Yayınladığı belgelerle bir süredir tüm dünyada gündem yaratan WikiLeaks’in kurucusu Julian Assange bugün öğle saatlerinde İngiltere’nin başkenti Londra’da göz altına alındı. İsveç’te hakkında tecavüz suçlamasıyla soruşturulma açılan Assange, İnterpol tarafından kırmızı bültenle aranıyordu.
Bugün öğle saatlerinde Wikileaks’in kurucusu Julian Assange’ın İngiltere’de göz altına alındığı haberi geldi. Pek çok yayın organı olayı “Assange yakalandı” diye duyurdu. Ancak söz konusu olay bir yakalanma değil, zira Assange’ın avukatları dün akşam saatlerinde İngiliz polisi ile bir buluşma ayarlandığını ve Assange’ın bugün polis merkezine geleceğini zaten duyurmuşlardı.
İngiliz polisi yaptığı bir açıklama ile 39 yaşındaki Avustralya vatandaşı Assange’ın sabah saatlerinde Londra’daki bir karakola gelerek teslim olduğu ve gözaltına alındığını duyurdu. WikiLeaks’in kurucusunun bugün Londra’daki Westminster Mahkemesi’ne çıkarılacağı ve hakimin “iade duruşması görülmesine” veya Assange’ın salıverilmesine karar vereceği bildiriyor. İngiliz yasalarına göre her halükarda bu süreç 21 gün içerisinde işlemeye başlamak zorunda.
İngiltere’de basına bir açıklama yapan Assange’ın avukatı Mark Stephens müvekkilinin iyi olduğunu söyledi. Stephens dün akşam İngiliz polisi ile bir buluşma ayarlandığını ve Assange’ın bugün polis merkezine geleceğini zaten duyurduklarının altını çizdi.
Londra polis sözcüsü de bir açıklama yaparak “Julian Assange İsveç yetkilileri tarafından tümü 2010 Ağustos’unda gerçekleşmiş olmak üzere bir kez cebir kullanma, iki kez cinsel taciz ve bir kez de tecavüz suçlaması ile karşı karşıyadır,” dedi. Assange’ın bugüne dek nerede olduğu bilinmemekle birlikte İngiltere’de olduğu varsayılmaktaydı. Bugün gelen gözaltı açıklamasından sonra ise gözler Assange’ın İsveç’e iade edilip edilmeyeceğine çevrildi.
Konuyla ilgili olarak WikiLeaks internet sitesinden de Twitter araclığı ile bir açıklama yapıldı. Söz konusu mesaj şu şekilde:
“Bugün baş editörümüz Julian Assange aleyhine yapılan eylemler operasyonlarımızı etkilemeyecektir. Bu gece de normalde olduğu gibi daha fazla diplomatik kablo yayınlamaya devam ediyor olacağız.”
Öte yandanWikiLeaks’e ve dolaylı olarak Assange’a yönelik olan baskının artması ile birlikte bir takım enteresan gelişmeler de yaşanıyor. WikiLeaks’e yönelik baskılar ve bu baskıların sonuçları ile ilgili daha önce bazı haberler yapmıştık [1], [2], [3]. Dün de İsviçre’de bir bankanın yönetimi, Assange’a destek fonunun banka hesaplarını yanlış adres bildirimi gerekçesiyle kapattı. Bu olaya da tepki gecikmedi ve bu sabah erken saatlerde, bu kez Assange’ın hesaplarını donduran İsviçreli Switzerland Post’un web sitesi bilgisayar eylemcileri tarafından çökertildi.
Saldırının arkasında yer aldığı düşünülen ve özellikle müzik ve film endüstrisine yönelik saldırıları ile tanınan Operation Payback ekibi yaptığı açıklamada WikiLeaks ile her hangi bir organik bağları olmadığını ancak site ile aynı demokratik hedefleri paylaştıklarını açıkladı. Operation Payback grubu WikiLeaks’e destek için eylemlerini sürdüreceğini de bildirdi.
Hackerlara ek olarak, tüm dünyada yüzlerce siber-demokrasi grubu, alan adı ve sunucu problemleriyle karşılaşan WikiLeaks’e ‘ayna’ görevi görerek kendi alan adlarını WikiLeaks’e yönlendiriyor. Geçen hafta sayısı 50 civarında olan bu siteler, WikiLeaks’e yönelik sindirme girişimlerinden sonra 750’ye ulaştı.
