web analytics
Perşembe, Haziran 25, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result

Yenilikçi Türkiye için Bilişim Konferansında, Teknoparklar, Üniversiteler, Devlet ve Özel Sektör için Eleştiriler Havada Uçuştu

Bu hafta Tübisad-Tüsiad işbirliği ile gerçekleştirilen “Yenilikçi Türkiye için Bilişim” konferansı ilginç konuşmalara sahne oldu. Bu konferansın haberini 2 gün once vermiştik[1] ama başka bazı notlara değinmek istiyoruz ; bu notlardan bir demeti turk-internet.com okuyucuları için yayınlıyoruz;

Fusun S.Nebil-Fusun S.Nebil
6 Aralık 2013
-Genel
0
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

Bu hafta Tübisad-Tüsiad işbirliği ile gerçekleştirilen “Yenilikçi Türkiye için Bilişim” konferansı ilginç konuşmalara sahne oldu. Bu konferansın haberini 2 gün once vermiştik [1]ama başka bazı notlara değinmek istiyoruz ; gerçi bunlar sektörün biraraya geldiği zaman hep konuşulan konular ama bu notlardan bir demeti turk-internet.com okuyucuları için yayınlıyoruz;

Teknoparklar Gelişmeli/Değişmeli

Toplantıda hem Bakan Nihat Ergün hem de BTK Başkanı Tayfun Acarer, çok uzun zamandır şikayet konusu haline gelen Teknoparklara değindi. Acarer, Teknoparkların Üniversiteler tarafından rant yeri gibi kullanıldığına ve m2 birim fiyatlarının 18 Eurolara yükseldiğine işaret ederken; “Üstelik arsa bile devletin arsası” diye not etti :).

Bakan Ergün, teknolojiyi iyi tüketen bir ülke olarak, iyi üreten ülkeler arasında olmadığımızı hatırlatarak, 2023 hedeflerine mevcut performans ve satış ile varamayacağımızı not etti. Bakan bugün nerdeyse her gelişmenin arkasında yazılım olduğunu ve tarih boyunca bilişim kadar sürükleyici bir sektör olmadığını söylerken; “yazılım sektörüne biraz ilgi göstermemiz, altyapıları tamamlamamız lazım” dedi ve çoktandır sektörün beklediği bir konuya değindi; ARGE desteği için yazılım firmalarından istenen 50 eleman konusunda çalıştıklarını ve 30 ya da 25’e indirme hazırlığı içinde olduklarını belirtti.

Ergün’ün aynı kapsamda, ilginç bir eleştirisi şu şekildeydi; teknoparklar için inovasyon indeksi oluşturduklarını ve bu yolla Teknoparkların ne yaptıklarını ortaya koyacaklarını söylerken: “Apartman yöneticiliği yapmıyorsun, aidat alıp, biraz da ağaç dikeyim, asansöre bakayım yeter diyemezsin, burada ne yaratılıyor, ARGE’yi teşvik ediyor musun, kaç tane patent alınmış, bunlara hep bakacağız” dedi.

Bakan Ergün Üniversiteler için daha önce yaratılan indeks konusunda da açıklamalar yaptı. “İlk yayınladığımız sene, büyük üniversiteler bir baktılar ki, kendi notları düşük. Şaşırarak sordular; ama bunlar şeffaf konular; inovasyonu nasıl desteklemişler, sanayi-üniversite işbirliği var mı, nasıl projeler yapmışlar? Buna bakıyoruz” dedi. Ergün, bu konunun “üniversiteler ticari kuruluşlar mıdır?” şeklinde tartışma yarattığını da bildiklerini, aynı tartışmaların Harvard Üniversitesi ve Cal Tech (California Teknoloji Üniversitesi) 10 yıl kadar once tartışıldığını ve yola devam edildiğini belirtirken, Cal tech çevresinde oluşan inovasyona işaret etti.

