web analytics
Cuma, Haziran 26, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result
Ana Sayfa INTERNET İnternet Gelişimi & Sosyolojisi Toplum & Sosyoloji

Tüketiyorum, Öyle ise Var (MIY) ım? Gösterimlik Tüketim ve Tüketici Kimliğinde Aile – 5

Bireyin ön koşuna alınarak tasarlandığı kurumların nispeten ikinci sıraya itildiği, tükettiği kadar adam olduğunu ve özgürleştiğini sanan insan tipinin yaygınlık kazanması batı dünyasında yıllar önce eleştiri gören “bireyselciliğin soğuk doktrini” olgusunu su yüzüne çıkmaktadır.

Dr.Dursun Ayan-Dr.Dursun Ayan
17 Aralık 2010
-Toplum & Sosyoloji
0
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

Bu makalenin

    – ilk bölümünü burayı tıklayarak
    – ikinci bölümünü burayı tıklayarak
    – üçüncü bölümünü burayı tıklayarak
    – dördüncü bölümünü burayı tıklayarak

okuyabilirsiniz..

Kalabalık Yalnızlık / Bireyselciliğin Soğuk Doktrini

Bireyin ön koşuna alınarak tasarlandığı kurumların nispeten ikinci sıraya itildiği, tükettiği kadar adam olduğunu ve özgürleştiğini sanan insan tipinin yaygınlık kazanması batı dünyasında yıllar önce eleştiri gören “bireyselciliğin soğuk doktrini” olgusunu su yüzüne çıkmaktadır.

Aile açısından bakılırsa; boşanmalar, evlilik oranında düşme, evlilik yaşının yükselmesi, kreş ve yaşlı yurtlarının çoğalması, komşuluk ve akrabalık ilişkilerinde zayıflama, hayırlı evlat tipinin değişmesi (bayramda şeker alıp çocuklarının gelmesini beyhude bekleyen yaşlı ana-baba reklâmı akla gelebilir) son yirmi yıl içinde daha çok su yüzüne çıkmaktadır.

Tesadüfî nüfus yapısının genel karakter olduğu kentlerde ve iş yerlerindeki artan arkadaşlık ilişkilerinin akraba ve hemşehri ilişkilerinden öne çıkması bireylerin tüketim kapasiteleriyle ya kendilerini göstererek orun (statü) kazanmalarına ya da fakirliklerinden dolayı geri koşuna çekilmesine neden olmaktadır.

Çocukların isteklerini yerine getirmede boynu bükük ve mahcup ana- baba tipinin tüketememesi bile aslında tüketimin yaygınlığına işaret etmektedir. Orada tüketemeyen anne-baba modeli “başkasının anne-babası”nın böyle olmadığına yönletimde bulunmaktadır ki felsefî anlamda “başkasının beni” konusuna deyinen Alman filozof Husserl’i akla getirmektedir. Kentleşme ile ortaya çıkan “yalnız kalabalıklar” kategorisi aslında aile içinde de yalnızlıkların bir işareti olarak düşünülebilir.

Cumhuriyet Dönemi Türk İnsanının Maddi Kimliğine İlişkin Bir Soyutlama

Cumhuriyetin kuruluşunda fakir ve dışarıya (Duyun-u Umumiye) Osmanlı’dan dolayı borçlu olan toplum/devlet bu durumundan kurtularak “fakir ama borçsuz” bir kimliğe erişebilmiştir. 1950 çok partili parlamenter sisteme dayalı dönem “fakir ama borçlanan” bir toplum ve devlet kimliğini başlatmıştır.

“Borçlanmak fazilet ve beceridir” diyebilecek politikacılar tarafından takdim edilebilen Türk ekonomik zihniyeti 1980’den sonra ise toplum tipinde belirleyici sosyolojik/malî karakter olarak ilginç bir görünüm sergilemektedir. Artık “borçlu, fakir ve zengin taklidi yapmakta yetenekli” insan tipi ile bu insan tipinin siyasî ve ticarî yansımaları toplum aynasına düşmektedir.

