“Kişisel gizlilik”, internet şirketlerinin ciddi sıkıntılar yaşamasına neden olan unsurlardan birini oluşturuyor. Özellikle, dijital reklamcılıkta sağlanan kullanıcı bilgileri, pazarlama perspektifinde yeni bir pencere açıyor. Bu açıdan çıkartılmak istenen mahremiyet yasaları, teknoloji şirketlerini endişelendiriyor. Yapılan araştırmalar, bu şirketlerin neden endişeli olduklarını daha iyi açıklıyor.
MIT pofesörlerinden Catherine Tucker’ın, başkanlığını yaptığı bir ekip tarafından gerçekleştirilen bir araştırma, dijital reklam verimliliğinin tüketici davranışlarının bilinmesiyle ne denli alakalı olduğunu göz önüne seriyor. Araştırma raporunda, Avrupa Birliği (AB) regülasyonunun, kullanıcıların web davranışlarının takibine kısıtlama getirmesinin ardından dijital reklamların etkinliğinin yüzde 65 nisbetinde azaldığı tespiti yer alıyor. Bir başka deyişle, internet şirketleri kullanıcıları takip etmediklerinde müşteri beklentisini anlamada sıkıntı yaşıyor ve istenilen ürünleri sunamıyor.
ABD’de, yasama bir süreden beri internet şirketlerine nasıl bir regülasyon uygulanabileceği konusunda görüşmelerde bulunuyor. Çıkartılacak yeni yasaların, bir taraftan tüketicileri korurken, diğer yandan dijital reklam potansiyelini etkilemeyecek bir yapı arz etmesi bekleniyor. Prof. Catherine Tucker’ın, konuya ilişkin olarak yasama alt komisyonuna bilgi vermesi bekleniyor.
Kullanıcıların, web’deki davranışlarının takibi online reklamların hedefsel dağıtımı için önem taşıyor. Bu, tüketiciler için “tüyler ürpertici” olsa da pazarlama stratejisini yürütenler için çok gerekli kabul ediliyor. AB, 2002 yılında aldığı bir kararla pazarlamada davranışsal hedeflemeye önemli kısıtlamalar getirmişti.
Yapılan analizlere göre, özel indirim ve avantajlar sağlayan siteler, davranışsal takip ve stratejilerinden nisbeten daha az etkilenirken, yeni okur kazanmak için çabalayan haber siteleri böylesi bir düzenlemeden en fazla etkilenecek portallar arasında sayılıyor.



Kaynak : 