Bu yazının ilk bölümünü burayı tıklayarak okuyabilirsiniz ve geleneksel kanalla, omni channell karşılaştırmasının yapıldığı ikinci bölümü burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.
Bankacılık 2.0’dan 3.0’a geçiş
Bugün birçok banka yöneticisi, geleneksel bankacılığı Bankacılık 2.0’a taşıdıklarını iddia ediyorlar. Dinamik telekom ve ınternet sektöründe yoğrulmuş olarak bu söylemlerin arkasında radikal değişimler ve gelişmeler bekliyorduk.
İçine girince daha net gördük ki; Bankacılık 2.0 diye bahsedilen aşağıda çizimde simüle etmeye çalıştığımız gibi bir şeymiş.

Özetle Bankacılık 2.0:
- Ortada temel bir bankacılık sistemi ve üzerinde temel fonksiyon seti,
- Bu fonksiyonları ürünleştirmek üzere prakende, FMCG ve dijital dünyasından transfer edilen ürün yönetimi ekipleri,
- Oluşan temek bankacılık ürünlerinin müşteri erişim kanallarına (bankalarda Alternatif Dağıtım Kanalı olarak geçiyor) uyarlanması diyebiliriz.
Buna karşılık, bir sonraki radikal geçiş yani Bankacılık 3.0 tamamen “Müşteri ve Deneyim Odaklı” olacak. Aşağıdaki çizimde simüle etmeye çalıştığımız gibi, hedef kitlelerinizin günlük yaşantısına ve ihtiyaçlarına odaklanmalısınız. Örneğin;
- Çocuklu ailelere dokunmak istiyorsanız eğitime çok önem vermelisiniz, doğrudan onların eğitimine katkıda bulunacak içerikler ve servisler ile öğrencinin mobil cihazı üzerinden ciddi trafik ve topluluklara ulaşabilirsiniz.
- Para transferi ve kredi gibi konularda da kişinin günlük borç-alacak hesap defteri deneyimini kolaylaştıracak bir mobil uygulama ile başlanabilir.
- Sigorta için sadık müşterilerinize sağlık bantları ve güzel bir mobil uygulama verebilirsiniz. Bu sayede vereceğiniz mesaj; sağlına önem verene bizde önem veriyor ve daha uzun vadeli krediler veriyoruz olacaktır.
Tabi üstteki ve çoğaltabileceğimiz tüm örnekleri öncelikle güçlü bir UX (user experience) ile mobil ve dijital kanallardan başlayarak dizayn etmeli daha sonra diğer ADK kanallarında desteklemelisiniz.
Bankacılık 3.0’a Müşteri ve Banka bakışı
Bankacılıkta her iki tarafın konuya bakışını, ihtiyacını ve beklentilerini anlayabilirsek müşterinin memnuniyetini tabi olarak da banka yöneticilerinin (aynı zamanda patronun) memnuniyeti ve kazancını maksimize edebiliriz.

Yukarıda ki çizim ile her iki tarafın ilişkiye bakışının özetlemeye çalıştık;
- Yeni nesil müşteri şubeleri kullanmıyor ve kullanmadığı fiziksel noktaların maliyetini ödemek istemiyor. Ödemediği maliyetin çeşitli ödüllendirilme ve indirimler ile kendisine yansıtılmasını istiyor. Aynı zamanda sosyal hayatına dokunulmasını ve tüm işlemlerini her an her yerden yeni nesil cihazından yapmak istiyor.
- Bankalar yeni ve kaliteli (yüksek kâr sağlayacağı) müşteriye ulaşmak istiyor, mevcut müşterisine de yeni ürünler satmak ve kendisine sadık kalmalarını istiyor. Aynı şekilde yoğun rekabete girilen bugünlerde maliyetlerini minimuma indirerek daha akıllı ve ihtiyaç anında alınabilir teklifler sunmak istiyor.
Söyleşinin son bölümünü burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.



Kaynak : 