Borçlanmayı yetenek sayan anlayışın reklâmlarda yansıması ise kredi kartı sloganlarında somutlaşmaktadır; “yumurtayı ve ekmeği taksitlendirin” ve “harcadıkça kazanın.” Bunun tamamlayıcısı bir başka açıklama ise “yedikçe zayıflayın” sloganıdır.

İnsanların, ailelerin, ekonomik ve toplumsal birimlerin ve devletin kendini malî ve ekonomik olarak tüketici kimlik ve oy toplayıcı politik kaygıyla gerçeklikten uzak sunumu “zayıf tarihsellik”, “toplumsal yabancılaşma” ve “anomi” kavramlarını çağrıştıracaktır. Bu açıdan bakıldığında Fransız sosyolog ve toplum felsefecisi Emile Durkheim, ve dayanışma bağlarının çözülmesini, biraz da ibret olsun diye, toplumların sonu gibi anlatan ünlü Klasik İslâm Ortaçağ filozofu İbn Haldun akla gelmektedir.

Değerlendirme

Buraya kadar yapabildiğimiz serimlemede her hangi bir bilimsel kuram, her hangi bir sayıltı, herhangi bir politik görüş ve araştırma sonucu verilmemiştir. Amaç, gündelik hayatın içindeki ailenin ve insanın pratikleri ile düşünce hayatının üstünde yer aldığı için toplumdan ve pratik sorunlardan azade imiş gibi varsayılan filozofların düşünceleri arasında bir gezinti yapabilmektir.

Bu gezintide Kant, Hegel, Descartes, Durkheim, İbn Haldun, Veblen ve başka düşünürlerin kah ayak izlerine basmaya kah yanlarında kollarına girmeye çalıştık. Reklâmcıların yaratıcı görüntüleri ve sloganları ile felsefi kavramların çeliştiğine göz atıp, politik gerçeklik ile, siyasal gerçeklik ile, tüketmenin gerçeği ile top yekûn insanın tepeden tırnağa var olmasının gerçeği arasında farklar olduğuna değinmek istedik. Bazen eleştirilerde dilimiz uzadı bazı fikirleri belirtmede fikirlerimiz kısa düştü. Belki bazı çağrışımların oluşmasını okuyucunun zihin ve esin zenginliğine bıraktık. Ama aile gerçeğini ve onun desteği olan kavramları ön koşuna çıkartmak gerekiyordu; bu bakımdan lafı dönüp dolaştırıp hep oraya getirerek usulü dairesinde biraz geleneksel davranmaya gayret ettik.

Etiketler: Yazar

Türk İnternet'ten buna benzer yazılar için bildirim almak ister misiniz?

ABONELİKTEN ÇIK
Dr.Dursun Ayan

Dr.Dursun Ayan

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

GÜNLÜK BÜLTEN ABONELİĞİ

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • St. Petersburg Forumu, Rusya’nın Yeni Teknoloji Stratejisinin Sinyallerini Veriyor: Nadir Toprak Elementleri, Yapay Zeka, Yarı İletkenler ve Teknolojik Egemenlik
  • Türkiye Yapay Zeka Stratejisinde Yeni Dönem: Dijital Egemenlik Merkeze Yerleşti, Peki Bu Yeterli mi?
  • Teknoloji Girişimlerini İlgilendiren Yeni Düzenlemeler Yürürlükte
  • Washington Yapay Zekada Yavaşlatma Yerine Hızlanmayı Seçti: Yeni ABD Yapay Zeka Doktrini ve Riskleri
  • Dijital Dönüşüm ve Gazeteciliğin Küresel Krizi

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile KarşılaştırmakKaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Bildirimler

Turk-internet.com masaüstü bildirimlerini almak için lütfen buraya tıklayın

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]

Türk İnternet'ten ilginize çekecek yazılar için bildirim almak ister misiniz?

Abone Ol

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.