Arama motoru denildiğinde, arkasında kocaman bir endüstri yaratan “Page Rank” akla gelir. SEO yani Arama Motoru Optimizasyonu (Search Engine Optimization), bütün dünyada olduğu gibi, ülkemizde de geniş bir ekosistem durumunda. Sitelerinin ön sırada çıkması için kendilerine SEO uzmanları tutan pek çok şirket mevcut.
Yandex’in Türkiye pazarına iddialı bir şekilde girdiğini daha önce belirtmiştik[1]. Son dönemde, Google’un “hep bana hep bana” demeye başlayan tavrı, kendilerine “işortağı” gibi gören yayıncıları da kızdırmaya başladığı için, Yandex sektöre bir “seçenek” getirmiş midir merakı var.
Ama bu seçenek sadece reklam alanında değil, yazımızın başına da koyduğumuz gibi, bugün önemli bir iş dalı haline gelen “SEO” konusu var. Dolayısıyla Yandex’e sorduğumuz en önemli konu buydu. Yani sıralamayı nasıl yapıyor? Ya da başka deyişle “Page Rank” uygulaması nasıldır?
Yandex Moskova ofislerini gezerken, bizi bütün binanın boru ve elektriğinin kontrol noktalarının toplandığı bir duvara götürdüler. Bu duvarda “Matrix.net” yazıyordu. Gezdiren kişi dedi ki;
Bize Matrix.net nedir diye sorulduğunda, bu duvara getiriyoruz. Matrix.net bu kadar karışık ve o kadar da kontrol eden bir şey. Aslında bu boruların üzerini kapatabilirdik ama sadece bu nedenle kapatmadık.
Matrix.net, Yandex’in sıralama sistemi. Yandex Türkiye pazarında tutunmayı başarırsa, muhtemelen bundan sonra, uzmanlarını göreceğimiz bir sistem. Biz sistemi şirketin teknoloji başkanı olan İlya Segalovich ile konuştuk.
Turk-internet.com : Merhaba Mr.Segalovich. Moskova’daki Yandex ofisinizdeyiz. Öncelikle kendinizi tanıtır mısınız?
Ilya Segalovich : Benim adım Ilya Segalovich. Yandex şirketinin kurucusu ve idari teknoloji amiriyim (CTO). Bu Rusya’daki en büyük internet şirketi ve dünyanın 5. en büyük arama motoru. Rusya, Ukrayna, Kazakistan ve şimdi de Türkiye’de kullanıcılarımızın sorularına cevap veriyor, uzun zamandır kalite bilgiye erişmelerine yardımcı oluyoruz. Bu teknoloji üzerinde 20 yıldır çalışıyoruz.
Turk-internet.com : O teknoloji hakkında soru sormak istiyorum. Google ile aranızdaki fark nedir?
Ilya Segalovich : Dediğim gibi biz çok eskiden beri varız, seneler önce kurulduk. Bu yıllar içinde benzerlerimizden birçok konuda farklılık gösterdik. Temel olarak biz “dil anlama” üzerine çalışmaya başladık. Rusça; İngilizce, Almanca ve Fransızca’dan farklı bir dil. Çünkü Rusça kelimeler çok değişiyor. İngilizce’de bir kelimenin 2, 3 belki 4 formu var ama Rusça ve Türkçe’de 100 formu olabiliyor. Bu 90’lardaki odağımızdı.
Ilya Segalovich / Yandex CTO from Noete.com on Vimeo.
1997’de arama motoru olarak web araması yapmaya başladık. Temel odağımız bu oldu. Dünyadaki büyük arama motorlarının hemen hemen hiçbiri bu hizmeti sunmuyor. Bu çok büyük bir fark. Bugünlerde ancak yakalayabiliyorlar, bize yetiştiler.
Dili anlama konusunda iyi sayılırlar ancak bu devamlılık isteyen bir süreç. Her zaman bir şeylerin lideri olmalısınız, hataları düzeltmelisiniz, eşanlamlıları algılayabilmeli ve kelimenin bölünmesi, ayrılması ve birleşmesi konularını biliyor olmalısınız. Yani tüm bu dil teknolojileri bir ürün.
