web analytics
Perşembe, Haziran 25, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result
Ana Sayfa YENİ TEKNOLOJİLER ARGE - Inovasyon

2012’nin Önemli Bilimsel Buluşları

ODTÜ URAP Başkanı ve ODTÜ Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ural Akbulut, Science ve Nature gibi bilimsel kaynaklardan 2012'de dünya bilim dünyasında yaşanan önemli gelişmeleri derledi. Gelişmeler arasında Mars'ta su bulunması, Avustralya'da bir kadına biyonik göz takılması gibi gelişmeler yer alıyor.

Türk-İnternet Haber Merkezi-Türk-İnternet Haber Merkezi
31 Aralık 2012
-ARGE - Inovasyon
0
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

ODTÜ URAP Başkanı ve ODTÜ Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ural Akbulut, Science ve Nature gibi bilimsel kaynaklardan 2012’de dünya bilim dünyasında yaşanan önemli gelişmeleri derledi. Gelişmeleri biz de kendisinin raporundan sunuyoruz :

2012 YILININ ÖNEMLİ BİLİMSEL BULUŞLARI (30 ARALIK 2012)

Bilim adamları 2012 yılında binlerce önemli buluş yaptı. Bu incelemede, günlük yaşamla ilgisi az olanlar yerine, toplumun ilgi duyabileceği 10 buluş özetlendi.

  1. Higgs Bozonunun Varlığı Kanıtlandı

    İsviçre’de CERN Merkezi’ndeki Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nın yapımındaki amaçların başında Higgs bozonunun varlığını araştırmak geliyordu. Boğaziçi, ODTÜ, İTÜ, Ankara ve Çukurova Üniversitesi mensuplarının da çalıştığı, Atlas ve CMS algılayıcılarında parçacığın izi 2011’de bulunmuştu. Parçacığın varlığından emin olmak için başka kanıtlar bulmak amacıyla çalışmalar devam etti. Bilim adamları, 4 Temmuz 2012’de parçacığı varlığını gösteren kanıtları bulduklarını açıkladı.

    Bilim tarihinin en büyük bilimsel araştırması sayılan bu çalışma, evrenin nasıl oluştuğunu daha iyi anlamamızı sağlayacak. Evrenin oluşumunu açıklayan parçacık fiziğinin Standart Model’i, evrende küçük parçacık ve etkileşim kuvvetlerini açıklar. Bu model, parçacıkların (maddenin) niçin bir kütlesi olduğunu açıklayamıyor. Parçacıkların kütleyi, protonun 133 katı kütleye sahip olan Higgs bozonu sayesinde kazandığı kabul ediliyor.

    Evren ilk oluştuğunda kütle yoktu. Madde ve anti madde miktarı eşitti. Anti madde, maddeyi yok ettiği için kütle oluşamıyordu. Higgs bozonu, evrende belirli bölgeler oluşturarak madde-anti madde dengesini bozdu. Madde miktarı anti maddeden fazla olduğu için maddeler kütleye sahip olabildi. Higgs bozonunun bulunması bilim tarihinde bir dönüm noktası oldu.

  2. Mars Gezegeni’nde Su Bulundu

    NASA’nın 2004’te Mars Gezegeni’ne indirdiği Opportunity adlı uzay aracı 8 yıldır Mars’ta dolaşıyordu. Araç, yüzeyden, 4 santimetre enindeki kazıyıcısıyla örnek alıyor. Mars yüzeyinde kimyasal ve fiziksel analizler yaparak kilometrelerce yol kat eden araç Endeavour Krateri’ne ulaştı. Oradan aldığı toprak örneklerini analiz etti.

    Araç 2012’de yaptığı incelemede, içinde kil olan kayalar buldu. En önemli sonuç ise Mars’ta asitli olmayan su bulunduğunun anlaşılmasıydı. Uzay aracının daha önceki analizlerinde, suyun etkisiyle oluştuğu belirlenen minerallerin, asitli su ile oluştuğu belirlenmişti. Bu yıl kraterde bulunan kil minerallerinin ise asitli olmayan nötr suların etkisiyle oluşabileceği biliniyor.

