Özellikle kamu kurumlarına düzenlediği siber saldırılar ile gündemden düşmeyen RedHack adlı hack grubu şimdi de kendisini konu alan bir belgesel ile gündemde. Bağımsız Sinema Merkezi (BSM) tarafından hazırlanan ve RedHack eylemlerini konu alan 60 dakikalık “Red!” belgeseli 15 Şubat tarihinde izleyicinin karşısına çıkacak. Filmin İngilizce alt yazılı bir versiyonunun da hazırlandığı ve 1 Nisan’da yurt dışında vizyona gireceği duyurulmakta.
BSM tarafından hazırlanan belgeselin ilk tanıtım filmleri çeşitli mecralarda yayınlanmaya başlamış durumda. Web sitelerini incelediğimizde klasik sol çizgide yer alan bir kollektif görünümü taşıyan BSM’nin yaptığı açıklamalara göre bu oluşum 2011 yılında Türkiye’de sinema ve video alanlarında film, atölye, araştırma, yayın ve eğitim çalışmaları yapmak; bağımsız sinemacılara kendilerini geliştirebilecekleri ve projelerini hayata geçirebilecekleri bir merkez sunmak ve kollektif bir üretim modeli oluşturabilmek amacıyla kurulmuş.
Yönetmenliğini Mustafa Kenan Aybastı’nın yaptığı, Senarist ve editörlüğünü Onur Doğan’ın üstlendiği söz konusu yapım 60 dakikalık bir belgesel olacak. Film, Türkiye’de daha önce sinema alanında ele alınmamış olan siber savaş ve siber aktivizm konularını merkezine alma iddiasında. BSM’nin yaptığı açıklama, filmin konusunu çok sayıda uzmanın da katkılarıyla kapsamlı şekilde ele alma iddiasını taşıdığı yönünde. Söz konusu filmin tanıtım videoları, YouTube da dahil olmak üzere pek çok mecrada yayınlanmaya başlamış durumda.
YÖK Belgelerine Mahkeme Yayın Yasağı Getirmedi
Bu arada, en son YÖK eylemleri ile [1] gündeme gelen RedHack hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yeni bir girişimi olduğu rapor ediliyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Redhack adlı grup tarafından yapılan siber saldırı sonrasında, YÖK’e ait gizlilik taşıyan bazı bilgi ve belgelerin yayımlandığı internet sayfalarına erişimin engellenmesi talebiyle Ankara 6. Sulh Mahkemesi’ne başvuru gerçekleştirdi. Mahkeme ise erişimin engellenmesi istemini “mağdur kamu kurumunun mahkemeye bu taleple, doğrudan başvurması” gerektiğini açıklayarak reddetti. YÖK ise bu tür bir başvuruyu henüz yapmadı.
YÖK Belgeleri Sızdırıldı mı?
Bu yayın yasağının getirilmemiş oluşu ve hala YÖK’ün başvuru yapmamış olmasını da işaret ederek, ileri sürülen bir iddia var; o da RedHack’in son YÖK hacklemesinin dışarıdan içeriye doğru değil, içeriden doğru gerçekleştirildiği ve hatta hacking olmadığı, “bilgi/belge sızdırma” olduğu iddia ediliyor.
Üniversiteler konusunda belgeler heyecan yarattı ve hatta gazeteciler “ifade özgürlüğü” konusundaki bir toplantıda “RedHack nedeniyle ümitli olduklarını”[2] söylediler. Ama belgelerin bazılarının YÖK’den gelmediği, çünkü YÖK belgeleri arasında olmadığı iddia ediliyor.
Sitemize gelen İstanbul Üniversitesi[3] açıklaması ile isimsiz bilgi veren bazı cevap maillerinde; açıklanan belgelerin bir kısmında YÖK evrak kabul damgası olmadığı, bu belgelerin üniversitelerde soruşturması şikayet edilen lehine bitmiş ve bazılarında mahkemeleri de sonuçlanmış işlemler olduğu belirtiliyor ve belgelerin sızdırılması konusunda; normal yollarla yani mahkeme ve soruşturma ile istediğini elde edemeyen bazı üniversite yönetimlerinin, eski yönetimleri yıpratmak için bu belgeleri sızdırma yolu seçtiği anlatılıyor, iddia ediliyor.
Doğal olarak, bu konuda hem RedHack’e, hem de YÖK’e soru gönderdik ve bilgi istedik ama her 2 kurum da iddialar konusunda sessizliğini korumayı tercih etti, geri cevap dönmediler.
Dolayısıyla mahkemenin başvuruları reddetmesi ya da YÖK’ün olayın üzerinden bu kadar gün geçmsine rağmen yayın yasağı talep etmemiş olması da aynı kapsamda, bu bilgilerin bilerek sızdırıldığı ve yine bilerek yayın yasağı getirilmediği iddialarını ortaya koyuyor.
Malum çağımız “dezenformasyon çağı” dolayısıyla kim haklı, biz bilemiyoruz. Ancak “eskiden gazeteciler üzerinden yapılan sızdırmalar, şimdi RedHack yoluyla mı yapılıyor?” sorusu ortaya çıkıyor. Bu soruya cevap vermesi, konuya açıklık getirmesi gereken ise RedHack’in kendisi.
