2 hafta evvel Tübisad’ın, “Elektronik Haberleşme Sektöründe Regülasyonun Etki Analizinin Faydaları” başlıklı bir rapor sunduğunu yazmıştık. Bu raporun detaylarını turk-internet.com okuyucuları için daha sonra aktaracağımızı söylemiştik. Şimdi bu detayı okuyabilirsiniz.
Bu rapor önemli; çünkü “Bilişim ve Telekom” sektörü, Türkiye’nin önündeki en kıymetli fırsat ama acaba bu fırsatı iyi kullanabiliyor muyuz? Ya da daha iyi kullanmamız mümkün mü? İşte bu sorulara cevap verebileceği için rapor önemli ve hatta çok geç kalmış bir rapor.
Rapor bütün dünyada gerekli görülen bir analizi içeriyor. Örneğin burayı tıklarsanız OECD üyelerinin 1974’den beri bu analizi yaptığını göreceksiniz.
STK’lar Raporları için Devlete Bilgi Vermek Zorunda mıdır?
2 hafta once Tübisad’ın sunduğu bu rapor, “etki analizi” başlığını taşısa da, aslında şimdilik sadece böyle bir etki analizinin yapılmasının yararlarının anlatıldığı bir rapor.
Raporun içeriğini anlatmadan önce, bugünlerde sektörde raporla ilgili bir tartışmayı da aktarmak istiyoruz; BTK Başkanı Dr.Tayfun Acarer’in geçen hafta açılışına katıldığı Telekom Arena’sında bu raporla ilgili olarak şunları söylemiş;
Bir rapor açıklanıyor. Keşke yapanlar, bu işin mutfağında olan BTK’ya danışsalardı. Yazdıklarının ne olduğunu bize gösterselerdi. Bunları biz zaten raporluyoruz.
Telekom Arena’sının açılışına (başka bir toplantı nedeniyle) katılamadım ama bu sözler camiada rahatsızlık yarattı ve yüksek sesle konuşuluyor.
Çünkü bu sözler, sanki BTK bir Sivil Toplum Örgütünün raporuna karışıyor ya da karışmak istiyor izlenimi yarattı. Sonuçta sivil toplum örgütleri, ismi üstünde “sivil toplum” için çalışırlar, devlet için değil. Hatta devleti izleme/denetleme gibi fonksiyonları da vardır. Buna karşın, bazı kurumlardan “izin istemeleri gerekiyormuş” izlenimi yaratan bir ifade ya da en azından “şikayet etmek” bunun tersi bir durum.
Böyle bir Rapor Düzenlemecilere Yararlı bir Araç Olacaktır
Genel anlamda bakarsak, bu tür bir rapor çoktan geç kalmış durumda. BTK kurulalı 15 sene oldu. Ayrıca rapor sadece BTK’yı da hedeflemiyor. Genel olarak düzenleyicilerden bahsediliyor. Örneğin Rekabet Kurumu da bu konunun içinde olabiliyor.
Rapor aslında pek çok açıdan işe yarar bir araç;
- “işini iyi yapmamış” bir düzenleyici (mesela BTK) için uyarıcı durumunda olacaktır. İşini daha iyi yapması için motivasyon sağlayacaktır.
- “İşini iyi yapmış” bir düzenleyici (mesela BTK) için ise, söylenecek ifade; “ne olur yapın da kıymetimiz anlaşılsın” olmalıdır.
- Ya da “siyasi baskı nedeniyle işini yapamayan” bir düzenleyici (mesela BTK) için, bu rapor ilaveten “iyi bir araç” olacaktır. İşini daha iyi yapması yolunda elini güçlendirecek ve öne sürülecek bir nedendir çünkü.
Sonuç
Özetle, bu rapor önemli ve geç kalmış bir rapor. Üstelik henüz “etki analizi” bile değil. Sadece etki analizi yapılmasının faydalarını anlatıyor ve bir yol planı sunuyor. BTK’nın daha bu aşamada şikayet etmesi de düşündürücü.
Yarın ki bölümde raporun içeriğini anlatacağız.



Kaynak : 