Makalenin ilk bölümünü burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.
3. Standart Profil kaldırılmalı ve Güvenli İnternet politikası sadece Aile ve Çocuk Profillerine inhisar edilmelidir.
Kurul kararında, Standart Profilin varsayılan profil olduğu belirtilmiştir. BTK tarafından özellikle, Standart Profilde olan İnternet kullanıcılarının eskisi gibi İnternet hizmetini almaya devam edeceği vurgulanmıştır. Her ne kadar bu şekilde belirlenmiş olsalar da, Standart Profil kullanıcıları eskisinden farklı bir rejime tabii olacaklardır.
Öncelikle, Kurul kararında işletmeciler, filtreleme işlemini etkisiz kılmak için uygulanan filtre aşma yöntemlerinin engellenmesi amacıyla çalışma yapmak ve söz konusu çalışmanın sonuçlarını periyodik olarak BTK’ya iletmekle yükümlü kılınmışlardır.
Ayrıca bir adım daha öteye gidilerek, gerek görülmesi hakinde BTK tarafından bu konuda düzenleme yapılabileceği belirtilmiştir. Kurul kararında düzenlenen idari para cezaları ve diğer yaptırımlar ise işletmeciler üzerinde filtreleme aşma yöntemlerini engellemek için önemli bir baskı unsuru olarak ortaya çıkmaktadır.
İşletmecilerin, Aile ve Çocuk Profili için bile de olsa böyle bir yükümlülük altında bulunmaları bile tartışmaya açıkken, Standart Profilin bu düzenlemelerden istisna edilmemesi Standart Profilin sanılanın aksine nitelikli bir profil olduğunu doğrulamaktadır.
İdeal olan, İnternet Kurulu raporunda da belirtildiği üzere Standart Profilin Güvenli İnternet profilleri arasından çıkarılması; mevcut durumun aynen devam edeceğinin açıkça taahhüt edilmesidir. Güvenli İnternet hizmeti almak istemeyenler bir profil seçmeye zorlanmamalıdır.
4. Standart Profil, BTK’ya sınırsız filtreleme olanağı tanımaktadır.
Standart Profil tanımında yer alan “mevcut mevzuat kapsamında” İnternete erişimin sağlanması; pozitif hukukumuza aykırı hiçbir şeyin bu profilde yer almaması anlamına gelmektedir. Bunu sağlamakta BTK’nın bir sorumluluğu haline gelmiş olmaktadır. Dolayısıyla BTK, tüm mevzuata aykırılıkları filtreleme kapsamına almak zorunda kalacaktır. Örneğin, bir telif hakkı ihlali olduğunda hak sahipleri mahkemeye gitmek yerine doğrudan BTK’ya müracaat edebilecek ve telif haklarını ihlal eden web sitelerinin filtreleme kapsamına alınmasını isteyebilecektir. Telif hakkı ihlali yapan siteler filtreleme kapsamına alınmazsa, ihlal sebebiyle zarar görenler haklı olarak BTK’dan tazminat talep edebileceklerdir.
5. Kurul kararının dayandığı tüketici tanımı açıklığa kavuşturulmalıdır.
İnternetin Güvenli Kullanımına ilişkin Usul ve Esasların dayanağı olan Elektronik Haberleşme Sektöründe Tüketici Hakları Yönetmeliğinde yer alan “tüketici” tanımı bu Usul ve Esaslarda yer almamaktadır. Ancak, “Tanımlar” bölümünde 2. Fıkrada “Bu Usul ve Esaslarda geçen ancak bu maddenin birinci fıkrasında tanımlanmayan kavramlar için ilgili mevzuatta yer alan tanımlar geçerlidir” denmektedir. “Tüketici” kavramı için mevzubahis Yönetmelikte ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da yer alan hususlar dikkate alınacaktır.
Bu tanımlara göre tüketici “bir mal veya hizmeti ticari olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişi”yi ifade etmektedir.
Bu kapsam dışında kalan ve ticari amaçla İnterneti kullanan her türlü meslek grupları için bu usul ve esaslara tabi olmak zorunlu değildir. Ancak bu grup İnternet kullanıcıları için Usul ve Esaslarda Standart Profil dışında ayrı bir seçenek sunulmamaktadır. Yani tüketici olmayanlara ilişkin bir profil mevcut değildir. Bu da söz konusu gruba dahil İnternet kullanıcılarının yasal haklarını ihlal etmektedir.
Makalenin devamını burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.



Kaynak : 