Sevgili turk-internet.com okurları, 10 yıldır telekom haberleri yayınlıyoruz ama hala Türk halkının haberleşme konusundaki haklarını bilmediğini görüyoruz. Örneğin bugün ülkemizdeki Avea, Turkcell, Türk Telekom ve Vodafone gibi telekom operatörlerinin altyapılarının, Türk halkına ait olduğu ve bu firmaların düzenleyici kurum BTK’dan bir “imtiyaz sözleşmesi” altında operasyon yaptıklarını çoğu kişi farkında değil.
Yine farkında olamadığımız ve koruyamadığımız bir hak, haberleşme hürriyetinin Anayasa ile teminat altına alınmış olduğudur. Bu nedenle de telekom firmalarının yaptığı işler, kendileri devlet şirketi olmasalar bile bir kamu hizmetidir. Bu kamu hizmetini, devletin (düzenleyici kurum BTK’nın) koyduğu kurallar altında yaparlar.
Haberleşme hizmetini yerine getirmelerinin önemli bir bileşeni “omurga (network)” yani “kablolar”dır. Eski yıllarda kablolar bakırdı, bugün bütün dünyanda yapılan kablolamanın hemen hemen tamamı fiberdir.
Ama vatandaşlar kadar, kamu kurumlarının da bazen haberleşmenin anlamını ve anayasal bir hak olduğunu farkında olmadıklarını düşünüyoruz.
Nitekim İstanbul Belediye’sinin fiber fiyatlarını 10 kat arttırma hazırlığı içinde olduğunu bir başka haberimizle anlatmıştık[1]. Buna karşılık Ankara Belediye’si de geri kalmadı. Fiberleri “iş emri” ile özellikle koparttı.
Bütün bunlara karşı, BTK’nın yani telekomu düzenleyen kurumun da herhangi bir hareket yapmadığı görülüyor.
Ankara Büyükşehir Belediyesi, Yol, Asfalt Şube Müdürlüğü Kepçesi, 700 metre kablo için İş Emri Vermiş
Eryaman’da oturan bir okuyucumuz, ocak başında meydana gelen bir olayı bize bildirdi. Kendi oturduğu alandaki olayı ihbar edince, olay yerine gelen polis önce olayı tespit için kendi tutanak tutuyor. Sonra, hem ihbarcının, hem de telleri “iş emri” nedeniyle koparttığını belirten iş makinası operatörünün yer aldığı ikinci bir tutanakla olayı anlatıyor. Etimesgut Kaymakamlığı, İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından tutulan 2.tutanakta şunlar belirtiliyor :
6 ocak 2011 günü saat 13:15 sıralarında haber merkezinin Emel Önal ilköğretim okulu önünde müracaatçı bir şahsın olduğunu telsiz anonsu ile bildirmesi üzerine adrese gelindi.
Bahse konu Emel Önal ilköğretim okulu 261 sokak içersinde, Telekom Hizmetleri A.Ş.’ye ait onlyn kablolarının Ankara Büyükşehir Belediyesi, Yol Asfalt Şube Müdürlüğüne ait hidromek makinasının kepçesi kullanılarak 700 metre uzunluğunda kablonun koparılmak suretiyle zarar gördüğünü iddia eden …. A.Y. İle olay yerinde yapılan görgü ve tespitte Samsun 19 mayıs caddesi 259 sokak girişinden 261 sokak içersindeki 90 cm derinlikte gömülü portakal renkli 48 kor tabir edilen tahmini 700 metre uzunluğundaki onlyn fiber optik kablonun 6 ayrı noktadan, menhol araları 100 metre olmak üzere, kabloların koparılmış olduğu, hidromek makinası sürücüsü …M.C. Tarafından menhol tabir edilen kablo başları yerinden iş makinası ile verilen iş emrine göre, kabloları koparttığını beyan etmiş olduğuna dair iş bu tutanak tarafımızdan tanzimle altı birlikte imza altına alındı.
Olayın sonrasında, kabloların yeniden döşenmesi ve 400 kadar evin yeniden telefona ve internete kavuşması için 5 saat kadar süre geçtiğini öğrendik. Belediye ile henüz görüşemediğimiz için kabloların neden kopartıldığı konusunda bilgimiz yok. Melih Gökçek’in bu konuyu bilip, bilmediğini ya da öğrendiyse nasıl tepki verdiğini de bilmiyoruz. Ama hafta içinde ilgili yerlere ulaşacak ve soracağız. Öğrendiğimizde haberi güncelleyeceğiz.
Ancak mevcut bilgilerimizle ve telekomda uzman bir hukukçuya danışarak, şunu belirtelim, Ankara Belediye’si bu kabloların koparılması ile, 400 kadar evin haberleşmesini engellediği için bir kamu suçu da işlemiş oluyor.
Halk henüz bu konuda bilinçlenmedi, 400 evden sadece birisi konunun anlamını farketmiş ve bize raporlamış. Bu konudaki bilincin artması önemli.
Hele bugünkü dünyada haberleşmenin önemini anlamayacak insan var mıdır? Bu 400 evden bir tanesinde ya acil bir hasta olsaydı, ya da daha basiti, eşinden, çocuğundan haber almak isteyen birisi varsa. Herkesin cep telefonu olması gerekmiyor. Öyle değil mi?
BTK Neden Fiber Kablolama ve Geçiş Hakları Konusuna Gereken Önemi Vermiyor?
Son olarak BTK’nın da bu konuda görev ihmali olduğu düşüncesindeyiz. Fiber kabloların ülkemizde çoğalması için çalışması gerektiğine inandığımız BTK nedense “geçiş hakları” konusunda bugüne kadar elle tutulur bir hareket göstermedi.
Tüm dünyada düzenleyici kurumlar, “geçiş hakları” yani kabloların geçtikleri yerlerle ilgili düzenlemeler yapıyorlar. Öyle ki, örneğin Avrupa Birliği ülkelerinde, kablolama yapan firmalara, kamu hizmeti yaptıkları için teşvik bile veriliyor.
Ama ülkemizde, geçiş hakları konusunda firmalardan büyük rakamlar isteniyor. Ya da yukardaki olayda örneklediğimiz şekilde, zorluklar çıkartılıyor.
Ne çelişki değil mi?
Bunu nedeni hala 3.dünya ülkesi olarak kalma çabası mı? “Hala haberleşme tek bir şirket üzerinden gitsin. Kontrol altında olsun. Diğer haberleşme kanalları olmasın”.. mı? Demokrasi dediğimiz bu olmasa gerek..
BTK’ya kamunun haberleşmesinin kolaylaştırılması için daha özen göstermesi gerektiğini düşünüyoruz.



Kaynak : 