Son bir gelişme olarak da Julian Assange’ın ana vatanı Avustralya’daki The Australian’da bu sabah (Türkiye saati ile akşam saatlerinde) yayınlanmak üzere kaleme aldığı bir yazı çeşitli blog sitelerinde kendisine yer buldu. Assange bu yazıda öncelikle WikiLeaks’in kuruluşundan ve basın özgürlüğünden bahsederken Avustralya hükümetine de kendi vatandaşının haklarını koruyamadığı için sert ifadelerle yükleniyor. Assange’ın kaleme aldığı yazının bir bölümü şöyle:
“WikiLeaks yeni bir gazetecilik çeşidinin ortaya çıkmasını sağlamıştır: Bilimsel gazetecilik. Sadece insanlara haber ulaştırmak için değil aynı zamanda haberlerimizin kanıtlanması için de diğer kitlesel medya organlarıyla birlikte çalışıyoruz. Bilimsel gazetecilik bir haberi okumanızı, sonrasında da internet üzerinden bu habere konu olan orijinal dökümanı görüntüleyebilmenizi sağlar. Bu sayede haberdeki hikayenin doğru olup olmadığına, muhabirin haberi doğru verip vermediğine kendiniz karar verebilirsiniz.
Demokratik toplumlar güçlü bir medyanın varlığına ihtiyaç duyar ve WikiLeaks’de bu güçlü medyanın bir parçasıdır. Medya hükümetin dürüstlüğünü korumasına yardımcı olur. WikiLeaks bugüne dek Irak ve Afganistan savaşıyla ilgili ve de kurumsal yozlaşma ile ilgili bazı kabulü zor gerçekleri ortaya çıkartmıştır.
İnsanlar savaş karşıtı olduğumu söylüyorlar. Kayda geçmesi için tekrarlıyorum hayır savaş karşıtı değilim. Bazen ulusların savaşa girmesini gerektiren durumlar olur ve savaşlar yaşanır. Ancak bir hükümetin kendi halkına girdiği savaşlar konusunda yalan söylemesinden ve sonrasında da vatandaşlarından bu yalanlar doğrultusunda yaşamlarını ve vergilerini ortaya koymalarını istemesinden daha yanlış bir şey olamaz. Eğer haklı nedenlerle bir savaşa giriyorsanız halkınıza bunu anlatırsınız ve sizi destekleyip desteklememe kararını da onlar alırlar.
ABD elçilik kablolarını tek yayınlayan WikiLeaks değildir. İngiliz The Guardian, The New York Times, İspanya’da El Pais ve Almanya’da Der Spiegel’in de dahil olduğu başka medya devleri de aynı redakte edilmiş belgeleri yayınlamıştır. Ancak bu grupların koordinasyonunu sağlayan WikiLeaks ,ABD hükümeti ve yandaşlarından en sert saldırıları gören organizasyon olmuştur.
ABD değil Avustralya vatandaşı olduğum halde ABD’de vatan hainliği ile suçlandım. ABD’de özel timler tarafından “kaçırılmamı” isteyen pek çok çağrı yapıldı. Sarah Palin (eski ABD Başkan Yardımcısı adayı Cumhuriyetçi politikacı) hakkımda “Usame Bin Ladin” gibi sürek avı başlatılmasını istedi. Cumhuriyetçiler tarafından hazırlanmış ve hala ABD Senatosu önünde bekleyen bir yasa tasarısında “uluslar arası bir tehdit” olarak deklare edilmem ve buna göre muamele görmem isteniyor. Kanada Başbakanlık danışmanlarından birisi ulusal TV yayınında bana yönelik suikast yapılması çağrısında bulundu. Amerikalı bir blog yazarı sırf yakalanabilmem için şu anda Avustralya’da yaşayan 20 yaşındaki oğlumun kaçırılmasını ve işkenceye tabi tutulmasını öneriyor.
Peki bana ve diğer WikiLeaks çalışanlarına yönelik olarak defalarca yapılan bu vahşet çağrılarına karşın Avustralya hükümeti bugüne dek çıkıp bir yanıt vermiş midir? Normalde birisi Avustralya başbakanının çıkıp kendi vatandaşlarını bu tür saldırılara karşı koruması gerektiğini düşünür ancak tek yapılan bizim hakkımızda tamamen asılsız bir şekilde illegal davrandığımız iddialarıdır. Avustralya Başbakanı ve özellikle de Başsavcılık makamından görevlerini tarafsız ve vakur bir şekilde yürütmeleri beklenir. En azından bu ikisi paçalarını kurtarmalarını sağlardı. Ancak kurtaramayacaklar.”
Assange’ın kaleme aldığı yazının orijinaline The Australian gazetesinin bugünkü sayısından ulaşabilirsiniz.
[1]- Amazon Gelen Baskılar Sonucunda Sunucularını WikiLeaks’e Kapattı
[2]- ABD’li İsim Hakları Sağlayıcısı WikiLeaks’e Verdiği Hizmeti Durdurdu
[3]- PayPal DoS Saldırısı Nedeniyle 8 Saat Kapandı, Uzmanlar WikiLeaks İhtimali Üzerinde Duruyor



Kaynak : 