Dün itibarıyla Avrupa Komisyonu’nun hazırladığı ve komisyon tarafından Avrupa Konseyi’ne ve Avrupa Parlamentosu’na sunulan, AB üyeliği sürecinde büyük öneme sahip 2010 Yılı Türkiye İlerleme Raporu yayınlandı. Raporda yer alan internet ve basınla ilgili bölümleri önceki raporlarla karşılaştırmalı olarak hazırladığımız başka bir yazımızdan [1] okuyabilirsiniz.
Bu yazımızda ise Avrupa Komisyonu’nun hazırladığı İlerleme Raporunda Türk telekomünikasyon sektörünün nasıl yer bulduğunu inceliyoruz. Bunun için kısaca komisyonun hazırladığı raporu taradık ve telekom ibaresinin geçtiği yerlere göz attık.
Avrupa Komisyonu’nun hazırladığı 2010 Yılı Türkiye İlerleme Raporu’nda telekom konusu ilk olarak Ekonomik Kriterlerin incelendiği üçüncü ana bölümdeki “İşleyen bir piyasa ekonomisinin varlığı” bölümünde karşımıza çıkıyor. Bu bölümde yer alan “Piyasa güçlerinin etkileşimi” maddesinde daha önceki raporda yer almayan bazı ifadeler karşımıza çıkmakta.
2008 ve 2009 İlerleme Raporlarında da yer alan söz konusu maddede, daha çok özel sektörün GSYİH’daki payı, özelleştirmeler ve hükümetin enerji, sağlık gibi sektörlerdeki fiyat belirleme tutumları inceleniyordu. Bu sene açıklanan raporda benzer konulara ek olarak ilk defa telekom sektörü kısmen de olsa bu maddede kendisine yer bulmuş. 2010 Türkiye İlerleme Raporu’ndaki “Piyasa güçlerinin etkileşimi” maddesinde şu ibareler yer alıyor:
“Hükümet düzenleyici ve takip edici kurumların bağımsızlığını güvence altına almıştır. Ancak düzenleyici çatıya rağmen, hükümet yetkilileri elektrik ve gaz piyasaları gibi anahtar alanlarda fiyat belirleme eğilimlerini sürdürmüşlerdir. Telekomünikasyon ile ulaştırma gibi alanlarda da bu eğilim daha az olsa da varlığını göstermektedir.”
Ancak telekom sektörüyle ilgili olan asıl gelişmeler “Üyelik Yükümlülüklerini Üstlenebilme Yeteneği” başlıklı 4. ana bölümde yer alan “Bilgi Toplumu ve Medya” alt başlığında bulunuyor. Avrupa Komisyonu’nun İlerleme Raporlarına göre bu alanda Türkiye son üç yıldır ilerleme kaydediyor. 2008 ve 2009’da bu başlıkta yer alan sonuç kısımları şu şekildeydi:
“2008 yılında Elektronik iletişim alanında, özellikle cep telefonu ve geniş bant piyasalarında hakim operatörlere uygulanan rekabetçi korunma tedbirlerine ilişkin bir miktar ilerleme kaydedilmiştir. Bununla birlikte, AB çerçevesine uyum sınırlı kalmaktadır. AB kurallarıyla uyumlu yeni bir temel elektronik iletişim yasasının kabulü önem taşımaktadır. İşitsel ve görsel medya politikası alanında Türkiye’nin uyum seviyesi sınırlı kalmaktadır.”
“2009 yılında sonuç olarak, elektronik haberleşme konusunda Türk mevzuatının AB hukuki çerçevesine uyumu açısından ilerleme kaydedilmiştir. Ancak, ikincil mevzuatın kabul edilmesi ve uygulanması, çerçeve Kanunun pazar üzerindeki etkisinin sağlanması açısından kilit öneme sahiptir. Özellikle sabit telefon ve internet/geniş bant pazarlarında rekabet gelişmemiştir ve bu durum düzenleyici yükümlülüklerin etkin biçimde uygulanması ihtiyacını ortaya koymaktadır. Bu, temel olarak bağımsız düzenleyici kurumun görevidir. Görsel işitsel politika alanında çok sınırlı ilerleme sağlanmıştır.”