Konferans sırasında, özel sektörün teknoparklar konusunda yaptığı eleştirilerine burada yer vermiyoruz. Çünkü otopark fiyatlarından, metrekare fiyatlarına, sadece büyük firmaların alındığından, bir şey yaratılmadığına kadar pek çok eleştiri zaten uzun zamandır yapılıyor ve biz de turk-internet.com olarak bunlara –bilinç yaratmak adına– daha önce çeşitli formatta (söyleşi ya da haber) hep yer verdik.

Üniversiteler Hayatın İhtiyaçlarına Göre Güncellenmeli

Üniversiteler konusuna gelindiğinde, başta özel sektör olmak üzere, gerek BTK başkanı Acarer, gerek Bakan Ergün, gerekse bazı konuşmacılar, eğitimlerin, ihtiyaçla paralel olmadığını anlattılar. Acarer bazı okullarda hala Fortran 4 okutulduğunu, çünkü muhtemelen hocaların yeni lisanlara geçiş yapamadığını söylerken, ara eleman ihtiyacına da dikkat çekti ve yapılan bir araştırmada, bilişim firma yöneticilerinin bu ihtiyacı % 58 olarak belirttiklerine işaret etti.

Acarer, “Sektör, STK’lar, kamu ve üniversiteler olarak biraraya gelip, bizim şuna ihtiyacımız var dememiz lazım” derken, gerekirse akademisyen olmasa bile, sektörden işi bilenlerin ders vermesi gerektiğini şöyle ifade etti : “ Sektörün bu konuda destek vermesi lazım. Bazı dillerde hoca bile yok. O kadar hızlı değişiyor ki, bilenlerin, bilmeyenlere ders vermesi lazım..”

Nihat Ergün ve özel sektör temsilcilerinden bazıları da üniversite eğitimlerinin piyasa ihtiyaçlarına gore güncellenmesi gerektiğini söyledi ve İstanbul Üniversitesinden 150 hocanın girişimcilik dersi vermenin dersini tamamladıklarını kaydetti.

Bakan Ergün ayrıca üstün zekalı çocukları bulup, eğitecekleri bir hazırlık içinde olduklarını da belirtti.

Konferansın daha ileri bölümünde, aynı kapsamda olmak üzere, HP Genel Müdürü Serdar Urçar, konuyu daha da temele indirdi ve “acaba temel bilimlere yeterince önem vermiyor muyuz?” diye sordu.

Bankalar-Finans Sektörü, Neden Bilişim Sektörünü desteklemiyor

Bu da epeydir konuşulan bir konu. İstihdam, zaman ve donanım-yazılım kaybı olarak özetleyebileceğimiz, her bankanın kendi teknoloji merkezini kurması konusunu, bilişim sektörü : “Büyük bir israf. Herbirisi ayrı ayrı eleman, yazılım vs kullanıyor. Halbuki, tersine ortaya bankacılık uygulamalarında uzman bazı firmalar çıkabilir. Yurtiçinde büyüyerek, ülkenin dünyaya açılan bir ihracat kapısı haline de gelebilirler.” diye özetlerler.

Tayfun Acarer de bu konuya işaret etti : “Finans sektörünün teknolojik açıdan dünyadaki en iyisi Türkiye’de. Ama bankalar teknoloji konusunda kendilerini, dışarı açmıyor kendi başına çalışıyor.”

Bu noktada biz de bir not iletelim; Acarer bunu söylemekle birlikte, uzun zamandır aynı tür bir eleştiri devlete de yapılıyor. Hem Türksat üzerinden yürütülen işler, hem de ortak veri merkezine geçme projeleri, bilişim sektörünün en büyük müşterisi durumundaki kamunun, sektörün kapsamı dışında kalmasına yol açıyor. Bu konuda 2 tür eleştiri var; ilki sadece Türksat yetkinliği ile iş yapılmak isteniyor, halbuki farklı işlerin farklı uzmanlıkları var. İkinci eleştiri ise; yukarıdaki gibi, bu konuda kamu özel sektör firmalarını desteklese, hem yurt içinde, hem de yurtdışına ihracat yapabilecek firmalar filizlenebilir; “kamu Türk özel sektörünün müşterisi olmayacaksa, kim olacak?”.

