Avrupa’nın, önde gelen IT şirketlerinden Atos Origin’in, Siemens’in bilişim departmanı IT Solutions’u 1 milyar avroya satın aldığını geçtiğimiz günlerde duyurmuştuk. Açıklanan satış anlaşmasına göre Atos, 7 yıl boyunca Siemens’e dış kaynak desteği sunacak. Anlaşma ile Atos, Avrupa’da IT alanında bir güç merkezi haline geliyor. Bunun, Türkiye için ne gibi bir anlam ifade ettiğini şirketin Türkiye Genel Müdürü Önder Güler ile şirketin Altunizade’deki ofisinde gerçekleştirdiğimiz röportajda kendisine sorduk.
turk-internet.com: Önder bey merhaba. Bize, Atos Origin hakkında bilgi verebilir misiniz?
Önder Güler: Tabii, memnuniyetle. Atos Origin, 10 yıldır Türkiye’de olan ve çok spesifik bir uzmanlık alanında yoğunlaşan bir sistem entegratörü, danışmanlık şirketi. Uzmanlık alanımız Türkiye’de özellikle telekom alanında. Anca, dünyada 55 bin kişi ile 5.5 milyar avroluk ciro yapan, danışmanlık, sistem entegrasyonu, outsourcing konularında uzman bir firma. Türkiye odağımızın telekom üzerinde yoğunlaşması biraz şirketin köklerine dayanıyor. “Billing” olarak ifade edilen telekom alanındaki faturalama platformlarında uzman bir ekibin oluşturduğu know how ile Türkiye, 2000 yılından bu yana Atos içerisinde bir uzmanlık merkezi olarak geliştirildi. Türkiye’de de Turkcell ile başlayan çalışmalarımız, daha sonra Arya, Avea ve Vodafone ile çok yoğun bir biçimde devam etmekte.
150 civarında çalışanımızla hemen hemen hiç donanım işi yapmadan tamamen yazılım, danışmanlık ve sistem entegrasyonu faaliyetlerinde odaklı çalışıyoruz. Geçtiğimiz bir kaç yıl içerisinde de hem global, hem de Türkiye pazarında önemli değişiklikleri, dönüşümleri yaşıyoruz. Bu değişiklikler, bir kaç alanda meydana geliyor. Firmaların, uzman kaynak kullanımı ihtiyacı giderek bunun dışarıdan sağlanması şeklinde gelişiyor. Atos’un, yetenekleri itibariyle uçtan uca servis kalitesi taahhüt etme uzmanlığı var. Bu konuda giderek daha fazla iş alanı ve potansiyeli olduğunu görüyoruz. Bunun yanında, Türkiye’de çok net bir stratejimiz daha var. Müşterilerimiz, telekomun yanında tüm dünyada uzmanı olduğumuz finans sektörü, ve giderek daha fazla söz sahibi olduğumuz kamu ve nerji alanlarında görüyor olacaklar.
turk-internet.com: Atos’un, geçen hafta gerçekleşen Siemens IT hizmetlerinin satın alınması konusundan bahseder misiniz?
Önder Güler: Geçtiğimiz hafta çok önemli bir duyuru daha yaptık. Siemens’in, IT hizmetleri şirketinin satın alınmasına yönelik niyetimiz açıklandı. Niyetimiz diyorum, zira gerekli onaylaın alınmasının ardından resmen sonuçlanacak bir süreç. Bilişim dünyasında bu sürecin, ölçeğin çok kritik hale gelmesiyle, daha derin ve daha yüksek kaliteli hizmetler vermek mümkün olacak. Geçtiğimiz hafta bu konuda çok olumlu tepkiler aldık. Hem analistlerden hem basından ve en önemlisi de müşterilerimizden. İki kişi birlikte 78 bin kişilik çalışanıyla birlikte profesyonel hizmetler alanında Avrupa’da IBM ve HP’nin ardından üçüncü büyük şirket olacak. Yönetilen hizmetler alanındaysa bir numaraya yerleşiyoruz. İki şirketin ortak veri merkezleri, ile yönettikleri sunucular, açısından ortaya çıkan sonuç gerçekten etkileyici. Bilgi birikimi ve refereanslar son derece önemli. Bu, yeni bir kuvvetli oyuncunun daha ortaya çıkacağı anlamına geliyor. Özellikle Avrupa’dan diğer coğrafyalara doğru oldukça iddialı bir oyuncu olacağız.
turk-internet.com: Ar-ge konusundaki çalışmalarınızdan bahseder misiniz?
