Nesiller arası iletişimsizliğin, filmlere, romanlara, çeşitli sosyolojik ya da psikolojik araştırma ve analizlere konu olduğu dünyamızda, intihar eden bir bireyin katilinin “internet” olduğunu açıklamak ne anlama geliyor acaba?
Diyanet İşleri Başkanlığına yeni atanan Prof.Görmez’in sosyal networkleri zehirli bulduğuna dair tartışmalar ve Dıyanet İşleri Başkanlığı’ndan[1] açıklamalar karşılıklı olarak henüz devam ederken, Bugün Yeşilay’ın yaptığı bir açıklama aynen “İnternet Bağımlılığının Topluma Yeni Armağanı : Ölüm” başlığını taşıyor ve ailesi ile sorun yaşayan bir gençkızın ölümünün nedenini internete bağlıyor.
Aile içi sıkıntı yaşayan bu genç kızın intihar etmesi üzerine açıklama yapan Yeşilay Başkanı Av.Balcı, “internet kullanımı arttıkça ailelerin şikayetleri de artıyor” yorumu yaparken, genç bireylerin ailesi ile iletişimsizliğini de internete bağlıyor.
Oysa, dünya durdukça nesiller arasında çekişme vadır ve gençler ile aileleri arasında her zaman uyumsuzluk/iletişimsizlik olabilir.
Bunu internete bağlamanın amacı nedir?
Bugün internetin getirdiği olanaklar, eğitici olanaklar varken, bir açıklama ile interneti suçlamak ne anlama geliyor?
Gerçi Av.Balcı’nın açıklamasında önemli bir noktaya da dikkat çekilmiş. Bu da “internetin bilinçli kullanımı”. Ancak bu ifade de muğlak ve detayı yok. Ama açıklamanın verdiği mesaj, ilk okuyuşta ve başlıkta “internet kötüdür” algısı yaratıyor.
İnternetin “Bağımlılık” kapsamında kendi görev alanına girdiğini varsaydığı anlaşılan Yeşilay’ın, bu tür “interneti kötü damgalayan” bir mesaj yerine, bağımlılık konusundaki önlemler üzerinde çalışması ve bunları bize açıklaması gerekmez mi?
Bağımlılık yaratan bu gençlere belki oyun, belki sosyal networkler üzerinden ulaşarak, bazı mesajları vermesi beklenmez mi?
Bunları hatırlattıktan sonra, kendi yorumunuzu oluşturmanız için Yeşilay’ın mesajını aşağıya aynen koyuyoruz :
Ülkemizde ebeveynlerin en çok kullandıkları medya türü, cep telefonu, televizyon ve internet iken bu sıralama gençlerde internet, cep telefonu ve televizyon olarak değişiyor. Yani gençlerin yaygın olarak kullandığı medya türü internet! İnternet kullanımı arttıkça ailelerin şikâyeti de artıyor. Çocukların aileleri ile geçirdiği zamanın ve yüz yüze iletişimin azalması pek çok ailede huzursuzluk sebebi oluyor. Kontrolsüz internet kullanımı, genç bireylerin ailesi ile sağlıklı iletişim kuramamasının temel sebepleri arasına girmeyi çoktan başardı.
İnternetin ölçüsüz kullanımının, aile içi iletişimin kopmasının yanında, zaman kaybı, eğitimde verimin düşmesi, günlük işlerin aksaması, dikkat dağınıklığı, asosyallik, davranış bozuklukları gibi sıkıntıları da beraberinde getirdiğini bu zamana kadar sürekli vurguladık. Fakat internet bağımlılığının ülkemize yeni bir sıkıntıyı daha armağan ettiğini esefle görüyoruz: Ölüm!
İnternet sitesi üzerinden kurdukları iletişimle, birlikte çakmak gazı koklayan çocukların ölümle neticelenen acı sonlarını yaptığımız basın açıklaması ile yakın zamanda duyurmuştuk. İşte bu acı habere bir yenisi daha eklendi.
Adana’da ailesi tarafından, interneti fazla kullandığı ve bilgisayarı kapatması uyarısı alan 16 yaşındaki genç kız, bu duruma itiraz etti ve ailesi ile bir süre tartıştı. İnternet kullanımı hususundaki bu tartışma genç kızın 12. kattaki evlerinin balkonundan atlaması ile neticelendi. Genç kız olay yerinde hayatını kaybederken, ailesi ise sinir krizleri geçirdi.
İnternet bağımlılığının ölümle neticelendiği olayları her geçen gün daha sık duyar olduk. Bu ölüm haberleri ne çakmak gazı dehşeti ne de Adana’da yaşanan bu elim acı ile son olacağa benziyor. Zira internet kullanımının dünyada en fazla olduğu ülkelerden biriyiz. Yaygın internet kullanıcılarımız ise 18 yaş altı gençler. Hem internetin hedef kitlesi olan gençlerimizin hem de toplumumuzun sağlığı için teknoloji kullanımının bilinçli yapılması gerektiği ortada.
Ailelerin bilgisayar kullanımını kısıtlama yoluna gitmesi ve bunu yapmadan önce de internetin/ teknolojinin bize nasıl hizmet etmesi gerektiğinin çocuklarımıza izah edilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde, göz yorgunluğu, göz kızarıklığı, sırt-boyun ağrısı, baş ağrısı, eklem-kas ağrısı, uykusuzluk ve yemek yeme bozuklukları gibi sağlık sorunlarıyla başlayıp, sosyal ve psikolojik pek çok sıkıntının kendisini beklediğini vurgulamalıyız.
İnternet ve teknolojideki gelişmeler karşı koyamayacağımız bir hızda ilerliyor. Onu durdurmak gibi faydasız bir çabaya girişmek yerine onu bilinçli kullanacak bireyler yetiştirmek bu konudaki yegâne çözüm yolu olarak görünmektedir.
Kamuoyuna ve ilgililere saygı ile duyurulur.
Yeşilay Genel Başkanı
Av. Muharrem BALCI
[1] Diyanet’ten Açıklama : Başkan Görmez, Facebook ve Twitter Zehirli Demedi



Kaynak : 