TBMM’nde, 2011 bütçesi görüşmelkeri sırasında Türk Telekom özelleştirmesi yine gündeme geldi. 24 aralıkta başlayan 41.birleşim’de[1], 2011 Yılı Merkezî Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2009 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı üzerindeki görüşmelere devam edilirken, CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in yaptığı konuşma sırasında “Türk Telekom 2 yıllık, 3 yıllık gelir bedeline verildi” sözlerine cevap veren Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Özelleştirmeden bu yanaTürk Telekom’dan Hazineye’ye 1,7 Milyar $ geldi” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz isteyen Tunceli milletvekili Kamer Genç şunları söyledi :
CHP GRUBU ADINA KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2011 bütçe kanunu tasarısının 29’uncu maddesi üzerinde söz aldım. Hepinize saygılar sunuyorum.
Değerli milletvekilleri, AKP’li sözcüler buraya çıkıyorlar, sanki biz bu Türkiye’de yaşamıyoruz, bu Türkiye’de yalnız bunlar yaşıyorlar, o kadar yalan söylüyorlar ki, bu yalanlara sanki biz bu memlekette olmasak inanırız. Mesela şimdi, birileri çıktı burada dediler ki; “Özelleştirmeleri biz şeffaf yapıyoruz.” Peki, ATV ve Sabah ihalesinin nasıl yapıldığını biliyorsunuz değil mi. Tayyip Bey gitti, ihaleden önce bütün herkesi diskalifiye etti, o zaman sıkıysa birisi katılsın. Böyle tek kişilik yahut da anlaşan kişilerin girdiği bir ihalede bir şeffaflık olabilir mi?
Telekomda ne baskılar yapıldı. Telekom bedava verildi beyler. Telekom iki yıllık, üç yıllık gelir bedeline verildi. Zamanımız çok olmadığı için her konuya girmiyorum.
Bu sözlere Maliye Bakanı Mehmet Şimşek cevap verdi. Onun da verdiği cevap şu şekilde :
MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Dolayısıyla, değerli arkadaşlar, burada 13 bin kilometreye 31,7 milyar lira para harcanmış, özelleştirmeden toplamda 33 milyar dolar civarında para gelmiş ama hazineye aktarılan, yani Özelleştirme İdaresinden hazineye aktarılan kısım yaklaşık 29 küsur milyar dolar.
Değerli arkadaşlar, hazır iki dakikam varken sık sık gündeme getirilen bir husus konusunda da ben yine sizleri bilgilendirmek istiyorum, yani yeni bir tartışma anlamında söylemiyorum.
Şimdi, sık sık denildi ki: “Türk Telekom birkaç yıllık kârı bedeline satıldı.” Değerli arkadaşlar, Türk Telekom’un yüzde 55’i 7 milyar 56 milyon dolara satıldı. Fakat, sonradan yüzde 15’i halka arz edildi, yaklaşık -ben yuvarlıyorum rakamları- 1,7 milyar dolar civarında bir gelir elde edildi.
Bu dönemde, hazineye temettü olarak Türk Telekom’dan da yaklaşık 3,6 milyar dolar geldi. Bir de özelleştirmenin hemen öncesinde oradan 1 milyar dolar almıştık. Toplamda, Türk Telekom’dan bugüne kadar, yani 2005 döneminden bu yana, yani özelleştirme safhasından bu yana, bize, hazineye 13,3 milyar dolar… Hâlâ hazinenin Türk Telekom’da yüzde 31’in üzerinde de hissesi var değerli arkadaşlar.
Şimdi, size, hani bunu anlamak açısından söylüyorum: British Telecom 1980’li yılların ortalarında özelleştirildi yüzde 50’si, sonra 90’lı yılların başlarında yüzde 47’si daha satıldı. Ben yüzde 47’si satılırken İngiltere’deydim, çok iyi hatırlıyorum, yaklaşık 5 milyar pound elde edildi. Şirketin değeri 1999’da 80 milyar pounda çıktı. Sonra, bugün itibarıyla bakarsanız 14 milyar pound.
Yani şirketler canlı organizmadır, bunların değerleri iner çıkar. Burada hakikaten yanlış bir şey aramamak lazım. Bakın, Denizbank’ı 1997 yılında Özelleştirme İdaresi 66 milyon dolara satmış. Sonra bunu alan grup çıkmış bunu 3,5 milyar dolara çıkmış.