Önder Güler: Atos’un az bilinen önemli bir operasyonunu daha Tükiye’de başlattığımızı paylaşmak istiyorum. Atos Innovation and Research olarak geçen bizim Ar-ge faaliyetleri grubumuz, bugün resmen Türkiye’deki faaliyetlerine başlıyor. Bu grubun en önemli özelliği 200 kişilik mühendis kadrosuyla sadece Ar-ge yapıyor olması. Bu ar-ge operasyonu Avrupa Birliği(AB) fonları tarafından destekleniyor. Atos Ar-ge bölümünün çok kuvvetli bir repütasyonu var. Her yıl yaklaşık 11 ila 12 milyon avro düzeyinde proje fonlaması, AB tarafından sağlanıyor.
Bugüne kadar girilen projeler ile Ar-ge hedeflerin doğru anlaşılmasının bunda nemli bir payı var. Burada özellikle bahsedilmesi gereken bazı konular var. Bunlardan bir tanesi, Open note adıyla geçen şebekenin akıllandırılması her yerde adından bahsedilen bir proje.
Son kullanıcıdaki sayaçların bağlandığı şebekedeki bir üst katmanda şu anda bir standardizasyon yok. AB’nin, en fazla fon ayırdığı projelerden birisi bu. Liderliğini Atos Research’ün yürüttüğü Open Note, İspanya ve Portekiz enerji bakanlıklarının da katılımıyla geniş katmanlı ve açık arayüzlerine dayalı şebekedeki ikinci seviyenin akıllandırılmasını hedefleyen bir proje. Bu son derece heyecan verici bir proje.
Burada, hem enerji dünyasındaki oyuncular, hem de çok sayıdaki bilişim şirketi olarak birlikte hareket ediyoruz. Projenin bir kısmına da Türkiye’deki ekiplerimiz katkı sağlayacak. Bir diğer önemli proje ise “STOP” ismiyle geçen AB devletlerindeki kamu bakanlıkları ile kamu kuruluşları arasındaki haberleşme ve bilgi değişim standartlarını oluşturmaya dönük bir çalışma. Bu, dikkat edilecek olursa AB radarında görülen bir kaç önemli projeden bir tanesi.
Başarıyla giden bu projede de liderliği yine biz yürütüyoruz. Bir diğer önemli konuda finans sektörüyle alakalı. Burada da, AB bankaları arasındaki varlık akışının optimizasyonunu hedefleyen bir proje. AB finans sektörünün durumu malum. Bir kaç sene öncesinden dikkati çeken bir konuydu ve projelendirildi. Burada da aktif olarak yer alıyoruz. Bahsettiğim gibi projelerin hepsi hayatımıza değen projeler. Ölçek olarak çok sayıda katılımcı yer alıyor.
Bunlar, 50 ila 100’ler arasında değişen sayılarda araştırmacının yer aldığı projeler. Türkiye’den de katılımın olması bizim için başlı başına gurur verici bir şey. Sizinle, çok kısa bir sürede paydaşlarla kazanacağımız projelerin haberlerini sizlerle paylaşmak istiyorum. Şu ana kadar kamudan ve telekom sektöründen değerli müşterilerimizle çok kritik projelere talip olduk. Değerlendirme süreçleri devam ediyor ve tahmin ediyorum 2 ila 3 ay arasında bunların sonuçlarını alıyor olacağız.
Şu anda 10 mühendis ve Atos Research and Innovation isimli birimimizle, doğrudan Türkiye bacağı olarak projelere iştirak ediyoruz. Bu ekip, hali hazırda devam eden projelerde aktif olarak yer alıp çalışmaya başlıyor. Önemli bir know how transferi, önemli bir tecrübe kazanımı söz konusu olacak. İkincisi, bu ekibi kullanarak, hem de Atos bünyesindeki diğer kaynaklarımızla Türkiye’den projelere talip olmaya başlıyoruz.
Beklentim, önümüzdeki 1 yıl içerisinde hem burada istihdam ettiğimiz mühendis sayısını, hem de Türkiye’ye getirdiğimiz AB fonlarının sayısını artırmak. Çok heyecan verici şeyler çıkacağına inanıyorum. Telekom, sağlık, enerji, finans pazarında her biri ayrı birer başarı hikayesi olacak projeleri hedefliyoruz. Siemens birleşmesiyle 2011 yılında çok heyecan verici, çok renkli dinamik bir ortam yaşayacağımıza inanıyorum.



Kaynak : 