Yaşamın her evresi, yaşayanlarının yarattığı ve bir diğerini etkilemeye çalıştığı çok önemli değişimler içermektedir. Bugüne kadar var olan yaşam ekseni, (4,5 milyar yıl) tüm dengelerin kazanmak üzerine kurulmasıyla günümüze gelmiştir.
Kazanabilmek, iyiyi, yararlıyı ve genişliği aramakla mümkündür. Yaşamı ilgilendiren ve etkileyen her türlü yenilik, beraberinde değişim süreçlerinin yaşanmasını zorunlu kılmıştır. Tarih boyunca bir çok canlı, ekolojik ve genetik değişimlere uyamadıkları için yok olmuşlardır. Biz şimdi onlara DİNOZOR diyoruz ve neden yok olduklarını araştırmaya çalışıyoruz. Korkarız, çıkarlarını gözetemeyen toplumlar da benzer yok olma süreçlerini yaşamaktadırlar günümüzde.
Biz, yok olacaklar arasında olmak istemiyoruz ve olmamalıyız. O zaman, günümüzün Bilgi/Bilişim çağı olduğunu kesinlikle unutamayız ve tüm dengelerimizi, bu çağın en önemli uygulama aracı olan İletişim, Bilgisayar ve bağlı türevlerini en etkin ve verimli kullanarak elde edeceğimiz kazançlar üzerine kurmak zorundayız.
Türkiye Bilişim Derneği bünyesinde yapılan çalışmaların temel amacı, ülkemiz sorumlu bireyleri olarak yaşanan bu en önemli değişim süreçlerinin doğru anlaşılabilmesinin sağlanması ve ayak uydurabilmek üzere neleri yapmamız gerektiğini ortaya koymak olmuştur. Tüm kesimlerin bu çağrıya kulak vermesi, sahiplenmesi ve uygulaması zorunluluktur. Böylesine genç nüfusa sahip bir ülkenin yapamayacağı hiçbirşey yoktur. İlk kurulum maliyetlerinin yüksekliği, uyumluluk eksikliği, bilgi yetersizliği vb gerekçelerin arkasına sığınamayız.
Toplumumuzun tüm kesimleri yaşadığımız her gün itibariyle yapılamayanlar nedeniyle yitirdiklerimizi akıl etmek ve bu olumsuzluğu önlemek durumundadır ve asli görevimiz bu olmalıdır. Bu gerekçeler doğru ise hükümetlerimiz, siyasi partilerimiz, sivil toplum örgütlerimiz ve halkımız böylesine hızlı ve köklü gelen değişimi iyi anlamak ve iyide var olmak adına gereklerini yapmak zorundadırlar.
Ulu önder Atatürk’ ün Kurtuluş Savaşını hangi koşullarla yaşadığını ve galip geldiğini unutamayız. Tekrar bir Kurtuluş Savaşı yaşamanın bedeli öncekinden ağır olacaktır unutmayalım.
Bunları niçin dile getirdiğimiz açık. Böylesine birikimli bir insan gücüne sahip ülkemizin ve yönetimimizin, içinde bulunduğumuz çıkmazları aşabilmek için sahip olduğu fırsatları görüp uygulama için emir vermesi kaçınılmaz olmalıdır. Bilişime yeterince önem vermemekle neler kaybediyoruzu bir kaç örnekle dile getirelim isterseniz;
“BİLİŞİMSİZLİK MALİYETİ” olarak adlandırdığımız olgunun ne anlama geldiğini anlamaya çalışırsak;
| 1. | Halen uygulamaya alınmaya çalışılan ancak bitirilmesi gereken sürelerin dışında uzayan projelerin yazılım, donanım, insan gücü anlamında uğrattığı zararların maliyeti, uygulamaya alınmaları halinde elde edilecek kazançların elde edilememesi maliyeti, uygulamaya alınamaması nedeniyle ortaya çıkan gereksiz yeni uygulamaların maliyeti | |
| 2. | Otomasyona alınamadığı için devlete girdi olarak kazanç sağlaması gerekirken hala geleneksel yöntemlerin kullanımı ile kaybedilen fiziki harcamalar, iş gücü kaybı ve ülke zamanı kaybı gibi unsurların maliyeti, | |
| 3. | Otomasyona alınamayan projeler nedeniyle, ülke potansiyel kaynaklarının bilinememesi nedeniyle katma değer olarak elde edilecekken bu gelirlerin elde edilememesi maliyeti | |
Yazının devamında, kamu bilişim projelerinde gelinen noktayı ise, 2002’de Kamu Projelerinde Nereye Gelindi? başlıklı yazıdan okuyabilirsiniz.



Kaynak : 