Anonymous’un da açıkladığı üzere, bazı bilgiler hacking ile değil, içerde çalışan ve rahatsızlık duyan kişilerin dışarıya sızdırması ile de olabiliyor. Manning olayı bunun en önemli örneğidir.
Ama sızdırma “amaçlı” ise bu durum dikkatle ele alınmalıdır. RedHack’in bu konuya açıklık getirmesi, bu açıdan ve kendi güvenilirliği açısından da önemli.
Kendilerine 1 hafta önce bu sorularla gönderdiğimiz mailin ulaşamamış olması olasılığına karşı, bir daha buradan soruyoruz; “Acaba belgelerin tamamı ya da bir kısmı sızdırılmış belge midir?” Cevap geldiği takdirde yayınlayacağız..
“Öncelikle Bir Kaç Üniversite’nin Sitesini Hackledik, daha sonra YÖK’ü Hedef Aldik
Güncelleme : Haberimiz sonrası RedHack’ten cevap geldi. Cevabı aynen aktarıyoruz (harf ve imla hatalarını değiştirmedik);
Selamlar sayin DIncer,
2013’e girdigimiz ilk dakikalarda yok’e bagli bir siteye index attik. Iceriden sizma olmus olsaydi bunu yaparmidyik?. Aradan bir hafta geciti bu defa baska yere dalip hem index attik hemde belgeleri aldik.
Hatta 40 gb bilgi oldugu icin baya beklemek zorunda kaldik. Iceriden olsaydi 1 hafta once nasil index atabilirdik. Cunku 1 hafta oncesinde bu belgeleri alabilecegimizi bilemiyorduk, bilseydik indexi atmazdik cunku indexi gorup sistemi kapatabilirlerdi. sonradan buldugumuz bir aciktan aga sizdik. Ama diyoruz ya, eger iceriden bilgi verilmis olsaydi bir hafta oncesinden index atmaz, sistemin kapatilma riskini goze almaz, olayi cok daha farkli yapardik. Elimizde iceriden screen goruntuler var, Ag’a sizdiktan sonra bircok yere eristik. Bu iddalari snanlar “yetenegi” olmayan, yetenegi olmadigi icinde kimsenin yetenekli olmasini kabullenemeyen, populist insanlar. Biz hack grubuyuz casus degiliz 😉
Basbakan’in ODTU ziyareti sonrasi gelisen protesto olaylarini manupulatif sekilde anlatmasi, ogrencileri hedef gostermesi ve akabilinde YOK ile cesitli universitelerinin rektorleri’ninde bir bildiri ile basbakana destek vermesinden oturu bu eylemi dusunduk.
Basbakan ve cikarci rektorlere bir mesaj vermek istedik. Oncelikle bir kac universite’nin sitesini hackledik daha sonra en iyisi toptan mesaj verelim diyerek YOK’u hedef aldik. 2013’e girildikten kisa bir sure sonra YOK’e ait ide.yok.gov.tr adresini hackleyip not biraktik (biraktigimiz not’u su adresten gorebilirsiniz www.zone-h.org) Fakat bunun yeterli olmadigini dusunerek 1 ocak’tan 6 ocak tarihine kadar YOK sistemini arastirdik.
YOK eylemini 8 Ocak gunu sabah 5 sularinda ebys.yok.gov.tr adresinin ana sayfasina bildirimizi koyarak baslattik. Fakat bundan once yani 6 Ocak ile 8 Ocak arasinda iki gun boyunca bilgileri son derece guvenlikli bolgelerde saklanan bilgisayarlara indirdik. YOK baskaninin da soyledigi gibi belgeler “kopyalanarak” degil-malesef- kesilerek alindi. Yani YOK’te bu belgelerin kopyasi kalmadi, en azindan dijital ortamda..
6 Ocak’tan 8 Ocak’a kadar “root oldugumuz” yani ustun kullanici yetkilisi olarak girdigimiz sistemde belgeleri kopyaladik, sistemi kendimize yedekledik.. Kullanicilarin hareketlerini konusmalarini gozlemledik, kaydettik.
8 Ocak gunu saat sabah 4 sularinda once o gune kadar (sahte IP’lerle de olsa bile) biraktigimiz tum kayitlari, log’lari sildik..
8 Ocak gunu saat saat 5’te siteye yani ebys.yok.gov.tr’ye bildirimizi biraktik (bildiriyi gormek icin http://www.zone-h.org/mirror/id/18906528 )
8 Ocak sabah saat 5:20 civarinda twitter’dan duyurduk. Saat 7 ciavarinda YOK sistemi komple kapatti. Degim yerindeyse fisi cekti.
O gunden bu yana ebys.yok.gov.tr kapalidir. YOK yaptigi aciklamayla artik belgeleri internet ortamina koymayacagini soyledi.
Burdan YOK’e cagrimiz, eger belgelerden lazim olanlar var ise, soylesinler gonderelim, malum duydugumuza gore belgelerin yedekleride silinmis..
[1]-RedHack YÖK’ü Bir Kez Daha YOK’ladı, Bu Kez Hacklenen Belgeler Yayında
[2]-İfade Özgürlüğünü Tartışan Klasik Gazeteciler, RedHack Nedeniyle Ümitli Olduklarını Belirttiler
[3]-İstanbul Üniversitesi Redhack’in Açıkladığı Belgelere Cevap Yayınladı



Kaynak : 