Son on yılda değişen sosyal trendler ve teknolojik ilerlemeler dijtal ekonominin büyük ölçüde gelişmesini sağladı. Dijital oyuncuların karlılıkları reel bazda yılda ortalama %5 büyüdü. Uluslararası yönetim danışmanlığı şirketi Booz & Company, “Dijital Ekonomide Karlılık Göçü” isimli araştırma makalesinde, farklı tipte oyuncuların karlılıklarının zaman içinde ne şekilde değiştiğini inceliyor. Oyuncular, müşteriye ne kadar yakın ya da uzak durduğuna, yani değer zinciri üzerindeki konumuna göre altı segmentte toplanıyor. Araştırmanın en temel bulgusu; karlılığın müşteriye en uzak noktada duranlardan, yani örneğin içerik ve servis sağlayıcılarından, en yakında duranlara, yani cihaz ve uygulama sağlayıcılara doğru kaymış olması.
Booz & Company, sırasıyla müşteriye en uzaktan en yakına doğru konumlandırdığı altı segmenti şu şekilde tanımlıyor:
| Segment | Tanım | Şirket Örnekleri | Sektör Örnekleri |
| 1. İçerik Sağlayıcılar | Dijital içeriği üreten ve yaratanlar | Time Warner, Walt Disney, Washington Post | ·1Sinema ve eğlence ·2Basın |
| 2. Servis Sağlayıcılar | İçeriği taşıyan şebekenin işletmecileri | AT&T, Comcast, Deutsche Telekom, Verizon | ·1Kablolu ve kablosuz telekom işletmecileri ·2Yayıncı kuruluşlar ·3 Kablo TV-Uydu TV şebekeleri |
| 3. Altyapı Üreticileri | Altyapı ve şebeke donanımı üreticileri | Cisco, EMC, Juniper Networks, NetApp | ·1Kablo ve uydu üreticileri ·2Bilgisayar depolama, iletişim ekipmanları |
| 4. Yazılımcılar | Cihazlar üzerinde içeriğe ulaşmayı sağlayacak uygulamaları geliştirenler | Adobe Systems, CA Technologies, Microsoft, Oracle, Symantec | ·1Sistem ve uygulama yazılımı |
| 5. Internet Uygulamaları | Dijital içeriğin yaygınlaşmasını sağlayan online servis üreticileri | Amazon.com, eBay, Google, Netflix, Yahoo | ·1E-ticaret ·2Arama motorları ·3Diğer internet siteleri |
| 6. Cihaz Üreticileri | İçeriğin ulaşılabilir olmasını sağlayan cihazların üreticileri | Apple, Dell, Hewlett-Packard, Motorola, Nokia, Research in Motion, Toshiba | ·1İletişim cihazları ·8 Bilgisayarlar |
Araştırmaya göre, dijital ekonominin krizden çıkmaya başladığı 2002 yılında, toplam gelirler (enflasyona uyarlanmış rakamlar ile) 3.7 trilyon dolar ve toplam kar 498 milyar dolar idi. Servis sağlayıcıların gelir içindeki payı %58, toplam kar içindeki payı ise %76 mertebesindeydi. Diğer uçta, internet uygulamaları sunan şirketlerin gelir içindeki payı %1 iken, şirketler kardan pay almak bir yana, toplamda 658 milyon dolar zarar içindeydiler.
2010 yılına gelindiğinde dijital ekonominin toplam gelirleri reel olarak %17 artarak 4.3 trilyon dolara, karlar yine reel bazda %46 büyüyerek 726 milyar dolara ulaştı. Bununla birlikte, farklı konumlardaki oyuncuların aldıkları pay ciddi ölçüde değişti. Burada en önemli konu, avantajın giderek değer zincirinde sağa doğru kayması, yani müşteriye daha yakın konumda ve birebir ilişkide olan şirketlerin pastadan daha fazla pay almaya başlamış olması.
Bu değişim farklı segmentteki oyuncular için ele alındığında oluşan manzara şu şekilde:
- Müşteriye en uzak segmentte yer alan içerik sağlayıcıların gelir ve karlılıkları düşüyor
- Servis sağlayıcılar, halen %66 ile karın büyük kısmını almaya devam etseler de, eksi 10 puan reel düşüş ile kaybedenler arasında yer alıyor
- Diğer bütün segmentler gelir ve kar içindeki paylarını arttırıyor. Dört segment karın toplamda %15’lik kısmını kendi taraflarına çekmiş durumdalar
- Özellikle cihaz üreticileri tarafındaki karlılık artışı dikkat çekici. Burada Apple, tek başına segmentinin karlılık büyümesinin %47’sini sağlayan şirket konumunda. Internet uygulamaları tarafında ise büyümenin %28’i Google’dan geliyor. Apple ve Google, tüm dijital ekosistemin en büyük kazananları olarak öne çıkıyor.
