Telekom sektörü, son günlerde bazı yeni gelişmeler yaşıyor. Bir tarafta fiber yatırımlar, diğer yandan VDSL2+ hız artışı duyuruları.
Acaba bunlar ne anlama geliyor? Ya da internet kullanıcılarına hangisi, nasıl bir yarar sağlayacak?
Her 2 tarafa bakıldığında, yeni ürün ve hizmet duyuruları ve haberleri takip edildiğinde, önümüzdeki yılın Türkiye Internet ve Telekomünikasyon sektörü açısından nasıl geçeceğinin, gelişmelerin ve muhtemel çatışmaların da birer ipucunu yakalayabiliyorsunuz. Gelin sizlerle birlikte bu ipuçlarından yola çıkarak sektörel Nostradamus denemesi (veya son günlerde bazı toplumsal yönlendirmeler yapmak için de kullanıldığını sandığımız Müştak Baba denemesi) yapalım:
Neden VDSL 2?
Geçtiğimiz hafta Türk Telekom, daha yüksek hızlı[1] yeni DSL tarifelerini ve yaptığı yatırımları duyurdu.
İlk bakışta bunda çok olağan dışı birşey olduğunu söylemek zor. Ancak kısaca geçmişe bir göz atarsak, yaklaşık 1,5-2 yıl önce başlayan VDSL denemelerinin müşteri tarafından çok tutulmadığını, satın alanlarda müşteri memnuniyetinin çok kolay sağlanamadığını, en azından okurlarımızdan biliyoruz. Şimdi Türk Telekom tekrar VDSL işini ısıtmış ve dahası eski 16 ve 32 Mbit tarifelerin yanına 50 ve 100 Mbit’lik tarifeleri eklemiş görünüyor.
Acaba 16 ve 32 Mbit’lik VDSL ile müşterisini memnun edemediğini gördüğümüz Türk Telekom 50 ve 100 Mbit ile bunu nasıl başaracak?
Türk Telekom, başta Istanbul olmak üzere birçok şehirde, uzun süredir büyük saha dolapları ile VDSL altyapısı kuruluyor. Merak edenler için not edelim; DSL teknolojileri, mevcut altyapıyı değiştirmeden, az bir yatırımla ve ancak kısa mesafelerde hizmet vermeye yönelik bir teknoloji.
DSL, bir nevi ara teknoloji gibi görülebilir. Bugün dünyada artık yüksek hızlar için fiber yatırım yapılıyor. Ancak yıllar içinde oluşturulmuş dev omurgaları “pat” diye değiştirmek mümkün olamayacağı için, mevcut altyapıyı kullanabilecek bir çözüm olarak DSL teknolojileri geliştirilmiştir[2].
VDSL tıpkı ADSL gibi santrallerin içinden değil, sahada kurulan dolaplardan, aboneye 300m ve altı mesafede yüksek hızlarda hizmet vermek üzere geliştirilmiş bir hizmet.
Bu hizmeti sağlamak için, binalara dağıtım noktaları olan saha dolaplarının yanında veya yerine aktif cihazlar konumlandırılıp bu hizmet verilmekte.
Uzun süredir büyük telekomünikasyon ekipmanı üreticileri VDSL’in de devamı ve daha yüksek hızlara çıkabilen DSL sistemleri için ARGE çalışmaları yapıyorlar. Ancak başa çıkmaları gereken çok sayıda sorun var. Başta “aboneye giden bakır kabloların kalitesi”, “montaj şekli” ve “bina içi dağıtım” VDSL’de sağlanacak hız ve sürekliliği çok etkiliyor.
VDSL kötü bir teknoloji değil. Ancak karşısında kolay kolay sırtı yere gelmeyecek bir rakip var. O da FTTx dediğimiz fiber teknolojileri.
Fiber, DSL teknolojileri gibi bakır kalitesi, çevre şartları, crosstalk (basitleştirilmiş anlatımla, bir DSL sinyalinin diğer bir abonenin kablosundaki sinyali bozması, kalitesini, hızını düşürmesi) gibi dertlerle uğraşmadan tam istenen hızda ve kolay kolay arıza yapmadan çalışan bir sistem.
Üstelik yeni PON denilen teknolojilerde, sahada aktif cihaz bulundurmadan çalıştığı için bakım masrafları da düşük. Elbette olumsuz bir yanı var, o da “ilk kuruluş maliyetinin”, DSL’e gore oldukça yüksek olması.
Durum ve Rekabet:
Türk Telekom’un çok yıllar önceden beri kurulmuş bakır omurgası üzerinde, geniş bir ADSL şebekesi ve bunun üzerinden hizmet alan 6-7 milyon müşterisi mevcut. Şimdiye kadar FTTx konusunda pilot projeler yapmasına rağmen, Türk Telekom’un fiber alanda büyük bir yatırımı yok.