    Cornell Üniversitesi’nden S. Squyres, bu keşfin Mars’taki suyun iyi kalitede olduğunu açıkladı. Bu keşif, ilerde Mars’ta yaşama şansını artırdı. Mars’a 6 Ağustos’ta inen Curiosity uzay aracının inişinden hemen sonra, 8 yıldır Mars’ta olan Opportunity’nin asitli olmayan su bulması ilginç oldu.

  3. 50.000 Yıl Önce Ölmüş Kızın Genom Haritası Çıkartıldı

    Sibirya’da Altay Dağları’ndaki bir mağarada, 50-60 bin yıl önce yok olmuş Denisova insan türünün kalıntıları 2008’de bulunmuştu. Mağarada, 50 bin yıl önce ölmüş bir kızın serçe parmağının kemiği ve fosilleşmiş iki azı dişi vardı.

    Kemikteki DNA bozulmadan kaldığı için 50 bin yaşındaki kemikten kızın genom haritası çıkartılabildi. Genom haritası, kızın koyu renk tenli olduğunu, saç ve gözlerinin de kahverengi olduğunu ortaya çıkardı.

    Almanya-Leipzig’de ve Harvard Tıp Fakültesi’nde çalışan uzmanlar, kızın DNA’sı ile farklı bölgelerde yaşayan 11 insanın DNA’sını karşılaştırdı. Avustralya ve Yeni Gine’de yaşayan Aborjinler’in genlerinde %3-5 civarında Denisova türünün geni bulundu. Modern insanın DNA’sında, az miktarda Neanderthal insan türünün geni olduğu biliniyordu.

    Yeni buluş modern insanda, daha önce yok olmuş başka insan türlerinin de kalıntısı olabileceğini gösterdi. Bunu belirleyebilmek için, yok olan insan türlerinin kemiklerindeki DNA’ların bozulmamış olması gerekiyor.

  4. Felçli Kadın Zihin Gücüyle Robot Kolu Hareket Ettirdi

    ABD’de Pittsburgh Üniversitesi’nde boyundan aşağısı felç olan 52 yaşındaki kadının zihin gücüyle robot kolunu hareket ettirmesi sağlandı. Önce, hastanın kolunu oynatmak istediğinde beyinde oluşan elektriksel değişimler bilgisayara aktarıldı. Bilgisayar beyinden gelen sinyallere göre programlandı. Ardından hastanın yapmak istediği hareketi yapması için bilgisayarın, robot kola emir vermesi sağlandı.

    Bir sonraki hedef, hastanın zihin gücüyle bir bardağı kaldırıp su içmesini sağlamak olacak. Profesör A. Schwartz, hastanın beynine her birinde 96 küçük elektrot olan iki adet 4×4 milimetrelik parça bağlandığını açıkladı.

    Elektrotlar 1,5 milimetre uzunluğunda ve saç teli kadar ince metalden yapılmış. Elektrotlar, beynin el ve kol hareketlerini kontrol eden bölgelerine batırıldıktan sonra bağlantı kablosu dışarda bırakılarak beyin kapatılmış.

  5. Farenin Kök Hücresi Önce Yumurtaya Sonra Fareye Dönüştü

    Japonya’da Kyoto Üniversitesi’nde M. Saitou ve ekibi, bir fareden alınan kök hücreleri genetik olarak programlayıp dişi fare yumurtasına dönüşecek hale getirdi.

    Daha sonra bu hücreler, dişi bir farenin vücut hücreleriyle harmanlanıp fareye yerleştirildi. Hücreler bir süre sonra olgun dişi fare yumurtasına dönüştü. Yumurtalar fareden alınıp laboratuvarda döllendi ve sağlıklı fare yavruları elde edildi.

    Bu teknoloji, yumurtaların nasıl geliştiğini anlamak için önemli bir dönüm noktası oldu. Japon bilim adamları, ileride bu teknik yardımıyla hamile kalamayan kadınların çocuk doğurmasının önünü açacağını açıkladı.

    Bu çalışmanın detayları 2012’de Japon bilim adamlarının Science Dergisi’nde yayınladıkları bilimsel makale ile tüm dünyaya duyuruldu. Pennsylvania Üniversitesi’nde 2003’te benzeri bir çalışma ile dişi fare yumurtası elde edilmiş ama yavru fare aşamasına ulaşılamamıştı.

