ile birlikte % 4’lük pazar payına sahipti. O tarihte Yahoo ise % 8’lerdeydi.
İnternet Ölçümlerinde Yöntem Değişmeye Başladı
Gerçi ölçümlendirme firmalarının verileri farklı. Hepsinde Bing, Yahoo’nun gerisinde. Mesela comScore verilerine göre Yahoo, geçen ay Bing’in 6 puan önündeydi. Hitwise % 4,5 ve Nielsen % 0,3 ileride raporluyor.
Peki Chitika neden farklı raporluyor?
Aradaki farkın nedeni, bu ölçümlendirme firmalarının arama motorlarının kendisini ölçmesi. Buna karşın, Chitika’nın raporladığı ise tersine yani birilerinin arama motorlarında yaptığı arama sonucu kendi sitelerine gelişini ölçüyorlar.
Bu konu; aslında internet dünyasının hem kendisinde, hem de diğer mecralardan ayrımında önemli bir farkı işaret ediyor. Yani ölçüm mecranın kendisi ile değil, yarattığı etkiyle ölçülmeye başlandı.
Yani bir TV programının seyredilme oranının, seyreden seyirci sayısı yerine, bu programdan etkilenerek bir hareket yapanla ölçüldüğünü hayal edin. Diyeceksiniz ki, böyle bir sistem yok. Doğrudur. İnternetin farkı da burda.
İnternette sadece yapılan işi değil, yarattığı etkiyi de takip edebiliyor ve ölçümleyebiliyorsunuz.
Gerçi İnternetin ölçümünde de bugüne dek, geçmiş mecraların klasik sistemleri kullanılageldi. Ancak artık bir değişim var. Yukardaki rapor bunun bir örneği. Akamai raporu diğer bir örneği.
Hatırlarsanız, internet erişim hızı için geçtiğimiz günlerde yayınladığımız Akamai çeyrek dönemlerde raprolama yapıyor ve ISS’in kendi verdiği hız raporu yerine, bu firma kendi sunucularındaki sitelere gelen erişimin hızını ölçerek raporlama yapıyor. Bu sayede ülkemizde % 55 abone 8 MB’e kadar abonesi olduğu halde, ortalama hızın 1,4 olduğunu öğrenebiliyoruz. Yani internette gerçeği saklamak mümkün değil. Siz bir şey deseniz de, başka bir noktadan sizin dediğinizi ölçmek mümkün.
Bu yazıda bahsettiğimiz Bing’in Yahoo’yu geçtiği raporlaması da benzer bir durum. Burada Yahoo üzerine konulan sayaç yerine, belli bir gruba gelen akımın derecesine bakılıyor ki, eğer bu grup bir manipulasyon yapmıyorsa, ölçüm daha gerçekçidir.
Çünkü sitelerin kendi ölçümleri konusundaki rakamları abarttığı ya da yüksek impression’a ulaşmak için Uzakdoğu’lu botnet’lerden kendi sitelerine trafik satın aldıkları bilinen bir durum. Ülkemizde de günlük gazetelerin abartarak verdiği ve hatta Taksim’de bir apartmana boylu boyunca verdikleri reklamlarla desteklediği sayıların, ortak bir ölçüm sistemine geçildiğinde, eski raporladıklarının ancak % 30’unu yakaladığı biliniyor. Buna rağmen rakamın hala abartılı olması ve botnet’lerle yaratışmış olması da mümkün.
Yukarıdaki Yahoo-Bing olayında da uzmanlar : “Yahoo üzerinde belki daha çok arama yapılıyor olabilir. Ancak etkili olan Bing gibi gözüküyor” yorumunu yapıyorlar. Hatta daha ileri giderek, ölçümlendirme firmalarının Yahoo’dan daha çok arama yapıldığı raporuna karşı, Yahoo’nun kendi sistemlerinde arama yapması için adam tuttuğu iddiası da var.
Tabi bir başka ihtimal de, Chitika networküne dahil sitelere gelenlerin daha çok Bing kullanıcısı olma olasılığı. Ya da bu sitelerin Bing arama butonunu kendi üzerlerine yerleştirmiş olması bir faktör olabilir.
Sonuçta biz olayın “yeni bir kilometre taşı” tarafına bakıyoruz ve diyoruz ki, artık sitelerin trafiğinin ölçümü, şu ya da bu kadar impression yarattığı hesaplamaları yerine yarattığı etki ile yani semantik yöntemlerle ölçülmeye başladığı görülüyor. Bu aynı zamanda internet mecraının, bir reklam gösterme aracı olarak, diğer mecralara yani TV ya da basılı yayınlara karşı en önemli üstünlüğü olarak gözüküyor. Önümüzdeki dönemde bu tür yaklaşımların arttığını göreceğiz.



Kaynak : 