KoçSistem Genel Müdürü Mehmet Nalbantoğlu ile yaptığımız söyleşiye devam ediyoruz. İlk 4 bölümü :
- Nalbantoğlu : Değişen İş Modelleri Nedeniyle Türk Bilgi Teknolojileri Pazarında Ciddi Sıkıntılar Yaşanıyor – 1
- Nalbantoğlu : Küçük – Orta Boy İşletmelerimizin Teknolojiyi Hizmet Modeliyle Kullandığını Görmedim – 2
- Nalbantoğlu : Meteksan Olayından Ders Çıkaramadığımızı Gözlemliyorum – 3
- Nalbantoğlu : Ankara’daki Kamu projelerinde, Bizim Kendi Cengaverlerimiz Birbirlerini Öldürmeye Devam Ediyorlar – 4
başlıkları altında okuyabilir ve videosunu izleyebilirsiniz. Şimdi kaldığımız yerden devam ediyoruz. Nalbantoğlu’na son olarak, dünya devleri olan üretici firmalarla, yerli firmalar olan entegratörler arasındaki ilişki ve çelişkiyi sormuştuk:
Mehmet Nalbantoğlu : Bu soruda çok hoşuma giden bir bölümü şu, bu büyük devlerin aslında dünyadaki stratejilerine dönüp bir de Türkiye realitesinde burada bakmak lazım.
Devlerin hepsi özel sektördedir veya büyük montanlı ürün satış projelerinde direk olarak müşterinin önündedir. Onun dışında baş ağrıtan biraz daha yaygınlık gerektiren küçük projeleri de kanal dedikleri bayiler, iş ortakları, yazılım şirketleri vasıtasıyla yerine getirdikleri iş modelleri vardır.
Ben biraz eğlenmek açısından şöyle bir yorumla devam edeyim, konuya gireyim. Çok uluslu firmaların aslında birçoğu şu anda dünyada da ne yaptıklarını bilmiyorlar. Çok ciddi sıkıntılar içerisindeler.
Türkiye cephesinden hepsi dostum, hepsi arkadaşım kişisel olarak söylemeyeceğim bunu ama çok daha dramatik bir resim var karşımızda. Gerçekten uluslar arası yönetimin önlerine koymuş oldukları kurallarla buradaki pazardaki rekabet koşulları arasında ve daha da acısı müşterinin bu değişen iş modellerine karşı, hizmet taleplerindeki değişikliğe karşı çözüm üretmek için sıkıştırılmış bir vaziyetten bir şeyler yapmaya çalışılıyor.
Bu bağlamda Türkiye’de büyük 1-2 “IT transformasyon” veya “business transformation” dediğimiz 2 boyutta, yani hem “iş tarafındaki yeniden yapılanma” hem de “teknoloji tarafındaki yeniden yapılanma” anlamında uluslar arası düzeyde beklediğimiz büyük işler çıktı. Ve tabi ki bu büyük işler yine bu yerel müşterilerimizin “güvence” – kendilerini “güvence” altına almak için sadece büyük oyuncuları tercih edip bu projeleri yapmak için yola çıktıkları bir iki proje tecrübesi yaşadık burada.
Maalesef üzülerek söylüyorum, bu başlayan projelerin aslında birçoğu hüsranla noktalandı. Bu başarısızlıkların fazla dillenmemesi açısından, gerek bu dünya devleri firmalarımız, gerekse müşteriler tarafında konu kapatıldı.
Ben şimdi şuraya gelmek istiyorum buradan hareketle; çözüm katmanı dediğimiz iş isterlerini yazılımla sağlayabilme boyutunda iki şeye ihtiyaç var.
Bir, o konuda alan uzmanlığına ihtiyaç var. Sigortacılıksa, sigorta sektöründe derin alan uzmanlığı bilgisine ihtiyacınız var. Ama aynı şekilde çok iyi bir teknoloji anlamında da mimari tasarım yapabilme, teknoloji boyutunda bunun mühendisliğini yapabilme şeklinde bir kaynağa ihtiyacınız var.
Biz şimdi bu tür iş değişim projelerini bu şirketler olarak değil de yerel şirketler olarak alan uzmanlığı oluşturup yapmaya çıktığımız zaman zorlanıyoruz. Çünkü masada bir oyuncu olarak büyük müşteriler tarafından görülmüyoruz çok doğal olarak.
Neden görülmediğimizin aslında gerekçeleri tarihsel yeteri kadar bilgi birikimi olmaması kadar aynı zamanda da karar vericilerin kendilerini güvence altına almak açısından “Büyük firmalara verdiğim zaman proje sekteye uğrasa da bana bir cevaz gelmez, bana kimse laf söylemez ama yerel bir firmaya verdiğim zaman ben bunu bulamadın mı başka birini bunlara vermek dışında diye sorumluluk altında kalırım, işimi kaybederim.” psikolojisi var.
Aslında bir çok CEO arkadaşım olduğu için biz bunları açık açık kendi aramızda konuşuyoruz, ve bunlar da açık açık paylaşılan şeyler.
Ben de şuraya gelmeye çalışıyorum; artık sektörümüz oyuncularının hakikaten sektörel alan uzmanlıkları oluşturup, bu sektörel alan uzmanlıklarında da teknolojiyi hizmet olarak nasıl müşterilere sunabiliriz sorusuna yanıt bulup altını doldurmaları lazım.
İşte bu noktada biz Koç Sistem olarak da bu bakış açısına sahip şirketlerin önünü açıp onların bu alan uzmanlıkları ile beraber bunu hizmet modeliyle nasıl sunabilirler – gerek yatırım anlamındaki finansman, bu firmalar adına yatırım yapma, gerek bunun kesintisiz işletimine yönelik olarak uluslar arası standartta veri merkezi hizmetleri verme, yine aynı şekilde bütün dünyanın geniş bant üzerinde döndüğü bir IP dünyasında bunun kesintisiz olarak işletilmesini sağlama noktasında katkı yapabiliriz, onların önünü açabiliriz. Bu bağlamda da belki bu vesileyle sektöre de bir mesaj vermiş olayım ben.
Söyleşinin devamını Nalbantoğlu : Sektör Oyuncularına Tavsiyem, Dikey Sektörel Uzmanlıklara Yatırım Yapıp Farklılaşsınlar – 6 başlığı altında okuyabilirsiniz.



Kaynak : 