Avustralya’da hükümetin siber suç yasalarını uluslar arası standartlar ile aynı çizgiye taşıma kararıyla birlikte internet servis sağlayıcısı (ISS) firmalar da abonelerinin kişisel bilgilerini bir yıl boyunca saklamakla yükümlü hale geliyorlar. Firmalar bu uygulamadan rahatsız olmadıklarını açıklarken operatörler ve ISS’ler konu hakkında zaten bir ön çalışma yaptıklarını açıkladılar.
Avustralya internet yasalarını Avrupa Birliği Siber Suçlar Konvansiyonu ile uyumlu hale getirmeye karar verdi. Ülkenin Adalet Bakanlığı tarafından yapılan bir açıklamada Avrupa Konseyi Siber Suçlar Konvansiyonu detaylı bir şekilde anlatılarak Avustralya’daki yasaların bu konvansiyona uyumlu hale getirilmesinin neden önem taşıdığı açıklanıyor. Özellikle ülke sınırlarını aşan bir suç durumunda çözüm geliştirilmesinin zorlaştığı anlatılan söz konusu açıklamada ISS’lerin yerine getirmesi gereken yükümlülükler de sıralanıyor.
Avustralya’daki telekom firmaları ve ISS’ler ise söz konusu konvansiyon ile ilgili uzun bir süredir çalışmalarını zaten yürüttüklerini ve geçiş sürecine hazır olduklarını duyurdular. Avustralya’nın söz konusu konvansiyonu imzalayabilmesi için ülke yasalarında bir takım değişlikler gerekiyor ve Adalet Bakanlığı bu konuda danışmanlar arcılığıyla bir kanun tasarısı hazırlamakta.
Avrupa Siber Suçlar Konvansiyonu, siber suçlara ilişkin düzenlenen ilk belge olma özelliğini taşıyor. Sözleşmeyi şu ana kadar 39’u Avrupa Konseyi üyesi, toplam 45 ülkenin imzaladığı belirtiliyor. Sözleşmenin temel amacı ise siber suç tanımının ortaklaştırılması. Ancak başta ırkçılık konusu olmak üzere bir çok konuda bu noktada ortaklık yakalanamıyor. Bir ülkenin ırkçı gördüğü bir hareket diğerinde ırkçı görülmeyebiliyor.
48 maddeden oluşan Avrupa Siber Suçlar Konvansiyonu, özellikle telif hakları ihlalleri, bilgisayarlarla ilgili sahtekarlık eylemleri, çocuk pornografisi ve ağ güvenliğine ilişkin suçları tanımlıyor. Sözleşme, taraf olan ülkelere, tanımlanan suçların işlenmesi ve söz konusu suçların işlenmesine yardım veya yataklık yapılmasını ulusal mevzuatta cezai bir suç olarak tanımlanma ve gerekli yasama işlemlerini ve diğer işlemleri yapma yükümlülüğü getiriyor.
Sözleşme, söz konusu suçlara yönelik soruşturma ve kovuşturmaların yanı sıra işlenen suçlara delil teşkil edebilecek verilerin toplanması, saklanması, araştırılması ve el konulması gibi ulusal düzeyde alınması gereken önlemleri de içeriyor. Avustralya’daki telekom ve ISS’lerin sürece dahil olması da bu noktada önem kazanıyor. Sözleşmeye göre siber suç soruşturmalarında, e-mail takibi ve telefon dinlemesi gibi takip yöntemleri için, 90 günlük bir standart veri korunumu şartı bulunmakta. Avustralya makamları ise bu sürenin daha da genişletilerek 1 yıla kadar çıkartılabileceğini belirtiyorlar.
Hatırlayacağınız üzere Türkiye de Avrupa Konseyi Siber Suçlar Konvansiyonu’nu Kasım 2011’de imzalamıştı [1]. O dönemde Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, sanal suçlar konusunda, uluslararası işbirliğini daha hızlı ve etkin hale getirmeyi hedefleyen “Siber Suçlar Sözleşmesi”ni Strasbourg’da imzalamış, ancak “ırkçılık ve yabancı düşmanlığı” suçunun tanımınını yapan sözleşmenin ek protokolüne imza atılmamıştı.
[1]- Türkiye Siber Suçlar Sözleşmesi’ni Sonunda İmzaladı



Kaynak : 