Microsoft CEO’su Steve Ballmer’ın şirketten ayrılacağının açıklanması [1] sonrasında yeni CEO adayları hakkında tartışmalar devam ediyor. Ancak yeni CEO adayları hakkındaki yorumlar bir yana, analistlere göre asıl tartışılması gereken Microsoft’u 13 yıldır yöneten kişinin performansı. Pek çok analist daha 1 hafta öncesine dek Ballmer’ın teknoloji camiası üzerindeki etkisini tartışmazken şimdi Ballmer’ın başarısız olduğu yüksek sesle konuşulmaya başlandı ve bu başarısızlığın ardındaki nedenler sorgulanmaya başladı.
2000 yılının Ocak ayında Steve Ballmer, Microsoft’un kurucusu Bill Gates’in yerine Microsoft CEO’su olduğunda firmanın yeni milenyumda nasıl bir strateji izleyeceği merakla beklenmeye başlamıştı. 1980 yılında Microsoft’a katılan Ballmer, satış ve pazarlama alanlarında son derece başarılı bir yönetici olarak görülmekteydi. Ancak Ballmer’ın Microsoft CEO’su olarak geçirdiği 13 seneye bakıldığında, vizyoner bir kişiliğe sahip olmayışı ve yenilikçi yaklaşımları benimsemek yerine güçlü olduğu alanlara inatla tutunmaya çalışması nedeniyle firmanın ciddi bir değer kaybı yaşadığı görülüyor.
2000 yılında Ballmer Microsoft CEO’su olduğunda Google henüz 2 yıllık bir firmaydı ve sadece arama motoru alanında adını duyurmuştu. Apple ise 1998 yılında iflasın eşiğinden dönmüştü ve Steve Jobs önderliğinde yeniden toparlanmanın peşindeydi. Dolayısıyla Microsoft, bugün en büyük rakipleri olarak görülebilecek firmaların hem ekonomik anlamda hem de oturmuşluk anlamında fersah fersah ilerisindeydi. Ancak geride kalan 13 yıl içinde, Microsoft bir türlü bulut bilişim, mobil devrim ve online reklamcılık gibi alanlara adapte olamadı. 2000 yılında firmanın ana gelir kaynağı Windows işletim sistemi ve Microsoft Office satışlarıydı. 2013 yılına bakıldığında da yine ana gelir kapılarını bu iki alanın oluşturduğu, Microsoft’un diğer alanlarda kayda değer bir atılım yapamadığı görülüyor.
Analistlere göre Microsoft’un yerinde saymasına, rakiplerin ise hızla yükselmesine neden olan bu durumun en büyük sebepleri, Microsoft’un kurumsallaşan ama giderek büyüyen yapısı içerisinde dinamizmin ve hızlı reaksiyon verme özelliklerinin kaybolmuş olması. Ayrıca Steve Ballmer’ın şirket yönetiminde muhafazakar ve korumacı bir tavır sergilemesi, Windows’la uyumlu olmayan tüm teknolojileri baştan reddetmesi, mobil alandaki yükselişi erken sezememesi de Microsoft’un yarışta geride kalmasını sağlamış durumda.
Ballmer’ın en çok eleştirildiği noktalardan birisiyse şirkete getirdiği çalışan performans kriterleri. Ballmer yönetiminde, gerçek ve dinamik bir performans değerlendirmesi yerine her 10 kişilik ekiplerde tipik bir şablon olarak 2 kişinin yıldızlaştığı, 7 kişinin geçer not aldığı ve 1 kişinin de yetersiz bulunduğu bir politika sonucunda Microsoft’u giderek bir yazılım ve teknoloji şirketi olmaktan çıkartıp satış/pazarlama şirketine dönüştürdüğü söyleniyor.
Sonuç olarak, Microsoft’un CEO’luğunu bırakacak olan Ballmer’ın performansı analistlerin gözünde hayli yetersiz. Ballmer, 13 yıl içinde firmayı çekip çevirmeyi başarmış olabilir ancak Windows ve Office dışında Microsoft’a gerçek anlamda yeni bir yönelim sağlayamadı. Xbox oyun konsolu şimdilik bu durumun tek istisnası gibi gözükmekte ancak mobil oyunların artışıyla birlikte hızla değişen bu alanda da Microsoft’un çok emek harcaması gerektiği de aşikar.
[1]-Steve Ballmer Yakında Microsoft CEO Görevinden Ayrılıp, Emekli Oluyor



Kaynak : 