Diğer taraftan sektörün alternatif oyuncularından Smile, Biri ve Türknet bugüne kadar Türk Telekom şebekesi üzerinde kendi markaları ile kendi ADSL hizmetlerini sunmaktalar. Bu markaların büyüme hızları karşılarına çıkan birçok engel (Churn –operatör değiştirme– süreci ve yalın ADSL’in gecikmesi gibi) ve kötü rekabet yüzünden istedikleri oranda artmamakta.
Fibere bakıldığında ise, Turkcell iştiraki olan Superonline geniş çapta ve bazı diğer operatörler de küçük çapta eve kadar fiber altyapıları kurmaktalar.
Fiber altyapıların kurulduğu yerlerde tüketicinin tercihi, büyük oranda fiber yönünde olmakta.
Ama fiber altyapı kuran şirketler işin başındalar ve yeterli altyapılarını oluşturdukları henüz söylenemez. Buna rağmen DSL ile kıyaslandıklarında, yani rekabet durumunda bir üstünlük sağlıyorlar.
Bir eve ya da ofise FTTx girdiğinde, o evde Internet, KabloTV ve Telefon hizmeti bu hat üzerinden verilebiliyor. Bu da doğrudan Türk Telekom’un erimekte olan sabit hat abone sayısını yani kullanımdaki “local bakır devre” sayısını ve doğal olarak sabit ücret gelirlerini dramatik olarak düşürecek. Unutmayalım ki neredeyse “TT’nin yıllık karı”=”TT’nin sabit ücret gelirleri”
Türk Telekom Neden Fiber Yatırımından Uzak Duruyor?
Dünya fibere giderken, Türk Telekom neden DSL teknolojilerinden ısrar ediyor ve neden FTTx işine girmiyor? Neden önümüzdeki dönemde taşıyıcı teknoloji olarak DSL’i seçmiş durumda?
Bunun birkaç sebebi var. Öncelikle son 4-5 yıl için, beyan edilen 2 haneli milyar $’a yaklaşmış rakamlara rağmen Türk Telekom’un yapmış olduğunu söylediği yatırımlar ortada görünmüyor. Altyapıya yapılan yatırımları, kullanıcı tarafında “hız” şeklinde göremiyoruz.
Eğer söylenen yatırımlar yapılmış olsaydı çoktan Türkiye fiber cenneti haline gelirdi. Ama Türk Telekom bu yatırımı yapmak istemiyor veya pahalı buluyor diyebiliriz.
Çünkü mevcut bakır omurga üzerine ekleyeceği yatırımla, fiber omurga kurmak için yapacağı yatırım arasında dağlar kadar fark var.
Ama fiber yatırım olmadığı zaman da, yeni teknolojinin getirdiği rekabet seviyesinde Türk Telekom’un yukarıda belirttiğimiz sabit ücret gelirlerini sürdürmesi mümkün görünmüyor.
Bir fiber-DSL savaşından Türk Telekom’un kazançlı çıkması, hele müşteri memnuniyeti açısından pek kolay değil.
Durum böyle olunca ve rakiplerinin geçtiğimiz günlerde duyulan[3] yatırımları ve dolayısıyla rekabet avantajı devam edeceğine gore Türk Telekom rekabette nasıl kendini koruyacak? İşte asıl soru da bu !!
DSL – Fiber savaşını Kim Kazanır?
Bu soruyu sorunca hemen hemen tüm sektördeki kişilerin aklına BTK’nın geldiğini biliyorum. Ama bize göre, BTK’nın bu konuda taraf tutması, Türkiye’nin altyapısının yeni teknolojilerle yenilenmesinin önüne geçmesi doğru olmaz. Duyumlarımız da 2011’de BTK’nın geniş bant konusuna farklı bakacağı şeklinde.
Ama o da ne? Biz bu alana ve BTK’ya çok dikkatle bakarken, farklı bir duyum geliyor kulağımıza.
Fiber yatırımların yapılmasında, belediyelerin de önemli bir fonksiyonu var. Çünkü fiberler toprağa gömülüyor ve geçtikleri yerlerdeki belediyelerden izin almak ve hatta yerine ve belediyeye göre değişen bir para ödemek lazım.
“Geçiş hakkı” denilen bu sistem, normalde, kamunun iletişimin sağlayan firmalara verilen bir hak. Bazı ülkelerde, sadece belli maliyetler uygulanan ve düşük tutuluyor. Hatta AB ülkelerinde çoğu devletler tarafından fonlanan (devlet işletmecilere döşenen her metre için para ödüyor) ülkemizde hayli zor bir süreç ve yeni yeni oturuyor.
