web analytics
Çarşamba, Haziran 24, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result

Dr.Murat Çetinkaya : Regülasyon Otoritesinin İvedilikle OTT Konusunu Değerlendirmesi Lazım

Telekom Arena'sında konuşan Rekabet Kurulu Üyesi Dr.Murat Çetinkaya : "Bu alan, rekabet kuralları ile düzenlenebilecek bir alan değildir. Regülasyon otoritesi yani Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu’nun ivedilik ile dünya uygulamalarından – net bir uygulama olmamak ile birlikte farklı ülkelerdeki uygulamaların ne gibi sonuçları olduğunu görebiliyoruz akademik çalışmalarda- bunları takip ederek, sektör temsilcileri ile bir araya gelerek, gerekli düzenlemeleri yapması lâzım. Bir müddet önce yine bir yerlerde tartışılmıştı, işin yayıncılık kısmı belki daha başında olacak burada. Benim bir müddettir düşüncem şu; RTÜK ve BTK’nın birleşmesi lâzım. Gelişen teknolojiler çerçevesinde yayıncılık alanındaki teknolojilerin yakınsaması çerçevesinde bu alanda faaliyet gösteren şirketler bir taraftan RTÜK kurallarına tâbi olacak gibi gözüküyor, diğer taraftan telekomünikasyon bir iletişim hizmeti olduğu için BTK’nın mevzuatına tâbi olacak gibi gözüküyor. Bir o taraf, bir o taraf. Sonuçta, Amerika’da bu kurumları birleştirmişler (FCC)." dedi.

Fusun S.Nebil-Fusun S.Nebil
13 Şubat 2015
-Genel
0
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

Ülkemizde OTT olarak adlandırılan uygulama/firma sayısı henüz fazla değil ya da bağımsız değiller (bir ISS/Telekom firmasına aitler) ya da abone sayıları global OTT firmalar kadar yok. O nedenle henüz OTT düzenleme konusunu konuşmuyoruz. Ama bu sorunlarımız yok anlamına gelmiyor. Örneğin, biz yayıncılar Google’un Adwords’ünün yarattığı koşul ve fiyatlar nedeniyle rahatsızız.

“Over the Top” yani OTT firmaların durumu, dediğimiz gibi ülkemizde henüz fazla konuşulmuyorsa da, dünyada çok tartışma konusu. Turk-internet.com okuyucuları hatırlayacaklardır. Bunun nedenlerini çeşitli haberlerde aktardık.

Dünya’da internet’in altyapısını yani şebekeleri (network) Telekom firmaları yapıyor. Buna karşın en çok parayı OTT (Over The Top’ın başharfleri) firmalar kazanıyor. Bunlar Google, Facebook, Twitter, Instagram gibi firmalar. Sundukları hizmetler yüksek bantgenişliği harcıyor. Yanısıra, bu firmalar global. Dolayısıyla vergi sorunları da var. İşte bu nedenle dünya OTT firmaları tartışıyor.

Bugün İstanbul’da “farkındalık” temasıyla “Telekom Arena”sı vardı. Bu konferansın bir panelinde OTT’lerin düzenlenmesi tartışıldı. Tartışmaları toplu halde ayrıca bir haberde sunuyoruz[2] ama 3 konuşmacının söylediklerini detaylı vermek istiyoruz.

Bunlardan Murat Çetinkaya, Rekabet Kurumu’nun sağduyulu yöneticilerinden birisi. Konuşmaları beğeni topluyor. OTT konusundaki konuşmalarına “işin rekabet hukuku ile ilgili boyutu diğer boyutların yanında devede kulak gibi kalıyor” diyerek başladı. Aşağıda videoda da izleyebileceğiniz konuşmasında bakın neler anlattı:


    Ülkemiz açısından baktığımızda, OTT konusunda operatörlerimizin karşı karşıya kaldığı problemler, Rekabet Hukuku problemleri olmaktan ziyade vergilendirme ve regülasyon ile ilgili.

    Ancak yurt dışındaki uygulamalar ve akademik çalışmalara baktığımızda, önümüzdeki dönemlerde OTT konusunda Rekabet Kurumu ve rekabet kuralları ne şekilde devreye girebilir, bu konudaki görüşlerimi kısaca paylaşmak istiyorum.

    En başta söyleyeyim; Türkiye’de OTT konusunda ayrıntılı bir düzenleme yok. Bunu niçin söylüyorum; Danıştay’ın ve idare mahkemelerinin en son kararlarına baktığımızda, hangi kararlarına? Rekabet Kurumu ile BTK’nın yetkileri ve kimin nerede müdahil olabileceği konularındaki kararlarına baktığımızda, bu konu önemli.