Bilişim sektörünün bütün dünyada takip ettiği 3 tür müşteri var; Kamu, Finans ve Telekom sektörleri. Telekom sektörünün sürekli yurtdışından alışveriş ettiği düşünülürse (ki 3G’de BTK’nın koyduğu yerel KOBİ’lerden % 40 şartını olumlu bir gelişme olarak işaret edelim), kamu ve finans sektörünün de bu şekilde kendi kendilerine oynadıklarını düşünürsek; “ne olacak bu bilişim sektörünün hali” diye sorulması anlamsız oluyor.

Çağrı Merkezleri

Çağrı Merkezleri ülkemizin yeni heyecanlarınından birisi. Ama gittikçe büyüyen bir sektör haline gelen bu konuda Acarer’in bankalarla ilgili eleştirisi var; “Bilişim sektörünü regüle ediyoruz. Bilişim sektörünün çağrı merkezlerine bakın; bankalarınki için aynısını söylebilir misiniz?”

Acarer, bilgisi ulaşmayan kredi kart borcunu öğrenmek için bir bankanın çağrı merkezini aradığını, 23 dakika beklediği halde öğrenemediğini, ertesi günü özel kaleme söylediğini ve onların nasıl çözdüğünü bilmediğini söyleyerek, konuyu örnekledi. Biz de benzer tecrübeler yaşadığımız için kendisine fena halde hak verdik.

Diğer yandan not edelim; son 5-6 yıldır Çağrı Merkezleri, en ümit veren kurumlar şeklinde. Hem İstanbul’un yükünü Anadolu’ya dağıttıkları, oradan yeni mezun üniversitelileri istihdam ederek, onların İstanbul’a gelme zorunluluğunu ortadan kaldırdıkları, hem de bir istihdam alanı ve uzmanlık yarattıkları için.

Özel Sektör Firmaları Sektörü Büyütmeye Değil, Kendi Pasta Dilimlerini Büyütmeye geliyorlar

Acarer’in eleştirdiği bir konu da, bilişim ve telekom sektörü firmalarının stratejilerindeki eksiklik ve hareket tarzları. Acarer, devletin destek vermek ve sorun dinlemek için var olduğunu ama kendilerine gelen firmaların sektörün büyümesinde değil, kendi pasta dilimini büyütmeye yönelik taleplerle geldiklerini “bizimkini daha yüksek verin” taleplerinde bulunmalarını eleştiriyor.

Acarer; “şu anda eşik atlama noktasındayız. Bu eşiği atlamak için mutlaka yurtdışına açılmamız lazım. Yoksa belli bir açı ile gidiyor. Yoksa 2023 için koyduğumuz 160 milyara ulaşamayız. Mümkün değil. Afrika’ya gidin mutlaka, Pakistan’a, Afganistan’a gidin. Oralarda fırsatlar var. “ dedi.

Ama en ilginç cümleleri şu şekildeydi : “Biz temaslar için gittiğimizde, ordaki düzenleyiciler “neden Türk girişimciler buraya gelmiyorlar?” diye soruyorlar. “Türk girişimciler aristokrat, zor işlere gelemiyorlar” diyemiyoruz. “

Aynı konuya Oracle’dan İlker Koçer değindi. Bir süredir Afrika, Ortadoğu bölgesinden sorumlu olan Koçer, Oracle’ın tüm işlerinin % 65’inin bu bölgede olduğunu söylerken, Kenya, Nijerya gibi ülkelerde çalıştığını ama oralara Türk firmaların gitmediklerini buna karşın, bu bölgede Çin’li, Hint’li, Portekiz’li, Fransız firmaların cirit attığına değindi[1]. Koçer bir toplantıya 2 Türk firmasını yanında alarak da gittiğini (bunu yapmak gerekip gerekmediğini de bilmediğini) söyledi ama firmaların pazarda devamlılık sağlamadığına işaret etti.

