Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Girişimci Bilgi Sistemi hakkında son Bakanlar Kurulu toplantısında kabine üyelerine bilgi verdi. Bakan Işık, İstanbul’da düzenlediği basın toplantısıyla Girişimci Bilgi Sisteminde gelinen son noktayla birlikte sistemdeki veriler ışığında Türkiye reel sektörünü ekonomi yazarları ve editörlerine anlattı.Toplantıda, ekonomi alanındaki son gelişmeler de ele alındı.
GBS.SANAYİ.GOV.TR adresinde yer alan Girişimci Bilgi Sistemi ile 8 farklı kurumun verileri tek bir yerde toplandı. Sloganlarının “doğru veri, etkin analiz” olduğunu belirten Fikri Işık, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın; Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB), Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Türk Patent Enstitüsü (TPE) ve Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu’nun (TÜBİTAK) verilerini GBS’de bir araya getirdiği söyledi ve buradaki verilerden anlamlı veri setleri üretip, bunlardan analizler yaptıklarını ve analizler sonrasında da bazı kararlar aldıklarını açıkladı.
Söz konusu 8 farklı kurumun verisini aynı anda çapraz sorgulamaya imkan veren yeteneğe sahip sistem ile sektör, ölçek, bölge ve teknoloji düzeyine göre tarım, sanayi, ulaştırma, bilgi ve iletişim, turizm, eğitim ve sağlık gibi tüm ana sektörlerdeki her bir alt sektör grubuna inilerek değişik analizler yapılabilecek.
Yapılan toplantıda, Girişimci Bilgi Sistemindeki sektörel ve bölgesel veriler ölçek bazında Bakanlık web sitesinde yayımlanacak olan raporlar ile kamuoyuyla paylaşıldı.
“Bankacılılar, inşaatçıları sanayicilerden daha çok seviyor”
Bakan Işık, Girişimci Bilgi Sistemi’nin (GBS) faaliyete geçmesi ve Türkiye Reel Sektörü Değerlendirme Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’de tarımda 20 bin 726, sanayide 401 bin 973, hizmetlerde de 2 milyon 549 bin 956 girişimin bulunduğunu kaydetti. Bu girişimlerin yüzde 1’inin ticari kazanç üreten tarım şirketi, yüzde 13’ünün sanayi şirketi veya girişimi, yüzde 86’sının da hizmet girişimi olduğunu anlatan Işık, Türkiye’de 2006 yılından 2013 yılına kadar ölçek bazında firma sayılarına dikkati çekti.
Işık, yüksek teknolojide çalışan şirketlerin genel yönetim giderlerinin fazla olduğunu anlatarak, bunun da faaliyet karlarını negatife döndürdüğünü ve ileriki süreçte destek mekanizmalarını kurgulama aşamasında önemli olduğunu dile getirdi. Bu düzeydeki şirketlerin 4 yıl sabretmeleri halinde kara geçmeye başladığını vurgulayan Işık, “Demek ki önümüzdeki süreçte yüksek teknoloji düzeyinde bulunan girişimleri en az 4 yıl süreyle genel yönetim giderleri açısından desteklemeliyiz. Bu bize Girişimci Bilgi Sistemi’nin sunduğu çok çarpıcı bir sonuç” değerlendirmesini yaptı.
Işık, Türkiye’de ihracat yapan firmalar ile ihracat yapmayan firmalar arasındaki faaliyet karı oranı farkının iki katın üzerine çıktığının altını çizdi. Tüm ölçeklerin ihracat yapmasını desteklemenin faaliyet karını artırmaya destek olacağını söyleyen Işık, toplumun refah seviyesinin teknoloji düzeyine bağlı olduğunu hatırlattı.