    Ben şöyle anlıyorum mahkeme kararlarını; mahkeme der ki, herhangi bir şekilde rekabeti bozucu bir davranış olduğu zaman, bunun düzenlenip düzenlenmemesi önemli değil, önemli olan arada bir boşluk olmayacak. Ya regülasyon otoritesi, ya da rekabet otoritesi olaya müdahil olacak ve piyasada rekabeti bozacak, bozuyor olan davranışları ortadan kaldıracak.

    Dolayısıyla regülasyon yok ise rekabet otoritesinin müdahale etme alanı genişliyor. Bu, onun için önemli. Bu noktada OTT ile ilgili olarak Rekabet Kurumunun önüne herhangi bir şikâyet geldiğinde, doğrudan doğruya müdahele etme yetkisi var.

    Peki, öncelikle OTT konusunda neler regüle edilmeli? Bir kere veri güvenliği, kişisel bilgilerin korunması, vergilendirme gibi hususların ilgili kurumlar tarafından düzenlenmesi gerekiyor.

    Rekabet Kurumu verilerin güvenliği ile kişisel bilgilerin gizliliği ile ilgilenmiyor. İlgilendiğimiz şey ne? OTT dediğimiz zaman, ikiye ayırıyoruz, kabataslak. Bir, yayıncılık tarafı, diğeri de Telekom hizmeti diye sınıflandırabileceğimiz ses, mesaj, sosyal ağlar gibi kısmı var. Ve burada OTT’ler herhalükârda bir servis sağlayıcıdan, telefon operatöründen veya kablolu TV operatöründen hizmet almak durumunda.

    Yani, ISS’ler ile, OTT’ler arasında bir ekonomik ilişki var. İşte Rekabet Kurumu’nun ilgileneceği nokta bu; ISS’ler ile OTT’ler arasındaki bu ekonomik ilişki.

    Peki, bu ekonomik ilişki ne şekillerde ortaya çıkabilir? Bu ilişkilerin bir dikey boyutu var, bir de yatay boyutu var. Dikey boyutu şu: Herhalükârda OTT’ler, ISS’lerden bir hizmet alacak yani ISS’ler üst pazarda, alt pazarda yer alan OTT’lere bir hizmet sunacak, şebeke alt yapılarını kullandıracaklar; burada dikey bir ilişki var. Buradan çıkacak farklı problemler olabilir.

    Diğeri, yatay ilişkiler. Hepimiz biliyoruz, bizim alt yapı işletmecilerimiz de, telefon operatörlerimiz de bir anlamda OTT hizmetleri sunmaya başladılar. Dolayısıyla bir taraftan hizmet sundukları OTT’ler var, diğer taraftan da kendi sundukları hizmetler ile o OTT’ler ile rekabet ediyorlar. Bu da meselenin yatay boyutu.

    Şimdi bu 3 araç kullanarak rekabet enstrümanı kullanılarak, ne gibi anti-rekabetçi etkiler ortaya çıkabilir bunu ISS’ler ve OTT’ler bağlamında birkaç tane örnek vererek, sonuçlandırmak istiyorum.

    ISS’ler bağlamında, üst pazarda yer alan ISS, OTT hizmeti de sunuyorsa, diğer OTT’lerin sundukları hizmetleri engelleyici davranışlarda bulanabilirler. Örneğin, ses hizmeti sunan bir operatör, ses hizmeti sunan Wiber’in hizmet kalitesini etkileyebilir. Whatsupp’ın mesaj kalitesini, hizmet kalitesini etkileyebilir.

    Biz burada ne zaman devreye gireriz? Eğer o altyapı sağlayıcısı telefon operatörü, kablo operatörü kendi bulunduğu pazarda hâkim durumda ise, biz Rekabet Kurumu olarak, rekabet hukuku enstrümanlarını kullanarak, bu konuya müdahil olabiliriz. Veya ISS’lere baktığımız zaman, salt OTT hizmetini müşterilerine sunmuyorlar, bazen paket şeklinde televizyon, internet ve diğer hizmetleri bundle yaparak, sunuyorlar. Bundle yaparken fiyatlandırma önemli oluyor. Sonuçta maliyet bazlı bir fiyatlandırma yapılması gerekir ancak maliyet bazlı bir fiyatlandırma yapmadığınız zaman siz, diğer rakiplerinize karşı gücünüzü kötüye kulanmış olursunuz.