Türkiye’ye geldiğimizde ilk olarak kendimizi değerlendirdik ve Türkçeyi ne kadar iyi anlayabildiğimize baktık. Tatmin olmadık ve ilk girişimimiz yeteri kadar iyi değildi, bu sebeple Türkçe dilbilgisi ve morfolojisiyle başa çıkabilmek ve daha kusursuz olabilmek için planlarımızı yarım sene erteledik.
Türkçe sondan eklemeli bir dil ve kelimeler birçok ek alabiliyor. Dolayısıyla insanların aradıklarında ne demek istediklerini anlamak için çok zeki ve ayrıştırmayı bilen bir sistem gerekiyor.
Tekrar söylüyorum, arama motoru çok geniş yelpazeli bir ürün, sürekli büyüyor ve içinde birçok öge barındırıyor. Sadece dil anlamak da değil; kullanıcı davranışlarını ve sosyal iletişimi de bilmek gerekiyor. Mesela bir sayfa sahibiyseniz size birçok link geliyor ve gidiyor, bu da arama motoru teknolojisinin bir parçası. Eğer sayfa sıralama için soru soracaksanız, o konuda Google meşhur.
Turk-internet.com : Evet bu da önemli bir kısım. Size sayfa sıralamayı (Page Rank) soracağım.
Ilya Segalovich : Biz senelerdir arama motoru sahnesindeyiz. 1990’ların başında biz zaten sayfalar ve veriler arası link bağlantısı bilgisini kullanıyorduk.
1991’de link hesaplarına bakan ve üstün metinde bir metne gelen bilgiyi algılayan bir sistemimiz vardı. İnternetten önce bile biz üstün metini kullanıyorduk. Yani 97-98 yıllarında sayfa sıralama büyük bir adımdı.
Biz web aramasında link bilgisini kullanmaya 1999’da başladık yani bu da Google’dan biraz daha sonra demek oluyor. Ancak şu anda web arama motoru sayfa sıralamadan çok daha fazlası, çok daha fazla faktör içeriyor.
Bence bu sabit özellik, bizim aramamızda kullandığımız özelliklerin 600’den bir tanesi. Benim Google’ı anladığım kadarıyla, Yandex ve Google arasındaki en büyük farklardan bir tanesi bizim aramamızın otomatik eğitilmiş olması.
Bu demek oluyor ki, biz arama motorumuzdaki makinaları eğitiyoruz. Bize hangi sayfanın alakalı, hangi sayfanın alakasız olduğuyla ilgili bilgi temin eden bir takımımız var. Biz de sahip olduğumuz her şeyi algoritmalarımızı otomatikleştirmek için kullanıyoruz.
Bu eğitim makinasını yaratan kişiler çok ileri matematiksel zekaya sahip kişiler. 1960’lardaki tüm makina zekasını geliştirmiş olan Rusya’daki en iyi bilimsel zihinlerle çalışıyoruz, onlar aynı zamanda Yandex’in otomatik sınıflama sistemini bulan kişiler.
2008-2009 senelerinde matrix.net adıyla bu makina zekasını bulduk. Bence matrix.net dünyadaki en iyi tahmin yürüten yapay zeka makinası. Son 3 senedir makina zekasıyla ilgili bütün ödülleri alıyoruz. Google ve Microsoft’tan da üstün geldik çünkü yaptığımız tahmin etme teknolojisinin en ana çekirdeği.
Bunun muhtemelen dünyadaki en iyisi olduğunu düşünüyoruz ve aslında kendimizi Google’dan ayırdığımız nokta da bu. Tüm arama motoru özelliklerini, dil anlama teknolojisini, link bilgisini, kullanıcı davranışı bilgisini kullanıyoruz ve matrix.net’i yaratan zeki makina üzerinde çok çalışıyoruz.
Turk-internet.com : Eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?
Ilya Segalovich : Sanırım epey konuştum
Turk-internet.com : Teşekkürler.
Ilya Segalovich : Ben teşekkür ederim.



Kaynak : 