Ankara, Rixos Otel’inde devam eden 27’nci Ulusal Bilişim Kurultayı’nın bugün öğleden sonraki paralel bir oturumunda “Erişimin engellenmesi / Olumsuz etkileri / Çözüm önerileri” konusu ele alındı. Oturum, katılımcılar dolayısıyla da hayli ilgi gördü[1].
BTK’dan Osman Nihat Şen, yaptığı sunumda şu değerlendirmelerde bulundu:
Kurum olarak yaptığımız işlerin çoğu kamuoyu tarafından bilinmiyor. Sadece erişim engellemeler biliniyor. Ortalama 800 bine yakın site ile temasımız var.
Aldığımız erişim engelleme kararında ölçülülük, orantılılık gibi belirli kriterler var. Yoğun olarak, “uyar-kaldır” uygulaması yapıyoruz. İhbar merkezimize yoğun bir biçimde ihbar geliyor. 7 bin siteden aykırı içeriği çıkarttık.
Gelen şikayetlerin hepsini titizlikle değerlendiriyoruz. İnternet kafelerle filtreleme konusunda beraber çalışıyoruz. ‘İnternette bize yaklaştığınız söyleniyor’ diyen İranlı yetkililer bizimle görüşmek istediler, ancak 1 saat dayanabildiler.
Aralarında bakanlıkların da olduğu 5 kurumla elektronik ortamda sürekli görüşüyoruz. Resen engelleme yapmadık. Şu an itibariyle engellemelerin yüzde 95’i yurt dışında; yurt içinden ise 200 bin şikayet geldi.
Engellenen siteler, suç işleyen siteler. Biz, mahkeme kararları ile ilgili olarak bir infaz görevlisiyiz. Bu nedenle, karar ve eklentilerin ifade edilmesiyle ilgili çeşitli sınırlamalar var.
Yurtdışından, STK’ların neler yapabileceklerine ilişkin mesajlar alıyoruz. Yurtdışında STK’lar “safer internet” çerçevesinde farkındalık çalışmaları yapıyorlar: düzenleyicilere tavsiyelerde bulunuyorlar. Ancak Türkiye’de kamu gerekli izinleri alınamadı. Olaylar, temelde finanas bulamamaya geliyor. Bizdeki STK’lar yurtdışındakiler kadar büyük değiller.
Kadir Has Üniversitesi, Ticaret Hukuku Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Tekin Memiş, ise şu değerlendirmelere yer verdi:
‘İnternet, özgürlüktür’ söylemi biz hukukçular açısından 20 yıl önce kapandı.
Erişim engelleme önemli, çünkü servis sağlayıcılar bunun bir tarafı değil. Onlar, sadece içeriğin iletimine aracılık ediyor. 5651 sayılı kanunda da servis sağlayıcıların sorumsuzluklarının altı çiziliyor.
Erişim engelleme, son çare olarak devletlerin yetkileri dahilinde bulunuyor. Türkiye, şekli bakımından Almanya ve Danimarka’nın çok daha ilerisindedir.
Erişim engellemeye baktığımızda 5651 doğru uygulamalar içeriyor.
CMUK’taki koruma tedbirine riayet ederek erişim engelleme talep ediyorlar. İhtiyati tedbirin, internette uygulanıp uygulanamayacağı ülkemizde tartışılmıyor.
Fikir ve sanat eserlerinin korunması adına çok geniş erişim engelleme kuralları söz konusu. Anayasa’nın, 13’ncü maddesi “ölçülülük ve orantılılık” konusuna vurgu yapıyor. Bütün mahkemeler de buna uymak mecburiyetinde.
Özgürlüklerin engellenmesi düşünülebilecek en son çare. Ama, burada hangi hallerde başvurulacağı sorusuna cevap bulmak lazım. Türkiye’deki, kanun içeriğinin mutlaka tartışılması lazım. Dünya neyi uyguluyorsa aynını uygulamak lazırm. Bu konuda kendi ülkenize has bir prototip çıkartamazsınız. Kullandığınız enstrümanların rasyonel olması lazım.
Yurtdışında “uyar-kaldır” uygulaması iyi işlediği için o ülkelerde kanun düzenlemesi yapmıyorlar. Oralarda self-regülasyon geçerli. Türkiye’de de aynısının uygulanması lazım.
Milliyet Gazetesi’nden Mehveş Evin de yaptığı değerlendirmede şu konulara dikkati çekti;
Tek derdimiz YouTube’dan video indirmek değil. Hangi sitelerin neden kapalı olduğunu bilemiyoruz. Vatandaş olarak bilgi alma hakkımız kısıtlanıyor. Ben vatandaş olarak bundan muzdaribim. Herkes alternatif kanallardan buraya girebiliyorsa YouTube neden kapalı? Bir şekilde bunun düzenlenmesi şart. Ben, şahsen bu durumdan utanıyorum. AGİT temsilcisi Türkiye’ye gelip bir şeylerin yanlış olduğunu söylüyorsa ortada bir takım yanlışlıklar var demektir. Bir yandan aileyi koruyoruz, ama bir yandan da çocuklarımızı alternatif kanallar üzerinden YouTube’a erişmeye zorluyoruz. Sizce de bu yanlış değil mi?
[1] Toplantı sırasında konuşulan diğer bir konuyu, önemli olduğu için ayrı bir haber olarak veriyoruz. Bu haberi [1] Çıkarılan İçerik İçin Facebook’a Mahkemeden Kapatma Kararı linkine tıklayarak okuyabilirsiniz.



Kaynak : 