Doğrudan Pazarlama İletişimcileri Derneği (DPİD)’in ev sahipliğinde Bahçeşehir Üniversitesi’nde günümüzün en popüler konularından olan e-ticaret kanunu semineri düzenlendi. E-Ticaret Kanunu Hazırlama Komisyon Başkanı ve Şehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tekin Memiş ve DPİD Yönetim Kurulu Üyesi Sinan Günal’ın konuşmacı olarak yer aldığı seminerde konuşmacılar, izinli pazarlama, E-Ticaret Kanunu ve getirdikleri hakkında değerlendirmeler yaptı.
Kişi – veri – izin kavramı, kanunun hayatımıza getirdiği yenilikler ve bu doğrultuda izinli pazarlamanın nasıl şekilleneceği konularının değerlendirildiği seminerde yönetmelikte ve uygulamada dikkat edilmesi gereken konular da tartışıldı.
Seminerde E-Ticaret Kanunu Hazırlama Komisyon Başkanı ve Şehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tekin Memiş konuşma yaptı.
E-ticaret kanununun yapılış sürecinin 2009 yılında başladığını ve bu kanunun sektörle içice hazırlandığını söyleyen Memiş, sektördeki ciddi sayıdaki kişinin bu kanunun çıkabileceğine inanmadıklarını ve izinli pazarlama değil de eski usulde pazarlamaya devam etmek istediklerini vurguladı. Tekin Memiş konuşmasında şöyle devam etti.
“2009 yılından itibaren eğer Türkiye izinli pazarlamaya yönelmiş olsaydı, bu hükümlerin düzenlenmesine gerek kalmayacaktı. Reklam mesajı almak istemiyorum dememe rağmen, aynı yerden sürekli mesajlar almaya devam ettim. Aslında bu kanunun çıkmasının nedenlerinden birisi de sektörün kendisidir. Sektör izinli pazarlama için hiçbir düzenleme getirmedi, sürekli mesaj bombardımanı yaptı. Reklamlara ya severek, ya kızarak bakıyoruz. Sürekli gelen emailler veya aramalar, insanları kızdırdı. Bu kanundan önce sektör farklı mecralara yönelmiş olsaydı, bu kanuna belki de gerek kalmayacaktı. Ama bu kanunla beraber, izinli pazarlama tekniğini uygulamayanlara cezai ve idari yaptırımlar uygulanacak. Şirketler, tüketicilerden pazarlama yaparken zımni izin almalılar.”
Yapılan reklamların tüketici psikolojisini nasıl etkilediğine dair Türkiye’de çalışmalar olmadığını vurgulayan Memiş, yurt dışında bu konuda çok fazla akademik çalışma olduğunu söyledi.
Devletin ticaret alanına çok fazla müdahale etmemesi gerektiğini düşündükleri için yalın ve basit bir kanun yapmaya çalıştıklarını söyleyen Memiş, bu kanunda mümkün olduğu kadar asgari düzenleme yaptıklarını, sektörün rekabet gücünü engellememeye ve güveni sağlamaya çalıştıklarını belirtti. Ayrıca Memiş, reklamların temel unsurunun veri olduğunu ve bu verilerin sadece e-ticaret kanunuyla düzenlenmediğini, ayrıca kişisel verilerin korunması kanunu, Türk Ceza Kanunu ve Telekominikasyon, Sağlık gibi birçok mevzuatta da bu verilerin düzenlendiğini belirtti.
Seminerde E-Ticaret Kanunu Hazırlama Komisyon Başkanı ve Şehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tekin Memiş’in konuşmasını aşağıda izleyebilirsiniz.
DPİD Yönetim Kurulu Üyesi Sinan Günal yaptığı konuşmada, Mayıs 2015’te yürürlüğe girecek olan e-ticaret kanunu ruhunun dayandığı gerçeği “İzinli Pazarlama” olarak nitelendirdi. Dünyada ilk olarak izinli pazarlamanın 1999 yılında Seth Godin’in yazdığı “Permission Marketing” isimli kitabında karşımıza çıktığını belirten Günal, kanun olsun veya olmasın marka ve tüketici arasındaki ilişkinin çok önemli olduğunu söyledi. Seth Godin’in kitabında marka ile tüketici arasındaki ilişkinin bir ayrıcalık olduğunun ve marka hakkındaki bilgilerin gerçekten bu bilgileri isteyen insanlara gönderilmesi gerektiğinin vurgulandığını belirten Günal, markaların son 15 yılda çok fazla mesaj kirliliği yarattığını söyledi.
Reklamlara yapılan yatırımın karşılığını tam anlamıyla alabilmek için e-ticaret kanunun getirdiklerinde çok hassas olunması gerektiğini sözlerine ekleyen Günal, kanunun getirdiği izinli pazarlamayı “biriyle çıkmaya” benzetti. Günal şöyle konuştu.
“Biriyle tanışmak ve çıkmaya başlamak bir nevi karşı taraftan izin almaktır. Eğer karşı taraf bu ilişkiyi istemezse ısrar etmemelisiniz. Reklam ve satış yapmakta bunun gibidir. Etrafta aynı hedefin ilgisini çekmek isteyen bir sürü rakip vardır. Ama ilk görüşmede evlilik teklif etmemelisiniz, yani satış yapmamalısınız. İlgiyi çekmek işin en zor kısmıdır ve izin almak bu işin başlangıcıdır. Görüşmeye devam ettikçe markanın tüketiciyle olan ilişkisi artar. İlişki arttıkça satış yapabilirsiniz. Eğer tüketici bu ilişkiyi istemezse ve siz reklam veya satış yapmaya devam ederseniz, “tacizkar pazarlama” yapmış olursunuz. Bu yüzden tüketiciye ilişkiyi dilediği zaman bitirme özgürlüğü vermelisiniz. Eğer tüketici size email adresini verdiyse ve siz ona reklam emailleri gönderiyorsanız, tüketiciye mutlaka opt-out denilen email listesinden çıkma izni vermelisiniz. Zaten e-ticaret kanunu da bunu söylüyor.”
DPİD olarak e-ticaret kanununu desteklediklerini ifade eden Günal, Türkiye’deki en önemli sorunun izinli iletişim ve kişisel verilerin korunması ile ilgili tek bir kanunun yeterli olmadığını, her kanunda bu konularla ilgili eklentiler olması gerektiğini söyledi.
Ana amacı doğrudan pazarlama sektörüne vizyon kazandırmak, sağlıklı büyümesini sağlamak, sektör çalışanları arasında iletişim kurmak, hizmet kalitesini yükseltmek ve haksız rekabete karşı mücadele etmek olan Eylül 2005’te kurulan DPİD, “İzinli Pazarlama” prensiplerine uyulmasının sektörü sağlıklı biçimde büyüteceğine, bu sayede karşılıklı güvene dayalı bir ilişki yaratılacağına inanan ve bu doğrultuda yapılan çalışmalara katkı sağlayan DPİD, kendi bünyesinde kurduğu komisyon ile çalışmalarını yürütüyor. Bu kapsamda e-ticaretin özellikle hukuksal yönden incelenerek irdelenmesi ve ilgililerin bu konuda detaylı bir şekilde bilinçlendirilmesi amacıyla düzenlenen seminer ile kamuoyunda farkındalık yaratılması hedeflendi.



Kaynak : 