27’nci Ulusal Bilişim Kurultayı’na, ikinci gününde çeşitli oturumlarla devam edildi. Bunlardan biri de “Bilişim Çalışma Hayatı” idi. Oturumda, ülkemizdeki bilişim çalışma hayatı, yaşanılan zorluklar ele alındı. Katılımcılardan Tez Koop İş Sendikası Örgütlenme Sorumlusu Elvan Demircioğlu, eski bir çalışanı olduğu IBM’de süregelen sendikal mücadele ve Pazartesi başlaması öngörülen greve değindi. Oturum sonunda görüştüğümüz Demircioğlu, kısaca sorularımızı cevapladı:
turk-internet.com: Çok yakında greve çıkıyorsunuz. Ne bekliyorsunuz?
Elvan Demircioğlu : 27 Eylül Pazartesi günü IBM’de greve çıkılıyor. Yapabileceğimiz bütün diyalog çağrılarını yaptık. Mümkün olduğu kadar son derece diyaloğa açık bir tavır sergiledik. Ben, kendimi hala IBM’ci olarak görüyorum ve şirketim için kötü bir şey istemiyorum. En başından beri söylediğimiz gibi birlikte kazanmak istiyoruz. Birlikte karar vermek istiyoruz. Herşeyi birlikte yapmak istiyoruz. Her hangi bir radikal, “yakalım, edelim” vari bir amacımız yok. İşvereni, masada anlaşmaya çağırıyoruz. Son saniyeye kadar masada anlaşmaya hazırız. Ama sonuç olarak süreç de buraya doğru gidiyor. Başka seçeneğimiz yok.
turk-internet.com: IBM’in, buna nasıl bir reaksiyon vereceğini düşünüyorsunuz?
Elvan Demircioğlu: IBM, yasal olarak greve çıkanları işten atamaz. Yasaya aykırı. Ne reaksiyon verebilir diye düşündüğümüzdeyse uzlaşmaya açık olmasını bekliyoruz. Yetkililerin, son saniyede de olsa iletişime açılmalarını bekliyoruz. Çünkü, bugüne kadar hep kaçtılar ve masaya oturmadılar.
IBM, yasalara aykırı hareket edebilir. Her şeye de hazırlıklıyız. Tez Koop İş, sonuç olarak çok büyük bir sendika. Bizi Avrupa’dan destekleyen UNI var. Buradan yetkililer de burada olacak. Bütün dünya IBM çalışanlarının gözü, kulağı burada. Yine de elimizden geldiği kadar kimseye zarar vermeden süreci tamamlamaya çalışacağız.
turk-internet.com: IBM’in operasyonlarının olduğu diğer ülkelerde benzer durumlar yaşandı mı?
Elvan Demircioğlu: UNI’deki arkadaşlardan aldığımız duyumlar, Avrupa ülkelerinde de IBM’in mümkün olan son kerteye kadar sendikaları işin içerisine sokmamaya çalıştıkları yönünde. Yaşamadık, ama bunları duyduk. Her ülkenin kendi yasaları çerçevesinde o yasa neye izin verirse o sınıra kadar bununla mücadele edildiği, mücadele edilemediği yerdeyse bunun kabul edildiği biliniyor.
IBM, Türkiye’de yasalar çok farklı olduğu ve sendikasızlaşmaya çanak tuttuğu için burada çalışanlarla mücadeleyi çok daha kolay yapıyor. IBM’in, amacı sıfır sendika. Hedefi bu. Yapabildiği kadar bunun için uğraşıyor. Ama, yapamadığı yerde de kabul edecek.
turk-internet.com: “Kolluk güçleri sermayeyi korumaktan yana” dediniz. Buna açıklık getirir misiniz?
Elvan Demircioğlu: Sonuç itibariyle kolluk kuvvetleri sermayeyi ve üretim kaynaklarını koruyor. Genel olarak düzenin yapısı böyle. Sistem, bunun üzerine kurulmuş. Benim, gözlemlediğim yaşadığım hukuk da böyle. Hukuk, özel mülkiyeti koruyor. Benim, özel bir mülkiyetim varsa kolluk kuvvetleri ve hukuk daha çok bunu koruyor. Buna karşılık iş yasaları yok mu? Var, ama tartışılır durumdayız. Konuştuğumuz gibi; yasal olarak greve çıkan işçiyi işten çıkartmak yasak. Aykırı davranabilir mi? Davranır. Aykırı davrandıktan sonra yasanın ne hükmü kalıyor. Bahsetmeye çalıştığım bu. Görünüşte yasalar herkes için var, ama işleyişine, özüne geldiğinizde gerçekte böyle olmuyor. Biz de bunu değiştirmeye çalışıyoruz.



Kaynak : 