Hedef kitleye uygun reklam sunan panolar ya da ürün sunan otomatlar. Hayal mi? Discovery Channell “Bilim Kurgu Peygamberleri” isimli programında, “Star Wars” ya da benzer diğer filmlerin öngörüp, insanların daha sonra gerçekleştirdikleri bazı teknolojileri anlatır.
Biz de benzer bir şeyi anlatacağız. Başlıktaki replik “Azınlık Raporu (Minority Report)”[1] filminden alınma. Aslında 2003’de yayınladığımız bir başka makalenin başlığını yineliyor[2]. O makaleyi hatırlatıyoruz çünkü o zaman “geleceğin reklamcılığı” diye bahsedilen şey bugün gerçek olmak üzere. Buna olanak sağlayan ise “yüz tanıma teknolojileri”.
Tom Cruise’un oynadığı Azınlık Raporu’nu (Minority Report) izleyenler hatırlayacaklardır, filmin metro sahnesinde, Cruise yürürken yolunun üstündeki reklam panoları kendisini retina taraması ile tanıyıp, “Merhaba Mr.Anderton, sizi gördüğümüze sevindik” diyorlardı.
Şimdi ise Immersive Labs isimli bir firma, billboard ekranlarına bakan kişilerin yaş aralığını, cinsiyetini, ilana ne derecede baktığını ve daha bir çok doneyi üç aşağı beş yukarı sağlayabilecek bir yazılım geliştirdi. Şirket böylelikle pazarlama şirketlerine hedef kitlelerin belirlenebilmesi yolunu da açıyor. Diğer yandan, yapılan iyileştirmelerle analiz yeteneği daha da artırılan söz gelimi otomatlar, kameraları aracılığıyla görüntüledikleri kullanıcıya uygun ürün ve ya hizmet sunuyor. Adidas’ın, yaşlı kullanıcılarına yürüyüş ayakkabı önermesinin gerisinde de yine benzer bir teknolojinin olduğu belirtiliyor.
Yapılan analizler, etkileşim derecesi iyileştirilmiş otomatların (vending machines) diğerlerine göre 3 kat daha fazla satış yaptıklarını gösteriyor. Anlaşılan “yapay zeka”, “yüz tanıma”, “interaktif otomat”, “interaktif pazarlama” kelimelerini daha fazla duyacağız.
Zaten yayınladığımız son bir kaç haberi hatırlayalım, benzer olayları göreceksiniz.
İki ay kadar önce yayınladığımız bir haberimizde, Güney Afrikalı bir şirket tarafından geliştirilen teknolojiyle Twitter aracılığıyla otomatlardan (bedava) çay içebilemenin mümkün hale geldiğini duyurmuştuk. (3) Bugün, etrafımıza baktığımızda insanlarla etkileşebilen çok sayıda teknolojinin hayatın içerisinde olduğunu görüyoruz. Öyle ki, “etkileşim” (interaction) kelimesi neredeyse insan hayatının bir parçası haline gelmiş durumda. Pazarlama sektörü de bu etkileşimi değerlendirmek isteyen sektörler arasında yer alıyor.
Pazarlama sektörü, “yüz tanıma teknolojisi” ekseninde çalışma sahasına yenilikçi uygulamalar kazandırıyor. Yakın çevremize baktığımızda bir çok donanım ve cihazın kamera ile donatıldığını görüyoruz. Şirketler, tam da bu noktada tüketicilerin ürünleriyle olan etkileşimlerini o anda erişilebilir durumdaki kameralar vasıtasıyla gözlemleyip buna göre ürün ve pazarlama stratejileri geliştirmeyi planlıyor.
“Yüz tanıma” deyip geçmemek gerekiyor. Değerli okurlarımızın hatırlayacağı üzere geçtiğimiz Mart ayında duyurduğumuz bir haberimizde Koreli donanım devi Samsung’un tanıttığı yeni nesil akıllı televizyonlarında sesin yanı sıra hareketleri de algılayabilen teknolojilerin kullanıldığını paylaşmıştık. (4) ‘Sosyal Ağ Devi’nin, bir kaç ay önce İsrailli yüz tanıma teknolojisi şirketi Face.com’u 100 milyon dolara satın almak istediğini yazmıştık. (5) İnteraktif teknolojiler hızla yayılıyor. Retinayı okuyarak kapıyı açan teknolojiler yerlerini “yapay zeka” ile o anda ne hissedildiğini ölçümleyenlere bırakıyor.
Ve en son koyunun kalp atışlarını ölçerek SMS gönderen bir uygulamayı haber yapmıştık[6].
Anlayacağınız kitlesel reklamdan, bireysel reklama geçiş bir son değil. Reklamcılığın, pazarlamacılığın ya da satışın bundan sonraki yeni boyutu “adamına göre reklam”, “adamına göre pazarlama” ya da “adamına göre satış” olacak.
[1] Wikipedia : Minority Report
[2] ‘Merhaba Mr. Anderton, Sizi Gördüğümüze Sevindik’
(3) Bedava Çay İçin Bir Tweet Yeterli
(4) Samsung, Ses ve Hareket Kontrolü ile Çalışan Akıllı Televizyonunu Tanıttı
(5) Facebook, Yüz Tanıma Şirketi Face.com’u 100 Milyon Dolara Alıyor
[6] Kurttan Korkan Koyun Sahibine Mesaj Çekecek




Kaynak : 