Booz & Company’nin araştırması, bu değişimin temel nedenlerine de eğiliyor ve bu nedenleri beş grup altında topluyor:
- İçeriğin Kategorizasyonu İhtiyacı: 2002 yılında, internet ekonomisinin temel varlığı içeriğin kendisiydi. Ancak geçen zaman zarfında ulaşılabilir bilgi miktarı aşırı arttı ve bilginin çoğu lüzumsuz hale geldi. Bu yüzden filtrelenmiş ve kategorize edilerek düzenli hale getirilmiş içerik daha değerli hale geldi. Kullanıcıya bu imkanları sunabilen internet uygulamaları da ön plana çıkarak daha avantajlı hale geldi.
- Bilgiye Kolay Erişim: Veriyi depolama, dijitalleştirme ve iletme teknolojilerindeki gelişmeler, içeriğin daha kolay kopyalanmasını, paylaşılmasını ve gönderilmesini mümkün hale getirdi. Müzik, sinema, eğlence ve yayıncılık sektöründeki içerik sağlayıcılar, bu önüne geçilemez değişim karşısında ciddi biçimde sarsıldılar. Apple TV ya da Hulu gibi uygulamalarla, ya da mobil cihazların sunduğu imkanlarla içeriğe her yerde erişim ve paylaşım mümkün hale geldi. Öte yandan veri iletiminde alternatif ve ucuz yolların artması da servis sağlayıcıların fiyatlar ve iş modelleri üzerindeki kontrolünü zayıflattı ve pastanın daha küçük kısımlarına razı olmalarına sebep oldu.
- Kullanıcı Tarafından Üretilen İçerik: Günümüzün dijital dünyasında her bireyin kendi blogunu yazması, video ve resimlerini çekip paylaşması, yani her türde içerik üretmesi mümkün. İnsanların diğerleri tarafından oluşturulan içeriği okumaya ve paylaşmaya daha fazla zaman ayırması, geleneksel kaynaklardan akan içeriğe daha az zaman ayırması anlamına geliyor. Bu da içerik sağlayıcılar için artan rekabet ve daha az kar demek.
- Ağ (Network) Etkisi: Son on yılda eBay, Amazon, Google, Apple, ve daha yakın zamanlı olarak Facebook ve Twitter gibi şirketler, müşteri tabanının büyüklüğünden kaynaklanan ağ etkisinden azami olarak faydalandılar. Apple’ın AppStore’unda uygulama geliştiren yazılımcıların ya da Facebook’un kullanıcılarının sayısı arttıkça, bu büyük topluluğun dışında kalmanın sıkıntıları da artıyor. Komüniteler büyüdükçe, daha büyük güçle kullanıcıları çeken bir mıknatıs etkisi yaratıyor. Bu yüzden de, bu ortamı oluşturmaya doğal olarak daha yakın duran internet uygulamalarının ve cihaz üreticilerinin avantajı da artmış oluyor.
- Bulut Bilişim: Son olarak bulut bilişimin gelişmesi ile, bilgisayarın içinde yer alan yazılımın giderek buluta taşınması, ve kullanıcıya her yerden ve farklı cihazlardan erişim imkanları sunulması, dijital ekonominin teknolojik altyapısını destekliyor. Booz & Company de bu dönüşümün devam edeceğini öngörüyor.
Değişimin eş zamanlı olarak Türkiye’de de gözlemlendiğini belirten Booz & Company İstanbul yönetici ortağı Burak Altınbaşak, raporun bulgularını ve Türkiye açısından durumu şu şekilde değerlendiriyor:
“Türkiye’de gerek sosyal medyada gerekse teknoloji tüketiminde değişen kullanıcı alışkanlıkları, raporun bulgularıyla birebir örtüşür nitelikle. Örneğin arama motorları dahil internet reklam gelirlerinin, toplam reklam pastasından %12-13 civarında pay almaya başlamış olması bunun en somut göstergesi. Kullanım istatistiklerine baktığımızda, etkileşimli sosyal medya tarafında global büyük oyuncular tercih edilirken, medya ve e-ticaret için halen yerli oyuncular ön plana çıkıyor. Bu da Türkçe ve yerli üretim içeriğe duyulan ihtiyacı ortaya koyuyor.
Şirketlerin iş yapış biçimlerinde ise, internet satışı olsun olmasın sosyal medya iletişimi giderek daha fazla önem kazanıyor. Internet üzerinde var olmak, artık hiçbir şirkete yetmiyor. Şirketler doğru şekilde var olma stratejilerini oluşturmaya çalışıyor. Teknolojik gelişmeler ve sosyal trendler kuşkusuz ki güç dengesini kullanıcı lehine değiştirmeye devam edecek. Yine de şirketlerin doğru stratejilerle müşteriye ‘yakınlaşarak’ yaratılan yeni değerden pay almaları mümkün. Bu durum, şirketlerin mevcut becerilerini yeni yetkinliklerle zenginleştirmeleri gereğine işaret ediyor.”



Kaynak : 