Güneş ve rüzgar enerjisi tesisleri yatırım maliyetlerinin çok olması ve öngörülemeyen çıktılar sağlamaları nedeniyle sıklıkla eleştirilir. Ancak ABD Ulusal Yenilenebilir Enerji Laboratuvarı (NREL) tarafından yayınlanan bir araştırma raporuna [1] göre, sadece mevcut teknolojilerin kullanılmasıyla bile 2050 yılında tüm ABD’nin enerji ihtiyacının %80’ini yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılamak mümkün.
Ülkemizde kısa süre öncesine dek nükleer enerji ciddi bir tartışma konusuydu. Ancak Türkiye’de gündem çok hızlı değişiyor ve 2 gün boyunca bir konuyu kıyasıya tartıştıktan sonra kaldırıp bir kenara koymak sıradan bir alışkanlık halini almış durumda. Nükleer tartışmalarında en kilit argümanlardan birisi, yenilenebilir enerji kaynaklarına neden yeterli yatırımın bir türlü yapılmadığı üzerinde şekillenmişti. Bu noktada pek çok kişinin ortak fikri, yenilenebilir enerji yatırımlarının mutlaka projelendirilmesi gerektiği, ancak bu yatırımların uzun vadeli geri dönüşleri olacağı için kısa vadeli programda nükleerin de göz ardı edilmemesi yönünde şekillendi.
Benzer tartışmalar tüm dünyada sürüyor. Ancak ufak bir kesim, yenilenebilir enerji kaynaklarının kararsız oldukları ve hep aynı verimi sağlayacaklarının güvencesi olmayacağını savunmakta. İşte ABD’deki Ulusal Yenilenebilir Enerji Laboratuvarı (NERL) da bu görüşü çürütecek bir rapor ortaya koydu. Rapora göre doğru planlama ve yatırımla birlikte 2050 yılında ABD’nin enerji ihtiyacının %80’ini yenilenebilir enerji kaynakları ile karşılamak mümkün.
Ancak rapordaki kilit nokta “doğru planlama ve yatırım” cümlesinde. Zira 2050 yılında tüm ABD’nin enerji ihtiyacının %80’ini yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılamak için IEEE (Elektrik ve Elektronik Mühendisleri Enstitüsü) spektrumu, ABD’deki rüzgar enerjisi kapasitesinin 2050’ye dek 50 gigawat değerinden 439 gigawat değerine çıkartılması gerektiğini ortaya koyuyor. Bunun için de her yıl 2.500’ün üzerinde rüzgar tribünü kurmak gerekli. Benzer bir biçimde, enerji depolama şebekesinin de daha akıllı bir biçimde dizayn edilmesi ve tüm ülkede rüzgar ve güneş enerjisi sahalarının doğru belirlenerek gerekli yatırımın yapılması şart.
Ancak yine de ABD Enerji Bakanlığı tarafından sağlanan bir fon ile yapılan bu çalışma, mevcut teknolojilerle bile yenilenebilir enerji yatırımlarının çok ciddi bir geri dönüş sağlayacağını ortaya koyması açısından oldukça çarpıcı sonuçlar veriyor. Elbette ABD’de kimse bu rapora dayanarak “hemen nükleer santrallerimizi kapatalım” demeyecektir. Zaten amaç da yıkıcı değil yapıcı olmak ve yeni yatırımları doğru planlamak olmalı.
[1]-Renewable Electricity Futures Study



Kaynak : 