17 temmuz 2012 sabah 8:00 tarihli güncelleme : Gece saatlerinde RedHack’e destek açıklayan Anonymous tarafından ÖSYM’nin hacklendiği görülüyor. Bu konuyla ilgili haberi Anonymous ÖSYM’nin Sitesini, RedHack’e Destek Açıklayarak Çökertti başlığını tıklayarak okuyabilirsiniz.
Yaklaşık 2 hafta önce Dış İşleri Bakanlığı web sitesine ait bir sistemi hackleyen [1] ve Türkiye’deki yabancı diplomatların kimlik bilgilerini deşifre eden RedHack, ifşaatlarına devam ediyor. Twitter hesabı, pek de alışıldık olmayan bir şekilde jet hızıyla kapatılan (ki burada ABD Ankara Büyükelçiliği’nin etkili olduğu söylenmekte)[2] ve Dropbox’a koydukları diplomat bilgileri dosyası siteden kaldırılan ünlü hacker grubu, bu kez 12.427 sayfadan oluşan 77 MB büyüklüğünde bir tekst dosyasını internete yükledi. Söz konusu dosyanın, grubun ses getiren ilk eylemlerinden birinde [3] Polise ait sunuculardan ele geçirdiği muhbir listesini içerdiği söyleniyor.
RedHack adlı hack grubu, eylemlerine hız kesmeden devam ediyor. Savcılık tarafından terör örgütü olarak nitelendirilmesinin istendiği söylenen bu grup, şimdi de ses getiren ilk eylemlerinden birisinde ele geçirdiği “polis muhbir kayıtlarını” yayınladı. Bu ifşaatın sebebi ise adeta bir siber savaş ile açıklanıyor zira, bir süre önce Akıncılar adı verilen bir başka hacker grup RedHack’i ve eylemlerini olumlayan akademisyen ve yazarların kişisel bilgilerini yayımlamıştı. Kendilerine destek veren akademisyen ve gazetecilerin tehdit edilmesi üzerine harekete geçtikleri söyleyen Kızıl Hackerlar, ellerindeki ihbarcıların adlarını sansürsüz bir biçimde yayımlamaya başladılar.
Redhack grubu tarafından yayınlanan son dosyanın 77 MB büyüklüğünde ve 12.427 sayfadan oluştuğu söyleniyor. RedHack bu sefer söz konusu dosyanın silinmesini engellemek için de bu dosyayı Dropbox gibi tek bir kanaldan değil, pek çok farklı dosya paylaşım sitesinden yayınlamakta. Bu ifşaatın ardından, en azından RedHack ile Akıncılar benzeri hack grupları arasındaki savaşın dozunu arttıracağı kesin gibi gözükmekte. RedHack grubu, bu ifşaatın hemen öncesinde Twitter hesapları aracılığıyla bir de manifesto yayınladı [4]. Söz konusu manifestonun bir bölümünde şu ifadeler öne çıkmakta:
“Bizi ABD, AB, Rusya veya Çin gibi emperyal guclerle durduramayanlar ‘sanal kontrgerillalar’ yaratarak birçok karalama sayfaları açtılar. Ve yine bizi terörist gören devlet, bunların yabancı ülkelere saldırması için destek verdi. ABD bizi kinarken, bu “sozde milliyetcilerin” ABD’den yana tavir almasi zaten olayin ne oldugunu gostermektedir.
Ardından objektif habercilik yapan muhalif basına ve bilişim hukukçularına saldırılar başladı ve bizden yana oldukları gerekçesiyle açılan sahte sayfalarda, devletin eliyle bu özgürlükçü insanların bilgileri yayınlanarak teşhir edildi, ağır ve aşağılıkça tehditler yapıldı.
Hal böyle olunca, özgürlükçü insanların bilgileri ‘devlet eliyle’ yayınlanınca biz de RedHack olarak bir karar aldık. Madem onlar özgürlük için savaşanlara saldırıyor, o insanları yalnız bırakmayacağız. Ta en başından başlayarak bugüne kadar elimize ne geçtiyse sansürsüz yayınlayacağız. Ne zaman onlar çifte standardı bırakıp bu lamerlere’de bize yaptiklari muameleyi gösterirler, o vakit durabiliriz.
[1]-Suriye’ye ve Sivas Katliamına Dikkat Çeken RedHack Bu Kez de Dışİşleri Bakanlığı’nı Hedef Aldı
[2]-ABD İstedi, RedHack’in Twitter Hesabı 24 Saatte Kapatıldı
[3]-RedHack Polis Sistemlerini Hacklediklerini Açıklayarak, İhbarcıları Ortaya Döktü



Kaynak : 