Şimdi değerli arkadaşlar, ille de yani sadece AK PARTİ döneminde bir şirket şu fiyata satıldı, değeri şuraya çıktı, bunun altında bir şey aramamak lazım. Varsa hakikaten bir hata…
Mehmet Şimşek’in verdiği bu cevabın arkasından şu şekilde karşılıklı konuşmalar görüldü :
OKTAY VURAL (İzmir) – Var var. Niye aramayalım?
MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Ama değerli arkadaşlar, bakın, açık, şeffaf bir şekilde bu şirketler…
AKİF AKKUŞ (Mersin) – Kısa aralıklarla oluyor ama.
MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Bakın, ben size, değerli arkadaşlar, British Telecom’u anlattım.
OKTAY VURAL (İzmir) – Hariri’yi anlat mesela.
MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Bakın, yarısı 5 milyar pounda satılıyor, değeri 80 milyar pounda çıkıyor, bugün 14,5 milyar pound.
OKTAY VURAL (İzmir) – Gizli ortak var mı yok mu onu anlatın.
MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep) – Dolayısıyla, burada hakikaten, Türkiye’de, sizin döneminizde de bizim dönemimizde de başarılı özelleştirme uygulamaları olmuştur.
Bu konuşmadan sonra yeniden söz alan Kamer Genç, Türk Telekom’un % 55’inin Oger Telecom dolayısıyla sahibi olan Harriri’lerin geçtiğimiz günlerde Lübnan’ı ziyaret eden Tayyip Erdoğan’ı karşılaması konusunda da şunları söyledi
Şimdi, değerli milletvekilleri, tabii ki Araplar iyi dostlarımız da fakat pek öyle dostluk gösterileri yok. Mesela, kaç senedir, bu Arap kardeşlerimiz bir Kıbrıs’ı tanımadılar. Dostluk bazen var.
Yani şimdi, tamam, Tayyip Bey, biraz onların hoşuna giden konuşmalar yaptı, gitti, bilmem, Hariri ailesinin olduğu yerlerde, Telekom’dan alınan korkunç paraların, kârların şeyine kapılarak kendisi güzel bir ağırlandı ama birisini böyle gösterişle alkışlamak önemli değil, önemli olan, devletlerin birbirine olan dostluk belirtileridir.
Yani Türkiye Cumhuriyeti devletine karşı maalesef Arap dostlarımız bugüne kadar gerekli dostluk gösterilerini yapmamışlardır. Yani sokaktaki halkın, elbette ki onun hoşuna gidecek laflar söylersiniz ama devlet önemli, Türkiye Cumhuriyeti devleti önemli ama tabii, AKP İktidarı zamanında Türkiye Cumhuriyeti devleti maalesef uluslararası alanlarda itibarını kaybetti.
Niye kaybetti? Çünkü bu devleti yöneten kişilerin basiretsiz tutumlarından kaynaklandı. Şimdi, geçen gün Adalet Bakanı, tuttu, iki günlüğüne Amerika’ya gitti, geldi. Nereye gittin, kiminle görüştün, ne için gittin, belli değil. Türkiye Cumhuriyeti’nin bir milletvekili olarak böyle bir gezinin bir devlette olması için çok istisnai bir görev olması lazım. İşte mesela, Kıbrıs Harbi sırasında, rahmetli Ecevit, atladı gitti, İngiltere’yle konuştu. Acaba, şimdi… AKP İktidarının, Tayyip Bey ve Abdullah Bey’in bazı özel düşünceleri var. Bu düşüncelerini kamuoyunda açıkça konuşmuyorlar. Konuşmadıkları için, böyle gizli birtakım bilgileri, kimseye yani devletin diplomatlarına da sızdırmamak suretiyle, gidip böyle özel ilişkiler kuruyorlar. Bunlar, devlet hayatında yaşanmamış olaylardır değerli milletvekilleri.
Şimdi, Türkiye Cumhuriyeti devletinde, her şeyin açık olması lazım. Yani işte, oraya gittiler, getirdiler “Federasyon, bilmem bölge ile ilgili bir düzenleme yapılacak.” dediler veyahut da orada ne taktik alacaklarını pek bilmiyoruz.
41.Birleşimin tutanaklarına burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.



Kaynak : 