  6. Küçük Kıza Kendi Kök Hücresinden Üretilen Damar Takıldı

    İsveç’te 10 yaşındaki bir kızın karaciğeri ile bağırsağı arasındaki damar yetersiz çalıştığı için değiştirilmesi gerekmişti.

    Gothenburg ve Shalgrenska Üniversiteleri’ndeki doktorlar ölü bir erkeğin damarını alarak işe başladı. Doktorlar damarı kendi geliştirdikleri bir sıvı karışımının bulunduğu yıkama makinesine yerleştirdi. Özel sıvıdaki enzimler ve diğer parçalayıcılar ile damarda bulunan adama ait tüm hücreler parçalanarak yıkandı. Hücresizleştirme denilen bu işlemden sonra geride damarın iskeleti denilebilecek ince bir matrisi kaldı. Ardından kızın kemik iliğinden alınan kök hücreleriyle, yeni bir sıvı hazırlandı. Damardan arta kalan matris bu çözeltinin bulunduğu makineye yerleştirildi. İşlem tamamlanınca damar kıza takılarak sağlığına kavuşturuldu.

    Böylece kızın başka bir yerinden damar alarak damar değiştirmeye gerek kalmadı. Önemli bir gelişme olan bu yöntemle binlerce hastanın sağlığına kavuşacağı açıklandı.

  7. Avustralya’da Bir Kadına Biyonik Göz Takıldı

    Avustralya’daki Biyonik Görüş Enstitüsü’nde görmeyen bir kadına elektronik göz takıldı ve kadın ilk denemede parlak ışığı görebildi. Profesör David Penington, biyonik gözün dünyada retina arkasına takılan ilk örnek olduğunu açıkladı.

    Biyonik gözdeki 24 elektrotun bağlı olduğu kablo, gözün arkasından kulak arkasına ulaşıyor. Kulak arkasına bağlanan elektronik sistem ile retinaya sinyaller gönderilerek hastanın gördüğü ışığın özellikleri kaydediliyor.

    Hastanın gördüğü ışığın parlaklığı, büyüklüğü ve pozisyonundan yararlanılarak beyindeki işlemler anlaşılmaya çalışılacak. İnsan gözü fotoğraf makinesi gibi çalışmaz. Optik sinirinin beyne yolladığı sinyaller fotoğraflardaki gibi noktacıklardan oluşmaz. Göz sürekli hareket edip farklı yerlere odaklandığı için retinanın çalışması karmaşıktır.

    Hastadan alınan geri besleme ile bu göz geliştirilecek ve elektrot sayısı 1024’e çıkarılacak. Projeye 42 milyon dolar harcandığı ve projenin görmeyenler için umut verici olduğu açıklandı.

  8. Damarlarda Dolaşabilen Minyatür Robotta Önemli Gelişme

    ABD’de Stanford Üniversitesi’nde Yardımcı Doçent olan A. Poon, damarlarda dolaşıp dışarıya bilgi aktaracak olan minyatür robotların pil sorununu çözdü.

    Poon’un devrim yaratan buluşuyla minyatür robotların pilleri ve antenler çok küçüldü ve pil değiştirmeye gerek kalmadı. Poon, robotun pilini elektromanyetik dalgalarla uzaktan şarj etmek için gereken antenin boyutunu 2 milimetrekareye düşürdü.

    Bilim dünyası 50 yıldır mini robotları uzaktan şarj edecek antenleri küçültmeyi başaramamıştı. Poon çözümü önce matematiksel yöntemle buldu.

    Yıllardır insan vücudu, elektriksel iletken olarak değerlendirilerek hesaplar ona göre yapılıyordu. Bu yanlış kabul nedeniyle, cihazın boyutları büyüyor ve damara sığmıyordu. Poon, vücuttaki kas, yağ ve kemikleri dielektrik (veya yalıtkan) olarak kabul ederek hesapları yeniden yaptı. Sonuçlar şaşırtıcıydı.

    Radyo dalgaları vücutta ilerlerken fazla sinyal kaybı olmuyordu. Radyo dalgaları vücutta sanılandan daha derinlere iniyordu. Poon, bu yıl Şubat’ta yapılan bir bilimsel kongrede minyatür robotlarını dünyaya tanıttı.