Bu senenin İlerleme Raporunda özetle BTK’nın aldığı çeşitli kararların ilerlemeye pozitif katkı sağladığına özellikle de Kurul kararlarının internet üzerinden yayınlanıyor olmasının sevindirici bir gelişme olduğundan bahsediliyor. Ayrıca BTK’nın üç yıllık stratejik bir plan oluşturmasının önemli olduğuna ve yapılan pek çok düzenlemenin AB direktifleri ile uyumuna değiniliyor.
Ancak raporda bilgi toplumu ve medyayı düzenleyen birincil kanun durumundaki Elektronik Haberleşme Kanunu’nun, özellikle evrensel hizmet yükümlülüğüne ilişkin hükümler ve mevcut imtiyaz sözleşmelerine uygulanmayan yetkilendirme kurallarının kapsamı açısından, AB müktesebatı ile uyumlu olmadığına dikkat çekiliyor. Ayrıca, söz konusu kanunda etkin piyasa gücüne sahip işletmeciler rejimine ve pazar analizi usullerine ilişkin sağlam bir yasal dayanağın hala bulunmadığı belirtiliyor.
Raporda yer alan bir diğer husus ise alternatif operatörlerin toplam telekom sektöründeki gelirlerden hala %14 oranında pay aldığı ve bu konuda son 1 yıl içerisinde hiçbir gelişme gösterilmediği yönünde. Raporda sabit hat telefon servislerinin rekabete açıldığı ancak sabit numara taşımada hiçbir ilerleme sağlanamadığına da değiniliyor. Sanal mobil network operatörlüğü hizmetlerinin yetkilendirilmesi ile genişbant kablosuz erişim hizmetleri operatörlüğü yetkilendirmelerine ilişikin regülasyonların halen yapılamadığı da raporda yer alan bir diğer olumsuz gelişme. İlerleme raporunda ayrıca operatörlere uygulanan iletişim vergilerinin de hala yüksek olduğu belirtiliyor.
2010 Yılı Türkiye İlerleme Raporu “Bilgi Toplumu ve Medya” alt başlığının sonuç kısmında ise şu ifadeler yer alıyor:
“Türkiye elektronik iletişim ve bilgi teknolojileri konusundaki ulusal yasalarını AB çerçevesine uyumlu hale getirmek konusunda ilerleme kaydetmiştir. Ancak Elektronik Haberleşme Kanunu ve kanunun uygulanmasından doğan regülasyonlar AB müktesebatı ile tam bir uyum göstermemektedir.
Sadece internet genişbant pazarı değil, tüm pazarın gelişiminin önündeki birkaç engel hala varlığını korumaktadır. Sektördeki rekabetin arttırılması için regülatör yapının bağımsızlığı ve etkinliği güçlendirilmelidir. Bilgi toplumu hizmetleri ve görsel-işitsel poltikalarla ilgili olarak oldukça küçük miktarda bir ilerleme kaydedilmiştir ve mevzuat uyumu hala başlangıç safhasındadır. Bilgi toplumu ve medya alanında Türkiye’nin regülasyonlara daha iyi uyum ve icra sağlamak için çabalarını sürdürmesi gerekmektedir.”
Son bir not olarak İlerleme Raporu’nun “Üyelik Yükümlülüklerini Üstlenebilme Yeteneği” başlıklı 4. ana bölümünde yer alan “Trans Avrupa Ağları” alt başlığından bahsetmemiz gerek. Bu alanda taşımacılık, enerji, telekomünikasyon ağları gibi alanlarda gerçekleştirilen gelişmelere yer veriliyor. Ancak ne yazık ki 2010 İlerleme Raporu da dahil olmak üzere son 3 raporda Trans-Avrupa telekomünikasyon ağlarında hiçbir gelişmemiz bulunmamakta.
[1]- AB İlerleme Raporunda, Türkiye’yi, Website Yasakları ve Gazetecilere Yaklaşımlar Konusunda Eleştirdi



Kaynak : 