Birleşmiş Milletler’in iklim değişikliklerini konu alan “Climate Change Conference” etkiinliği bugün başlıyor. 2 hafta sürecek olan konferans serisinde 190 ülkenin temsilcileri, global iklim değişikliklerini ve bu durumun beraberinde getirdiği sorunları tartışmak üzere masaya oturacaklar. 1997 yılında Kyoto protokolünün oluşturulmasının ardından başlayan tartışma süreci bu sene Güney Afrika’nın Durban kentinde düzenleniyor.
İklim değişikliği, tüm dünyayı ilgilendiren ve uzun yıllardır üzerine tartışılan bir konu. Türkiye sera gazı salınımları ve ozon tabakasının incelmesi gibi kavramlarla 90’lı yılların başında tanıştı. Sonrasında ise yavaşta olsa toplumda farklı bir çevre bilinci oluşmaya başladı. Artık çevre sorununun sadece yerlere çöp atmamakla veya herkesin kapısının önünü süpürmesiyle çözülemeyeceği idrak edilmeye başlanıyordu. İklim değişikliklerine dahi yol açabilen çevre sorunlarının çözümünün ancak hükümetlerin adım atmaları ve sera gazlarının salınımını azlatmaları ile mümkün olabileceği anlaşılmaya başlamıştı.
1990’lı yılların sonuna doğru, Birleşmiş Milletler iklim değişiklikleri konusunda çok önemli bir misyon üstelenerek Kyoto Protokolü’nün oluşturulmasını sağladı. 1997 yılında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi içinde düzenlenen bu protokol 1998 yılında imzaya açıldı. 13 yıl içinde bu sözleşmeye imza atan ve sera gazı salınımlarını düzenleme vaadinde bulunan ülke sayısı 190’a ulaştı. Kyoto Protokolü’nde özetle daha az enerji ile ısınma, daha az enerji tüketen araçlarla uzun yol alma, daha az enerji tüketen teknoloji sistemlerini endüstriye yerleştirmesi; atmosfere bırakılan metan ve karbon dioksit oranının düşürülmesi için alternatif enerji kaynaklarına yönelinmesi; fosil yakıtlar yerine bio dizel gibi yakıtların kullanılması öneriliyordu.
Ancak tüm bu öneriler ve Birleşmiş Milletler üyesi ülkelerin birer birer Kyoto Protokolü’ne imza atmaları iklim değişikliği sorununu çözmeye yeterli olmadı. Bu sorunun çözümünde hangi ülkelerin nasıl katkı sağlayacakları konusu çözümü bir türlü bulunamayan bir probleme dönüştü. Birleşmiş Milletler’e bağlı İklim Değişikliği Çerçeve Konvansiyonu (UNFCCC) 1995 yılından beri her yıl toplanarak bu konuda 2 hafta süren tartışmalar yürütüyor. Ancak bu tartışmalarda somut adım bir türlü atılamıyor.
BM’nin iklim değişikliği konulu konferans serisi bu yıl Güney Afrika’nın Dubar kentinde düzenleniyor. Konferans serisinden önce her yıl olduğu gibi “sorunun çözümü konusunda ümitliyiz” anlamına gelen mesajlar yayınlıyor. Örneğin UNFCCC İcra Sekreteri Christiana Figueres, dün gazetecilere verdiği demeçte, tarafların karmaşık sorunlarla karşı karşıya bulunmalarına rağmen, İklim Değişikliği Görüşmeleri konusunda Durban’da kayda değer bir ilerleme sağlanmasını istediklerini hatırlattı.
Papa gibi dini liderlerden devlet başkanlarına, sivil toplum önderlerinden popüler müzik gruplarının solistlerine dek pek çok kişi bu konunun önemine dikkat çeken açıklamalar yayınlıyor. Ancak sağlanan gelişme ve kat edilen yol ne yazık ki son derece az.



Kaynak : 