    OTT’ler tarafından baktığımızda; Ne gibi olası anti rekabetçi davranışlar ortaya çıkabilir? Bizde şu anda o kadar güçlü OTT’ler yok, NetFlix henüz Türkiye’ye girmedi ancak NetFlix ile ilgili bir dava, bir dosya Avrupa Birliği’nde devam ediyor. Amerika’da da sıkıntı oldu. Sonuçta OTT’lerin elinde bir içerik var.
    OTT’ler sonuçta şebeke endüstrisinde faaliyet gösteren firmalar. Belirli bir abone tabakaya ulaştığınız zaman, o büyüklüğünüz artık kartopu gibi kendi kendini beslemeye başlıyor ve karşınızdaki rakiplere karşı elinizde içerik anlamında, abone tabanı anlamında belirli bir gücünüz oluyor.

    Siz, içerik sağlayıcılar ile münhasır anlaşmalar yaparak, pazara yeni girmek isteyen OTT’leri veya OTT hizmeti sunmak isteyen ISS’leri bu alanda kısıtlar iseniz, doğrudan doğruya yine rekabet kuralları çerçevesinde incelemelere maruz kalabilirsiniz.

    NetFlix’in yaptığı da şu idi: Kendi abonelerine hizmet sunarken, belirli ülkelerdeki internet servis sağlayıcıları ile veya alt yapı operatörleri ile anlaşma yapıyor. Bu firmalar, NetFlix içeriğini doğrudan sözleşme yapıp kendi web siteleri birlikte abonelerine sunuyor. Yani aslında o servis sağlayıcılarının alt yapı hizmeti aldıkları operatörleri kendisine bir anlamda bağlıyordu. Bağlamak ile kalmıyor, kendisine bağladığı bu servis sağlayıcılarının abonelerine sunduğu hizmet kalitesi kendisiyle sözleşme yapmayan servis sağlayıcılarına sunduğu hizmet kalitesinden daha iyi idi. Diğerlerine sunduğu hizmet kalitesini düşürüyor, anlaşma yapan abonelerine karşı yükseltiyor. Dolayısıyla burada rekabetçi bir kaygı ortaya çıktı ve müdahale edildi.

    Bunların dışında ne gibi rekabet hukuku sorunları ortaya çıkabilir? Meselâ, yakın zamanda Facebook, Whatsupp’ı satın aldı, 19 milyar verdi. Bunu niye verdi? Whatsupp’ın geliri var mı şu anda? Niye verdi? 19 milyar siz verir misiniz herhangi bir şekilde geliri olmayan bir şirkete, işletmeye?

    Çünkü Whatsupp’ın 1 milyar müşterisi var. Customer base’i eline geçirebilmek için. Şebeke endüstrilerinde en önemli olan hususlardan bir tanesi budur. Hep şunu söylerim; herkes şimdi Turkcell’in GSM alanında hâkim durumda olduğunu, büyük bir şirket olduğunu falan söyler ve bunun kırılamadığını söyler. Turkcell’in GSM hizmetleri alanındaki gücü 1995-1996 yıllarındaki Telsim’in o 3 aylık bir gecikme periyodu var ya, oradan kaynaklanıyor.

    Kartopu, – baştan söyledim ya–, büyümeye başladığı zaman- o arada büyümeye başlamıştı—yürür gider. Facebook’un burada yaptığı da, büyümeye başlayan o kartopunu eline geçirmekti. Bir anlamda kendisine potansiyel rakip olabilecek – Facebook’un çünkü kendi Messenger hizmeti de var- bir firmayı ve geleceğe dönük olarak ne gibi hizmetler çıkabilir bunları öngörerek, potansiyel rakibini bünyesine kattı. Birleşmeleri değerlendirirken devamlı buna göre değerlendirmek lâzım.

    Bizim bu konuda bir sorunumuz olmadı esasında ama Avrupa Birliği Komisyonu’nun önünde devam eden bir dava vardı. Hollanda kablo operatörü ile bir OTT şirketi birleşti. En başta, Komisyon sanki izin vermeyecekmiş gibi bir algı ile haberlerde falan öyle çıktı ancak Komisyon izin verdi; bunun basın bülteni yayınlandı, karar ne zaman yayımlanır bilmiyorum. Şöyle bir taahhüt aldı şirketten: Sonuçta siz belirli büyüklükteki alt yapı şirketi ile belli büyüklükteki bir OTT’yi birleştirmiş oluyorsunuz. O altyapı operatörünün alt yapısını diğer OTT‘lerin de aynı seviyede ve aynı kalitede kullanmasına izin vermek şartıyla, buna göz yummak şartı ile bu devralmaya izin verdi.

