Bugünlerde sosyal medyada müzisyenler arasında süregiden sıcak bir tartışma var. Avukat Gökhan Ahi’nin uyarısı ile incelemeye başladığımız konu, YouTube’ün ABD ve diğer ülkelerde yaptığının aksine Türkiye’deki müzisyenlerin haklarını ödemediklerini ortaya koyuyor. Müzisyenler bu hakkı “telif hakkı” olarak yorumluyor. Konuyu araştırdıktan sonra dönüp sorduğumuz Google yetkilileri ise bunun bir “reklam satışına göre anlaşma” olduğu düşüncesindeler. Bugün olayın müzisyenler tarafına bakalım ama daha sonra ilettiğimiz suallere Google’dan gelecek açıklamalara da yer veririz.
MSG YouTube’ün Lisanslama Görüşmelerinde 1 Yıldır Anlaşma Olmadığını Açıkladı
Müzik Eseri Sahipleri Grubu Meslek Birliği’nden (MSG) tarafından kısa bir süre önce, YouTube üzerinde yayınlanan video kliplerden alınması gereken paraların alınamadığına dair bir açıklama yayınlandı. Yapılan açıklamada YouTube ile lisanslama görüşmelerinin 1 yılı aşkın bir süre boyunca devam ettirildiği ancak uzlaşma sağlanamadığı belirtilerek hukuki sürecin başlatıldığı duyuruluyor. MSG’nin konuyla ilgili basın ve kamuoyuna yönelik açıklaması şu şekilde:
“Değerli üyelerimiz ve Kamuoyunun dikkatine,
1 yılı aşkın süredir online içerik platformu olan Youtube ile meslek birliğimiz arasındaki lisanslama görüşmeleri devam etmiş, ne yazık ki, bir türlü uzlaşma sağlanamamıştır. Bu süreçte meslek birliğimiz, üyelerinin haklarını savunmak adına, son derece ılımlı ve iyi niyetli olarak anlaşma zemini aramış fakat karşısında iyi niyetli olmayan ve hukuk dışı kullanımlarına devam eden bir muhatap bulmuştur.
Bu sürecin sonunda, birliğimizin iyi niyetini suiistimal eden ve hak sahiplerinin hakkını ödememek için direnenlere karşı hukuk mücadelemiz başlatılmıştır. Amacımız, müzik eserlerinin kullanılmasını engellemek değil, kullanıcılardan adilce tahsil edilmiş telif bedellerini hak sahiplerine kazandırmaktır. Bu bağlamda, telife saygılı olarak, kullandığının bedelini ödeyen kullanıcılara da haksızlık yapıldığı ortadadır.
Sonuç olarak, meslek birliğimiz üyelerinden aldığı güçle, onların haklarını son kuruşuna kadar alana dek, haklı mücadelesini hukuka uygun bir biçimde devam ettirecektir.
Değerli üyelerimizin ve kamuoyunun bilgilerine sunarız.
Saygılarımızla.”
MSG ile YouTube arasındaki anlaşmazlığın nasıl çözümleneceği konusunda şu anda bir gelişme yok. Sadece şubat başında Cannes’deki Müzik fuarı sırasında son bir görüşme daha olacağını öğrendik. Ondan sonraki durumu hukuki süreçler belirleyecek galiba.
MSG’nin asıl üye listesine baktığımızda Tarkan’dan tutun Şebnem Ferah’a, Athena grubu solisti Gökhan Özoğuz’dan ENBE Orkestrası’na dek pek çok sanatçının bu birliğe üye olduğunu görüyoruz. Kendisine üye olan eser sahiplerinin (besteci, söz yazarı, yayımcı, aranjör) eserleri için müzik kullanıcılarına kullanım izni ve lisansı veren, mali haklarını toplayan ve toplanan telifleri üyesi eser sahiplerine dağıtan bir meslek birliği olan MSG’nin bu sanatçılara ait eserlerin YouTube’da yayınlamasını engellemeye çalışabileceği, hatta Youtube’da bulunan videoların kaldırılmaya başlandığı söyleniyor.
Av.Dr.Barış Şensoy : YouTube Dünya Haklarını Vermeye Yanaşmıyor
3741 eser sahibi ve 49 yayımcı üyesi olan MSG’nin Genel Sekreteri Av. Dr. Barış Şensoy’a konuyu sorduk. Şunları söyledi :
- 2012’de yayınlanan videoların ücretleri
- senkronizasyon hakları
- Seyredilen videoların dünya gelirleri
1 yıldan beri görüşüyoruz. Görüştüğümüz 2 nokta var, avukatlarının olduğu Almanya ve marketing-pazarlama bölümlerinin olduğu Londra merkezleri. Toplantıların bazılarına Google Türkiye Genel Müdürü de katıldı. 1 yıldan beri anlaşma sağlanamıyor.
Üstelik biliyorsunuz mayıs ayında YouTube Türkiye’yi de açtılar. Yani konu daha kolaylaşacaktı. Bizim tarafımızdan yüklenen videoların hepsi orjinal. Bazı videolar da 3cü şahıslar tarafından yükleniyor ve bunlar halen yayında. Ama bunların hakları için anlaşma yapamıyoruz. Çünkü bir sürü konuda YouTube uyanıklık yapıyor. Temelde 3 konuda anlaşamıyoruz.
Öncelikle 2012 yayınlarına gelelim. YouTube şu uyanıklığı yapıyor; aramızda anlaşma olmadığını ve bu videoların gelirlerini yurtdışındaki derneklere ödediklerini söylüyorlar. Ama biz yurtdışında ortak çalıştığımız kurumlara bu tahsilatı yapma hakkı vermedik. Dolayısıyla onlardan bize gelen bir para da yok.
İkinci konu; senkronizasyon konusu. Yani birilerinin bir takım görüntüler üzerinde bu müzikleri kullanmaları ile ilgili haklar. YouTube anlaşmanın yapılabilmesi için, illa bu hakkın da kendilerine verilmesi gerektiğini söylüyor ama bu hak bizde değil. Üyenin kendisinde. Bizde olmayan bir hakkı biz nasıl verelim?
3cü olarak da dünya hakları. YouTube bu konuda da uyanıklık yapıyor ve sadece Türkiye ile Avrupa’dan seyredildiğinde ücret ödemeyi bağlamaya çalışıyor. Ama neden Dünyadaki başka yerden mesela Kazakistan’dan ya da OrtaDoğu’dan seyredildiğinde gelir alamayalım?
Barış Bey’e 2012 gelirlerinin anlaşma olmadığına dair iddia ile verilmediği bir yana, 2013 gelirlerini alıp alamadıklarını soruyoruz. Anlaşma hala olmadığı için 2013’ü de alamadıklarını söylüyor.
Konuya yakın başka bir uzman, Türkiye’de seyredilen müzik video sayısının (aylık 3 milyar civarı) çok yüksek olduğu, dolayısıyla da oluşacak gelirin yüksek olduğu, YouTube’ün bu parayı vermemek için anlaşmayı uzattığının düşünüldüğünü de söyledi.
Bu konuyu burada bırakmadık. İncelemeye devam ettik. Burayı tıklayarak okuyacağınız yarın ki bölümde Türkiye’de Seyredilen Müzik Videoların % 85’i Yerli” konusunu anlatacağız.



Kaynak : 