Söyleşinin ilk bölümünü Cem Soysal : İş Fikirde Bitmiyor, Önemli Olan İcraat ve Bunu Sürekli Kılabilen Kadro Kıymetli – 1 başlığı altında izleyebilirsiniz.
Koç Holding’in proje yatırımı için kurduğu ve başarılı bilimsel projelere destek olan şirketi Inventram’ın genel müdürü Cem Soysal ile söyleşimize kaldığımız yerden devam ediyoruz..
turk-internet.com : Cem Bey, bir önceki bölümde Türkiye’deki ve genel olarak yatırım çeşitlerini tanımladınız bize, çok da teşekkür ederiz. Şimdi de size Inventram’ı anlatır mısınız? Inventram nedir? Ne zaman kuruldu? Ne iş yapıyor?
Cem Soysal : Inventram, evet, isminin de anlattığı gibi aslında invention; “Buluş” ve Ram; koç birleştirdik. İnsanlar hem fonksiyonunu anlasın, hem de bu grubun bir parçası olduğunu hissetsin, o güveni versin diye bu ismi koyduk.
Inventram 2010 nisanında kuruldu. Üç senelik bir şirket, küçük çekirdek bir ekibi var. 12 – 13 – 14 kişilik bir kadro Inventram için çalışıyor. Profesyonel kadro bugün toplamda bu.
Inventram inovasyon avcılığı yapıyor açıkçası. Teknoloji ve inovasyon içeren tüm projeleri, tüm şirketleri arıyor, buluyor, dinliyor, bunların başvurularını kabul ediyor. Bunlar arasından da birlikte iş yapabileceklerini ticari hayata kazandırıyor.
Bunu da birkaç şekilde yapıyor. Bunlardan bir tanesi bir buluşun bir fikrin patentlenmesi. Patent alıyoruz. Patentleri de sadece Türkiye patentleri olarak değil dünya patenti olarak kullanıyoruz. Bir diğeri ise şirket ortaklıkları. Eğer ortada kurulu bir şirket varsa, sermaye arttırımı yoluyla ortak oluyoruz.
Veya proje ve ekip iyi ise mutlaka etrafına bir şirket kuruyoruz ve yine ortak oluyoruz. Buna da equiting investment deniyor.
Bir üçüncü yöntem de teknoloji ticarileştirme yöntemi. Teknoloji ticarileştirme de şu oluyor; sadece bir patent bir şirket şartımız yok, ortada buluş var, teknoloji var, bir ürün var ve bu ürün hakikaten piyasalarda rağbet gören bir ürün, teknolojik bir ürün. Bunu detaylı inceliyoruz, arkasındaki takımın klarifikasyonlarına(clarification) bakıyoruz.
Ve bu işi de Koç Holding şirketleriyle buluşturuyoruz. Bu ne demek onu da size anlatayım. Şimdi Koç Holding 145 tane şirketi olan, 2012 yılını 45milyar dolar civarında ciroyla kapatmış olacak, Türkiye’nin açık ara en büyük şirketi. Dünyanın da ilk 220 firması arasında. Fortune 500’de ilk 220 firma arasında şu anda. 84 bin çalışanı var.
Bundan belki biraz daha da önemlisi 3100 tane araştırma geliştirme personel mühendisi var, Arge departmanlarında çalışan. Ve Türkiye’nin toplam Arge lisansı almış şirketlerinin yaklaşık yüzde 18’i 19’u Koç Grubu şirketlerinin grubu içinde. Ve geçen sene 400 milyon Türk Lirası’ndan fazla araştırma geliştirmeye yatırım yapmış bu grup. Yine 3000’e çok yakın sayıda da patenti var.
Şimdi bu grubun bu kültürün bir uzantısı olarak biz de, gerçekten Türkiye’de kim inovasyon biliyor, arkasındaki beyinler kimler ki, çok fazla sayıda iyi beyin ve iyi insan kaynağı bulabiliyoruz. Ve gerçekten bu yapılan inovasyonlar insanların bir problemini adress’leyebilir mi? Mesela biz işi Arge aşamasına bırakmıyoruz. Ticari bir şirketiz. Ürünleşebilir mi, servise dönüşebilir mi, günün sonunda vatandaşa satılır ve vatandaşın bir problemine bir çözüm getirir mi? Bunun peşindeyiz.
turk-internet.com : Bunu yaparken nelere bakıyorsunuz?
Cem Soysal : Bir kere yenilikçi olmasına, inovasyona bakıyoruz. İnovasyon çok önemli bizim için. Bugüne kadar 1800’den biraz fazla proje hem portalimize gelmiş, hem biz gitmiş bulmuşuz. 1800 tane başvuru olmuş ve bunları değerlendirmişiz. Bunun içinden 60 küsür tanesini detaylı değerlendirmeye almışız. Due diligence (şirketin çok yönlü incelenmesi) yapmışız, projeleri detaylı değerlendirmişiz, hem finansal, hem hukuki hem de teknolojik açıdan.
Ve günün sonunda, bunun içerisinden de rakam vermek gerekirse, 21 tane dünya çapında dünya patent başvurusu çıkardık. Bir şirket yatırımımız var, sekiz tane de teknoloji ticarileştirme ortaklığımız var ki, bunun içinde iki tane şirket özellikle Koç Grubu şirketlerinden, çok büyük ortaklıklar aldı. İki tane küçük Kobi grubu şirketlerinden, bunlardan bir tanesi elektronik tümdeş sistemler yapıyor, bir tanesi dijital görüntüleme sistemleri üzerine çalışıyor. Hiçbir zaman giremeyeceklerini düşündükleri bir Tüpraş’a, bir Fiat’a, bir Koçtaş’a bir Opet’e bu şirketler yavaş yavaş giriş sağladı.
Bunlar icraatlarımız. Bu icraatları yaparken ne arıyoruz? İnovasyon arıyoruz. Bize projeler geliyor mesela diyor ki: köfteci zinciri açacağım alışveriş merkezlerinde. Son derece karlı, Allah selamet versin. Biz konvasyonel ticaretle ilgilenmiyoruz. Biz gerçekten içinde teknoloji, inovasyon olan işlerle ilgileniyoruz.
Bu teknolojileri de tanımladık. On bir teknoloji alanında yatırım yapıyoruz. Bu on bir alanın içerisinde savunma sanayi de var, biyoteknoloji var, elektronik teknolojileri var, bilgi teknolojileri ve internet de var. Günün sonunda, malteme bilimleri de var, otomotiv var, dayanıklı tüketim var. Bu 11 alanın 8 tanesinde Koç grubunun liderliği olan alanlar var.
Üç tanesinde Koç Grubu’nun bugüne kadar belli bir mevcudiyeti yok. Biyoteknoloji bunlardan bir tanesi ki Amerika bu konuda aldı başını gitti. 4200 civarında kurulu şirket var. Hatta 80’lerde özellikle bio-teknoloji start alıyor. Biyoteknoloji genç girişimcisi olarak başlamış olan şirketlerden bir tanesi Ceneltek. Geçenlerde 98 milyar dolar değerlenme aldı. Bu korkunç büyük değerlenmeye Türkiye’de yaklaşacak bir şirket büyüklüğü yok. 98 milyar dolar değerlenmeyle çok daha büyük bir ilaç şirketine satıldı. İlk sentetik ensülini bulan şirket bu.
Söyleşinin devamını Cem Soysal : Yatırım için Herşeyden Önemlisi İnsan Kaynağı, Projenin Arkasındaki İnsan Kimdir? – 3 başlığı altında izleyebilirsiniz.



Kaynak : 