    Şimdi, bütün bunların hiçbirisi aslında bizim ülkemizde olmuyor, bizim önümüze gelmiyor bu uygulamalar ancak yurt dışındaki bu uygulamalara baktığımız zaman, ister istemez yarın bir gün bizim önümüze de gelecek.

    Fakat – toparlıyorum– bu alan, rekabet kuralları ile düzenlenebilecek bir alan değildir. Regülasyon otoritesi yani Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu’nun ivedilik ile dünya uygulamalarından – net bir uygulama olmamak ile birlikte farklı ülkelerdeki uygulamaların ne gibi sonuçları olduğunu görebiliyoruz akademik çalışmalarda- bunları takip ederek, sektör temsilcileri ile bir araya gelerek, gerekli düzenlemeleri yapması lâzım.

    Bir müddet önce yine bir yerlerde tartışılmıştı, işin yayıncılık kısmı belki daha başında olacak burada. Benim bir müddettir düşüncem şu; RTÜK ve BTK’nın birleşmesi lâzım. Gelişen teknolojiler çerçevesinde yayıncılık alanındaki teknolojilerin yakınsaması çerçevesinde bu alanda faaliyet gösteren şirketler bir taraftan RTÜK kurallarına tâbi olacak gibi gözüküyor, diğer taraftan telekomünikasyon bir iletişim hizmeti olduğu için BTK’nın mevzuatına tâbi olacak gibi gözüküyor. Bir o taraf, bir o taraf. Sonuçta, Amerika’da bu kurumları birleştirmişler (FCC). Biz niye bunu yapmak için duruyoruz?

    Evet Rekabet Kurumu da mahkeme kararları çerçevesinde düzenlenemeyen, düzenlenmesinde sıkıntı görülen, serbest bırakılması gereken alanlarda problem olduğu zaman devreye girecektir. Rekabet otoritesi için de aynı şey söylenir; tüm dünyada baktığınızda, aslında tüketicinin korunmasına ilişkin kurumlar ile rekabetin korunmasına ilişkin kurumların birleştiğini görüyoruz birçok ülkede.

    Bizim açımızdan da, bu OTT alanında da bu önemli çünkü telekomünikasyon hizmetleri ile ilgili bir sürü şikâyet geliyor. Bir kısmı BTK’ya, bir kısmı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nda. Rekabet ve tüketiciyi birbirinden ayıramazsınız. Dolayısıyla çok uç değil, bunlar hep konuşuldu ama okuduğum şeylerden, edindiğim tecrübelerden bu sonucu çıkarabilirim. 1) tüketici ve rekabet ile ilgili kurumların birleşmesi lâzım. 2) daha da önemlisi, RTÜK ve BTK’nın geleceğin düşünülerek, bu alanda birleşmesi ve düzenlemeleri ona göre yapması lâzım.

Aynı etkinlikte OTT’ler konusunda detaylı bilgi veren Dr.Cebrail Taşkın’ın konuşmasına ise, burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

[1] Dr.Murat Çetinkaya

Etiketler: ETKİNLİKKampanyalar

Türk İnternet'ten buna benzer yazılar için bildirim almak ister misiniz?

ABONELİKTEN ÇIK
Fusun S.Nebil

Fusun S.Nebil

Detaylı bilgi için aşağıdaki dünya işaretini tıklayınız.

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

GÜNLÜK BÜLTEN ABONELİĞİ

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • St. Petersburg Forumu, Rusya’nın Yeni Teknoloji Stratejisinin Sinyallerini Veriyor: Nadir Toprak Elementleri, Yapay Zeka, Yarı İletkenler ve Teknolojik Egemenlik
  • Türkiye Yapay Zeka Stratejisinde Yeni Dönem: Dijital Egemenlik Merkeze Yerleşti, Peki Bu Yeterli mi?
  • Teknoloji Girişimlerini İlgilendiren Yeni Düzenlemeler Yürürlükte
  • Washington Yapay Zekada Yavaşlatma Yerine Hızlanmayı Seçti: Yeni ABD Yapay Zeka Doktrini ve Riskleri
  • Dijital Dönüşüm ve Gazeteciliğin Küresel Krizi

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile KarşılaştırmakKaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Bildirimler

Turk-internet.com masaüstü bildirimlerini almak için lütfen buraya tıklayın

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]

Türk İnternet'ten ilginize çekecek yazılar için bildirim almak ister misiniz?

Abone Ol

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.