Işık, seçilen sektörler içinde banka kredilerinin toplamdaki payında 2006-2013 yılları değişimine baktıklarını belirterek, “İnşaat sektörünün toplam banka kredilerindeki oranı yüzde 6,2’den yüzde 12,3’e çıkmış. Buna mukabil aynı dönemde imalat sanayinin kredilerden aldığı pay yüzde 35,9’dan yüzde 29,6’ya düşmüş. Bunun anlamı şu; bankacılılar inşaatçıları sanayicilerden daha çok seviyor. Bu veri, önümüzdeki süreçte imalat sanayinin desteklenmesi açısından bize ne yapmamız gerektiğine yönelik ipucu sunuyor” şeklinde konuştu.
Işık, KOBİ’lerin finansmana erişiminde kendilerinin daha fazla enstrüman sunmaları gerektiğini vurgulayarak, KOBİ’lerin borsaya açılması veya hisse senetleri satışları gibi konularda daha fazla yoğunlaşmaları gerektiğini ifade etti. Bununla ilgili Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı’nda (KOSGEB) bir program başlattıklarını anlatan Işık, ancak şimdiye kadar arzu ettikleri noktada olmadıklarını, KOBİ’lerden 17 şirketin borsaya başvurusunun kabul edildiğini dile getirdi.
“İmalat sanayinin finansmana erişimini kolaylaştıracak önlemler alacağız”
Işık, banka kredilerinden en yüksek payı daha önce imalat sanayisi alırken, artık bu oranın gittikçe düştüğünü, üretim sektörünün finansmana erişimini kolaylaştırmaları gerektiğini anlattı. İmalat sanayinin finansmana erişimini kolaylaştıracak önlemler alacaklarını vurgulayan Işık, bu konuda iradeleri olduğunu, bunun hükümet programında da yer aldığının belirtti.
Işık, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın imalat sanayinin büyümedeki payının daralmasına yönelik sözlerinin hatırlatılması üzerine, Türkiye’de üretime yönelik toplumsal farkındalığı artırmak açısından bu vurgunun çok önemli olduğunu söyledi. Bir iki istisnai turizm ülkesi dışında, 2008 krizinin üretime dayanmayan ekonomilerin krize karşı ne kadar dayanıksız olduğunu gösterdiğini dile getiren Işık, buradan hareketle imalat sanayine yönelik her türlü çalışmanın desteklenmesinin hükümetin önceliği olduğunu kaydetti.
Işık, imalat sanayinin büyümedeki payının daralmasının cari ve sabit fiyatlarla Türkiye’nin durumunun ne olduğuna yönelik iki farklı değerlendirme yapılabileceğinin altını çizdi. Sabit fiyatlarla imalat sanayinin gayri safi yurtiçi hasıladaki (GSYİH) payının azalmadığını, 1998’de yüzde 23,6 olan bu oranın, 2013 sonu itibariyle yüzde 24,1’e çıktığını hatırlattı.
Işık, cari fiyatlarla imalat sanayinin GSYİH’deki payının ise 1998’de yüzde 23,6 iken, 2002’de kendileri iktidarı devraldıklarında yüzde 17,6, 2013 sonunda ise yüzde 15,3 olduğunu, burada sadece küçük bir düşme olduğuna dikkati çekti. Sanayi ürünlerindeki fiyat artışının hizmet sektöründeki fiyat artışından daha az olduğuna işaret eden Işık, bunun da cari fiyatlarla GSYİH’deki sanayinin payını azalttığını, burada şehirleşme ve harcama alışkanlıklarının değişmesinin de önemli bir faktör olduğunu dile getirdi.
Işık, ülkelerin GSYİH’lerinde imalat sanayinin hangi orana sahip olduğuna yönelik karşılaştırmalı örnekler vererek, “Biz imalat sanayinin GSYİH’deki payını özellikle artıracağız ama bir felaket tablosu da yok. Onu da söylemek lazım. Bu, önümüzdeki süreçte bizim öncelik alanlarımızdan birisi olacak” değerlendirmesini de yaptı.



Kaynak : 