Biz de farklı düşünmüyoruz; Türk bilişim sektörünün yukarda işaret ettiğimiz zorlukları olmakla birlikte, doğrusu Acarer’in söylediği gibi zor işlere gelemiyorlar. Buna başka bir yazıda değinelim.

Entellektüel Sermaye

Konferansdaki bir panele katılan HP Ülke Müdürü Serdar Urçar ise, entellektüel sermayesi konusuna dikkat çekti. Aynı kapsamda belki göçmen politikasının da gözden geçirilmesi gerektiğini belirten Urçar, Porter’ın “strateji ne yapmayacağına karar vermektir” cümlesini kullanarak, yukarıda da belirttiğimiz üzere “acaba temel bilimlere yeterince dikkat etmiyor muyuz?” diye sordu.

Oracle’dan İlker Koçer aynı konuya ”girişim fikri diye gelenlerin çoğunluğu kopya” dedikten sonra “iyi bir fikir için sağlam bir background lazım ama böyle bir background’u olanlar da genellikle büyük şirketlerde işe giriyorlar” dedi.

İntel Genel Müdürü Burak Aydın ise bir saptama yaptı; “İnovasyonda başarı işaretleri var ama henüz başarı yok”. Cisco Genel Müdürü Ümit Cinali, dünyada internete bağlanabilir cihazların ancak % 1’inin bağlı olduğunu söyledi.

KoçSistem CEO Mehmet Nalbantoğlu ise, “30 yıldır bir çok bakandan iyi şeyler dinliyoruz ama fazla değişen bir şey yok.” derken, bir kamu firmasının veri merkezi oluşturmasına, diğerinin güvenlik merkezi oluşturduğuna dikkat çekti ve “neden bunları özel sektöre bırakmıyorsunuz, hem referans olur” dedi.

Nalbantoğlu, teşvikler konusunda da, daha iyi incelenmesi gerektiğini belirtti ve “bazen kıraç toprağa zeytin teşviği veriliyor” dedi.

Toplantıdaki son eleştiriyi, katılımcılardan aldığımız bir mesaj olarak iletelim; bu toplantı Tübisad-Tüsiad işbirliğinde bir toplantı olmakla birlikte, başkan Muharrem Yılmaz dışında bir Tüsiad mensubu göremedik. Bu da sanayimizin bilişim sektörünün ne anlama geldiğini hala anlayamadıklarını ve önem de vermediklerini göstermiyor mu acaba?

[1] Koçer’in bahsettiği konuda turk-internet.com dikkat çekmek için çeşitli haberler yayınlıyor. Örneğin Hintli Bilişim Firmalarının Yeni Rotası Afrika

Etiketler: Yazar

Türk İnternet'ten buna benzer yazılar için bildirim almak ister misiniz?

ABONELİKTEN ÇIK
Fusun S.Nebil

Fusun S.Nebil

Detaylı bilgi için aşağıdaki dünya işaretini tıklayınız.

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

GÜNLÜK BÜLTEN ABONELİĞİ

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • St. Petersburg Forumu, Rusya’nın Yeni Teknoloji Stratejisinin Sinyallerini Veriyor: Nadir Toprak Elementleri, Yapay Zeka, Yarı İletkenler ve Teknolojik Egemenlik
  • Türkiye Yapay Zeka Stratejisinde Yeni Dönem: Dijital Egemenlik Merkeze Yerleşti, Peki Bu Yeterli mi?
  • Teknoloji Girişimlerini İlgilendiren Yeni Düzenlemeler Yürürlükte
  • Washington Yapay Zekada Yavaşlatma Yerine Hızlanmayı Seçti: Yeni ABD Yapay Zeka Doktrini ve Riskleri
  • Dijital Dönüşüm ve Gazeteciliğin Küresel Krizi

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile KarşılaştırmakKaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Bildirimler

Turk-internet.com masaüstü bildirimlerini almak için lütfen buraya tıklayın

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]

Türk İnternet'ten ilginize çekecek yazılar için bildirim almak ister misiniz?

Abone Ol

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.