Facebook, reklam ve pazarlamacılara ilham verecek yeni bir uygulamaya daha kapı aralıyor. Üyelerin, bir marka ya da ürünü “beğen”meleri, arkadaş listesindeki kullanıcılara dönük bir reklam anlamına geliyor. Üye, bu özelliği şu an için kapatamıyor. Sosyal Ağ Devi, bu şekilde hedefli reklamcılığı bir adım daha ileriye taşımış oluyor.
Facebook, kişiselleştirilmiş reklam uygulamalarına kapı aralayan tek internet şirketi değil. İş amaçlı sosyal platform Linkedln ise, şirket adı, titr gibi kategorilerle reklamlarını hedefleyebiliyor. Bir diğer platform Twitter’ın geçtiğimiz yıl lanse ettiği “promosyonlu eğilimler” reklam uygulamasının 150 milyon dolarlık bir ciro elde sağlayacağı öngörülüyor.
Gözlemciler, sağlayacakları kampanya başarılarının adı geçen sosyal ağlara kendi reklam networklerini oluşturabilme ayrıcalığını sunabileceğini belirtiyorlar. Böylelikle sosyal ağlar, lisansladıkları verilerini üçüncü partilere satıp, karşılığında çok ciddi gelir elde edebilecekler.
Piyasaya sunulan, izlenmeyi engelleyen tarayıcılar ile diğer benzer teknolojiler ve regülasyon, sektör için ne derecede caydırıcı olur: kullanıcılar ne ölçüde bilinçlenirler bilinmez, ama bir çok kişinin internetten alışveriş yapmaya ve örneğin Facebook’ta bir şeyleri “beğen”meye devam edeceklerine inanılıyor.
Televizyon ekranının altından hızlı hızlı kayan ve içerisinde, tüketicilere yönelik oldukça önemli bilgiler içeren yazılar misali, internet şirketleri de regülasyona bir kılıf uyduracaklar gibi görünüyor. Google eski CEO’su Eric Schmidt’in geçtiğimiz Aralık ayında, bir mülakatta sarf ettiği;
“özelinize ilişkin bilgilerinizin başkaları tarafından duyulmasını istemiyorsanız hiç söylemeyin!”
sözleri, bu açıdan kulağa küpe olacak cinsten. Schmidt’in, sözlerini tersinden okuyacak olursak:
“sonradan dizlerinizi dövmek istemiyorsanız internet kullanımınıza dikkat edin!”



Kaynak : 