  9. İngilizler’in Göğüs Kanserini Çok Erken Teşhis Eden Tekniği

    İngiliz bilim adamları Imperial College’da, göğüs kanserinin hastalıktan yıllar önce belirlenebileceğini kanıtladı. Doktorlar, 1380 kadının kan analizlerini inceledi. Kansere yakalananların, hastalıktan yıllar önce ATM adlı genlerinin değişime uğradığını keşfettiler. ATM genleri, kandaki akyuvarlarda bulunur.

    Araştırmacılar, bu genin moleküler değişime uğraması ile göğüs kanserine yakalanma arasındaki ilişkiyi ortaya çıkardı. ATM genindeki değişikliğe metilasyon denilen kimyasal reaksiyonun neden olduğu görüldü. Metilasyon oranı en yüksek olan kadınların metilasyon düzeyi düşük olanlara göre kanser olma riskinin 2 kat fazla olduğu belirlendi. Kadınların bazılarında, kanser olma sinyalinin, hastalıktan 11 yıl önce ATM genlerince verilmiş olduğu tespit edildi.

    Kadınlar, belirli sürelerde kan tahlili yaptırırsa ilerde göğüs kanseri olup olmayacaklarının anlaşılacağı açıklandı.

  10. Kuantum Bilgisayar İçin Elmasın Hatalı Noktaları Kullanılacak

    Saf elmas sadece karbon atomlarından oluşur. Ancak elmasın bazı noktalarında karbon atomu yerine yabancı atomlar olabilir. Bu küçük noktacıklar mücevherin değerini düşürür. Kuantum bilgisayarı yapmaya çalışan bilim adamları, kuantum hafıza bilgilerinin elmaslardaki bu hatalı noktalarda depolanabileceğini keşfetti. Hollanda’daki Delft Üniversitesi ve ABD’deki bilim adamlarının ortak çalışması elmasın kuantum bilgisayarı için uygun olduğunu gösterdi.

    Araştırmacılar, içinde yabancı atom olarak azot olan elmaslarda kuantum hafıza bilgilerinin depolanabildiğini keşfetti. Elmastaki azot atomlarının önemi birkaç yıl önce fark edildiği için çok sayıda uzman konuyu inceliyordu. Elmasta azot atomları olduğunda, kuantum hafıza bilgileri oda sıcaklığında saklanabiliyor. Azot yerine başka atomlar varsa, bilgi saklayabilmek için çok düşük sıcaklıklara inmek gerekiyor.

    Araştırmacılar, mikrodalga yardımıyla elmastaki azot atomları ile 7 yakınındaki elektronları ilişkilendirip hafıza bilgisi depolamayı başardı. Bu başarı bizi kuantum bilgisayara bir adım daha yaklaştırdı.

Etiketler: Bilgi

Türk İnternet'ten buna benzer yazılar için bildirim almak ister misiniz?

ABONELİKTEN ÇIK
Türk-İnternet Haber Merkezi

Türk-İnternet Haber Merkezi

Turk-internet.com Haber Merkezi Türk Internet Endüstrisi Portalı, turk-internet.com, 1 Eylül 2000’de resmi yayına geçerek, iş ve Internet dünyası profesyonelleriyle buluşmuştur. Editör icin [email protected] ya da [email protected].

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

GÜNLÜK BÜLTEN ABONELİĞİ

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • St. Petersburg Forumu, Rusya’nın Yeni Teknoloji Stratejisinin Sinyallerini Veriyor: Nadir Toprak Elementleri, Yapay Zeka, Yarı İletkenler ve Teknolojik Egemenlik
  • Türkiye Yapay Zeka Stratejisinde Yeni Dönem: Dijital Egemenlik Merkeze Yerleşti, Peki Bu Yeterli mi?
  • Teknoloji Girişimlerini İlgilendiren Yeni Düzenlemeler Yürürlükte
  • Washington Yapay Zekada Yavaşlatma Yerine Hızlanmayı Seçti: Yeni ABD Yapay Zeka Doktrini ve Riskleri
  • Dijital Dönüşüm ve Gazeteciliğin Küresel Krizi

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile KarşılaştırmakKaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Bildirimler

Turk-internet.com masaüstü bildirimlerini almak için lütfen buraya tıklayın

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]

Türk İnternet'ten ilginize çekecek yazılar için bildirim almak ister misiniz?

Abone Ol

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.