ABD’de veri simsarlığı konusunda araştırma yapan bir Senato Komisyonu, geçtiğimiz hafta önemli bir rapor yayınladı [1]. Söz konusu raporda, veri simsarlığı yapan şirketlerin yüz milyonlarca kişiye ait çeşitli harcama ve davranış bilgisini toplayıp analiz ettiği ve gruplandırarak müşterilerine sattığını ortaya koyuyor. Veri simsarlarının müşterili arasındaysa bankalar, finans ve kredi kurumları, sigortacılar, turizm ve konaklama firmaları, hatta ilaç firmaları ve özel hastaneler mevcut. Bu işin milyarlarca dolarlık bir sektör haline geldiğini söyleyen komisyon, veri simsarlarının son derece gizli bir biçimde faaliyet gösterdiklerini ve tüketicilerin bu faaliyetlerden zarar görebileceklerini açıklıyor.
ABD Senatosu Ticaret Komisyonu’nun alt komitelerinden birisi tarafından yürütülen çalışmada, tespit edilen veri simsarlarına cevaplamaları için soru formları gönderilmiş. Yüzlerce veri simsarı firma içinden özellikle en büyüklerinin verdikleri cevaplar ise bu sektörle ilgili şaşırtıcı gerçekleri ortaya koyuyor. Örneğin HIV pozitif kişiler, tecavüz mağdurları veya tıbbi sorunları olan kişiler bile haklarında toplanan verilerle gruplanarak birer pazarlama aracı olarak kullanılıyormuş. Gerçi komisyon tarafından hazırlanan ve kamuoyuna açık hale getirilen rapor çok daha dar kapsamlı ancak veri simsarlığı sektöründeki çarpık yapı ve mahremiyet umursamazlığı, Senato’da yapılan görüşmelerde çok daha ayrıntılı bir biçimde ve örneklerle anlatılmış.
ABD Senatosu’nda yapılan görüşmelerde konuşan Dünya Mahremiyet Forumu yöneticisi Pam Dixon, veri simsarlarının anketler, telefon görüşmeleri, online davranış takibi ve benzeri yöntemlerle elde ettikleri verilerden yola çıkarak tüketicileri çeşitli gruplara ayırdıklarını ve bu listelerin satışa çıkartıldığını söylüyor. Tüketicilere hangi grupta yer aldıklarını öğrenme hakkı bile sunulmadığını söyleyen Dixon, örneğin MEDbase200 adlı bir firmanın bu şekilde tecavüz ve aile içi şiddet mağdurları şeklinde listeler oluşturup bu kişilerin verilerini sattığını söylüyor.
Yayınlanan raporda yazan bilgilere göre, tüketiciler hangi grup veya listelerde olduklarını bilmemelerinin yanı sıra, verilerinin kullanılmamasını talep ettiklerinde bile bu veriler silinmiyormuş. Bunun yerine ilgili veriler “kullanılmamak üzere” şeklinde damgalanıp saklanmaya devam ediyormuş.
Veri simsarlığı sektöründe yaşananlar ilk olarak geçtiğimiz yıl ABD Kongresi’ndeki Senatörleri ve Temsilciler Meclisi üyelerini kişisel mahremiyet konusunda bilinçlendirmeyi hedefleyen ve yine Kongre üyeleri tarafından oluşturulan Bipartisan Congressional Privacy Caucus grubu tarafından gündeme getirilmişti [2]. Şimdi ise Senato Ticaret Komisyonu’nun alt komisyonunda sunulan rapor ile bu konu daha fazla gün yüzüne çıkartılmış oluyor.
[2]-ABD Kongresi Üyeleri Veri Simsarlığı Konusunda Uyarıda Bulundu




Kaynak : 