Bu söyleşinin ilk bölümünü Erkin Fındık- Tübider, PosTefecileri Yüzünden Normal İşleyişe Zarar Gelmemesi için Çabalıyor – 1 başlığı altında okuyabilirsiniz.
Dünyanın en eski mesleklerinden birisi olan Tefecilik de teknolojiye ayak uydurdu. Cep telefonlarımıza son 1-2 yıldır gelen “Kredi Kartı borçlarınızı ödüyoruz” mesajlarının arkasında PosTefeciliği olarak adlandırılan bir tefecilik türü var. Haksız kazanç anlamına gelen ve kurbanlarının borçlarını ödüyorum derken, artıran bu işlem konusunda BDDK yoluyla devlet önlem almaya çalışıyor.
Ama bu önlem almanın yol açacağı bazı sorunlar konusunda, KOBİ ölçekli bilgisayar firma ve bayilerinin derneği olan Tübider çaba gösteriyor. Hem PosTefeciliğinin ne olduğunu, hem de bu konudaki çabaları Tübider’de konuyla ilgili çalışmalar yapan gruptan Erkin Fındık ile konuştuk :
turk-internet.com : Pos Tefecilerin aldığı komisyon nedir mesela? Banka faizlerinden yüksek mi oluyor?
Erkin Fındık : Bankalar zaten kredi kartlarına, benim bankadaki itibarım ile paralel olarak vade farksız ödeme imkânları sağladıkları için, genelde bu tip işlemlerde banka faizleri mertebesinde oluyor. Yani şu anda güncel faizler ne ise, o mertebede rakamlar ile işlemler yapılabiliyor.
turk-internet.com : Siz bu röportajdan önce yaptığımız sohbette dediniz ki, bu olayda silsileli yani birden fazla firma arasında işlemler ile olabiliyor. BDDK bunu nasıl tespit etmiş?
Erkin Fındık : Sonuç olarak fiktif işlemlerin tespit edilebilmesi için sektördeki bütün kredi kartı ilişkilerinin tespit edilmesi lâzım. Hem bilişim sektöründe, hem de diğer bazı sektörlerde bir kredi kartı ödeme silsilesi söz konusu. Örneğin ben bir bilişim sektörü bayisiyim, bilişim sektörü şirketiyim, benim mal aldığım bir ara toptancı var, ara toptancının mal aldığı bir ana toptancı var, bu şekilde yukarıya doğru giden bir yapılanma söz konusu.
Bana bir son kullanıcı mal almak için geldiği zaman, ben çalıştığım yani benim üstümde yer alan bir ara toptancı ya da ana toptancının sanal posunu kullanarak işlem yapabiliyorum. Çünkü onların ticaret hacmi dolayısıyla banka komisyonları daha makul. Dolayısıyla burada birkaç katmanlı bir ilişki var.
Başkasının sanal posunu kullanarak işlem yaptığımda benim malî açıdan sistemde herhangi bir izim olmuyor. Dolayısıyla BDDK yaptığı daha doğrusu yapılmasını talep ettiği düzenleme ile bu ilişkinin netleştirilmesini istedi. Yani, hangi seviyede, kim, kimin posunu kullanarak işlem yapıyor, kim kimden mal alıyor bunun belli olması lâzım. Bu amaçla bir uygulama gerçekleştiriliyor.
turk-internet.com : Sanal Posların tefeciler tarafından kötüye kullanımı, o en yukarıdaki toptancıyı da rahatsız ediyor dediniz. Neden?
Erkin Fındık : Kesinlikle, Çünkü eğer bir fiktif işlem yapılmışsa, günün sonunda bunun tespiti yapıldığında, kimin pos’u kullanılmış ise, o ana toptancı veya ara toptancı mecburen mahkemeye çıkmak zorunda kalıyor. İfade vermek zorunda kalıyor, belki bu arada o en alttaki bilişim bayisi kaybolup buhar olmuş da olabiliyor.
Bu olayı tabii bizim sektörümüze de mâl etmemek lâzım. Genel hatlarıyla konuşmak lâzım. Bütün sektörlerde olabilecek bir ilişki bu. Dolayısıyla buradan tabi yukarıda sanal posu kullanılan şirket de zarar görüyor.
turk-internet.com : Bugün bilişim bayisi olarak bütün Anadolu’yu sayarsak, kaç firma var?
Erkin Fındık : Açıkçası bu konuda kesin kayıtlar olmamakla beraber, Türkiye”de 10- 12 bin arasında bir bilişim sektörü firmasının var olduğunu düşünmekteyiz.
turk-internet.com : Bayii, toptancı olarak ayırırsak, kaç olur?
Erkin Fındık : Ara toptancı diyebileceğimiz firma sayısı 50 ila 100 arasında, ana toptancı diyebileceğimiz firma sayısı da 5 ila 10 arasında diyebiliriz.
turk-internet.com : Bu tür muvazaalı ya da fiktif işlemlerin toplam hacmi konusunda bir fikriniz var mı?
Erkin Fındık : Açıkçası, bunu bankacılara sorduk ama çok net yanıtlar alamadık. Biz bu düzenlemede özellikle kuyumculuk, bilişim ve Telekom sektörünün hedeflenmesini anlayamamıştık. Bu sebeple sorduk, ‘neden bilişim sektörü?’ diye. Bu soru cevaplanırken, toplamda yapılan fiktif işlem miktarının aslında çok az olduğunu yani bizim anladığımız yüzde 1’ler, belki biraz daha altında bir seviyede olduğunu belirttiler.
Ama belirli sektörlerde özellikle ürünleri 2. elde çok rahatlıkla giden sektörlerde, –örneğin Telekom sektöründe kontör aldıysanız, kontörü diyelim 100 TL’ye aldıysanız, 90 TL’ye, 95 TL’ye çok büyük bir hızda 2. elde satabildiğiniz için; kuyumculuk sektöründe de keza aynı şekilde altın aldığınızda yine onu paraya çevirmeniz de çok kolay olduğu için—öncelikli ele alındığı söylendi. Rakamların da yüzde 1’ler mertebesinde olduğunu kulaktan duyma da olsa biliyoruz.
turk-internet.com : Peki, PosTefeciliğinden kimler zarar görüyor? Önce vatandaş tefeciden yüksek faiz ile para alıyor, borcunu daha da katlıyor, değil mi? Sonra devlet herhalde birtakım işlemler görülmediği için vergi mi alamıyor?
Erkin Fındık : Tabii, kesinlikle çünkü arada gerçek bir mal alışverişi olmadan bir gelir yaratılmış oluyor, ve bununla ilgili herhangi bir vergi tahakkuku söz konusu olmuyor. Borcu olan yani mecburen PosTefecisinin elinden bu işlemi yapmak isteyen kişi de, borcunun üzerine biraz daha borç koymuş oluyor sonuçta.
turk-internet.com : Sizin tarafta da bu tür fiktif işlem yapan firmalar sizin sektöre zarar veriyor mu?
Erkin Fındık : Kesinlikle. Eğer var ise, sadece bilişim sektörü değil, bütün sektörlerde, –var ise– PosTefeciliği yapan kişilerin, kurumların ayıklanması gerekir. Bunu sektör olarak kesinlikle destekliyoruz.
Söyleşinin devamını Erkin Fındık : TBB’inin Mesleki Tanzim Kararının Hedeflerinin Doğru Olduğunu Düşünüyoruz Ancak Sektöre Etkilerini de Öngörmek Lazım – 3 başlığı altında okuyabilirsiniz.



Kaynak : 