İşte duyumlarımız şöyle ki; İstanbul Belediyesi, 2011 yılında yeni bir tarife uygulayacak. Yeni yılda enflasyon oranında artış olması normal diyorsanız, şunu belirtelim, duyumlarımıza göre yeni tarife eskisinin 10 katı. Yani yapılması gereken zammın nerdeyse 100 katı.
Yani Rekabeti bozan bir durum.
Zaten işletmeciler uzun süredir mevcut şartların zorluğundan ve ağırlığından söz ediyorlardı. Ama fiyatın 10 kat artması, halen DSL seviyesinde olan son kullanıcı fiyatların çok önemli oranda pahalılaşması anlamına gelecek.
Yani DSL – Fiber savaşına bir el girmiş gözüküyor. Rekabeti tersine çevirmeye yönelik bir el.
Gerçi BTK ya da Rekabet Kurumu gibi düzenleyiciler var diyeceksiniz ama, AB ülkelerindeki düzenleyicilerin tersine ülkemizin ilgili düzenleyici kurumlarının bugüne kadar “geçiş hakkı”nı koruma altına alma konusunda önemli bir hareket gösterdikleri söylenemez. Kullanıcının hakkını koruması gereken her 2 kurumun, iletişim olanaklarının artması ve geçiş hakları konusunda herhangi bir tavırlarını göremedik.
Fiber kullanan hane sayısında da güngeçtikçe önemli bir artış gözüküyor. Birçok insan da bu hizmeti almayı henüz bekliyor. Bu insanların halen kullandıkları ya da planladıkları fibere bu kadar büyük bir artış gelmesini nasıl karşılayacaklarını, özellikle de seçimlerin olduğu bu dönemde, göreceğiz.
Çünkü tarife değişikliği olursa, fiber yatırım konusunda ciddi bir engel teşkil ediyor olacak. Hatta mevcut kullanıcıların fiberden vazgeçme durumu da doğabilir. Ama işletmeciler tarafından bu durum, pazara iyi açıklanabilirse, buna karşı çıkacak insan sayısı, özellikle gençler arasında yüksek olacaktır.
Diğer taraftan böyle bir konuyu gündeme getirmesi gereken, Ana Muhalefet Partisi CHP’nin şimdiye kadar beldesine yeni teknolojiler, FTTx girmesin diye “aslanlar gibi!” direnen Kadıköy Belediyesine de bir göz atması gerekecek. Elbette Recep Bey söyleminin dışına çıkabilirlerse…..
Sonuç
Hani Jan Jacques Russo ne demiş? “Toplumlar hak ettikleri yönetimlerle yönetilirler”. İşte öyle bir şey. Kullanıcı ne olup bittiğini farkedip, “ben hızlı internet istiyorum” derse, durum değişir, demezse, eski teknolojiler, dünyanın gerisinde internet hızları, bilmemkaç MB’e kadar diyen ve parasını alan ama bu bilmemkaç MB’in onda biri-beşte biri hızlar sağlayan tarifeleri arasında kaybolup gideriz.
Alternatif telekom firmalarının yatırım yapmadıkları suçlaması yapan Türk Telekom’un biraz kendisine dönüp bakmasının sırası geldi. Büyük karlar yaparken, bilmemkaç milyar $’lık yatırım rakamları açıklarken, neden asıl isteneni yapmıyor yani neden hiç fiber yatırımı yapmıyor?
Bir yandan VDSL ya da ADSL yatırımı yani mevcut bakır omurganın değerlendirilmesi tamam ama artık bir dönüşüm yapılması lazım. British Telecom, Deutsche Telekom gibi diğer eski telekom devleri bunu yapıyorlar. Yer yer fibere geçmek lazım. Bu dönüşümü yapmak lazım. Yoksa Türk Telekom mümkün olduğunca kar yapmaya ve bu karı paylaşmaya çalışıyor düşüncesine gireceğiz.
Ne istiyoruz?
1. Fiber’in pahalılanmasının önüne geçilmesi (hangi kurum geçecekse)
2. Türk Telekom’un da altyapı yatırımlarına fiberi ilave etmesi. DSL teknolojileriyle bizi uyutmaktan vazgeçmesi..
[1] Türk Telekom 2010’a Girerken, Yeni İnternet Hızları ve Kotaları ile Fiyatları Açıkladı
[2] Gigabit DSL (DSM) de Geliyor
[3] Superonline 500 milyon TL’lik yatırım planladı, tekeli kırdı



Kaynak : 