3G’ye artık iyice alıştık. Ülkemiz mobil operatörlerinin genel müdürlerinin açıklamalarına bakılırsa, mobil geniş bant kullanımı da gün geçtikçe artıyor. Ancak dünya artık 4G kullanmaya başladı. Hergün başka bir dünya operatörünün 4G’ye geçtiğini öğreniyoruz. Örneğin ABD’de Verizon Wireless 38 eyalette LTE’ye geçmiş durumda, Avrupa’da TeliaSonera ilerlemiş durumda.
Telekom düzenleyicisinin (BTK) ve de hükümetin önünü açmaması nedeniyle 3G ülkemize çok geç geldi. Bunun bir nedeni de, kullanıcıların talepte bulunmaması olabilir. Belki de kullanıcılar yeni teknolojilerin kendilerine ne getireceğini bilmiyorlar.
İşte biz bu nedenle 4G konusunda son durum nedir bir bakalım dedik. Bu konuda en son 1,5 yıl önce bir yazı yazmışız[1]. Bu sefer, 2011’in hemen başında, standartları 3GPP tarafından geliştirilmekte olan LTE konusundaki son durumu okuyucularımız için derledik. Kendisinden önceki teknolojilerden çok daha hızlı veri transferini mümkün kılan LTE pek çok operatörün tercih ettiği 4G kablosuz teknolojisi olmuş durumda[2].
Long Term Evolution (LTE)’nin en önemli özelliği, LTE’nin üst katmanları veri, mesaj, ses ve video dahil tüm trafiği IP networkü üzerinden taşımayı mümkün kılan TCP/IP’yi kullanır. Şimdilerde 100 Mbps’lerde indirme ve 30 Mbps’lerde yükleme hızlarına ulaşılabiliyor. Ericsson geçen hafta HSPA’da 168 Mbps indirme hızına ulaştığı açıkladı[3]. Yakın gelecekte LTE’de ise 300 Mbps’lere ulaşmak mümkün olacak.
Operatörler, 3G’den geliştirildiği için, 4G teknolojileri arasında LTE’yi daha çok tercih ediyorlar. Çünkü mevcut altyapılarını daha kolay LTE’ye yükseltebiliyorlar. Oysa diğerlerinde baştan bir yapı kurmaları gerekecek. Ayrıca LTE ses standartları son halini alana kadar, mevcut 3G ve hatta 2G altyapıları üzerinden ses görüşmelerini yaptırmaları, 4G’yi (LTE) veri trafiği için kullanmaları mümkün.
4G standartlarının zorluklarını 1,5 yıl önceki yazımdan okuyabilirsiniz. Bunlar bugün de uğraşılan sorunlar. Dolayısıyla son 1-2 yıldır artan veri trafiğinin, operatörlere getirdiği network yönetimi zorluğu düşünülürse, LTE’nin önemi daha iyi anlaşılır.
LTE’ye geçmiş olan mobil operatörler hala bazı teknik ve pazarlama sorunları ile karşı karşıyalar. Dünya’daki endüstri analistleri henüz deneme-yanılma süreci içinde olduğumuzu düşünüyorlar.
Örneğin, Verizon’un networkünde 4G LTE ile 3G EV-DO (evolution-data-optimized) bağlantısı arasındaki geçişlerde 2 dakikaya varan gecikmeler olduğu raporlanıyor. Bu sorunun çözümü üzerinde çalışılıyor ama hala ne kadar süreceği belirsiz.
Ama teknik sorunların haricinde, ses standardı konusunda daha büyük sorun var. GSMA sesin LTE üzerinden taşınmasını (VoLTE – Voice over LTE) tercih ediyor. Bunun için arayüzler üzerinde çalışılıyor. Bunlar, tüketici cihazları ile operatör networkleri arasında, abonenin kendi operatörü ile aradığı operatör arasında ve arama yapılan 2 network arasındaki arayüzler. Bu arayüzler ve LTE ses standartları tamamlanmadan önce, mobil operatörlerin 2G/3G’den LTE şebekelerine geçen aramaları nasıl sağlayacakları konusunu çözmeleri gerekiyor.
LTE, ortogonal frekans çoğaltıcı (Orthogonal Frequency Division Multiplexing – OFDM) ve sonraki versiyonlarda IEEE 802.11n kablosuz yerel ağ (WLAN) standardında kullanılana benzer bir teknoloji olan MIMO (Multiple Input Multiple Output) anten teknolojisini kullanıyor. Bu da OFDM boyunca yüksek bir sinyal/gürültü oranına sahip. Bu da daha yüksek bir çıkış ve kapsama alanı anlamına geliyor.
[1] LTE (4G) Konusundaki Çalışmalar Sürüyor
[2] 4G Yarışında Kim Önde? LTE mi, Wimax mi? – 1
[3] Ericsson HSPA Rekoru Kırdığını Duyurdu



Kaynak : 