Ülkemizde “vergi adaletsizliği”nin önemli bir sorun olduğu konuşulur. Bunun nedeni, bazı sektörlerin vergilendirilmesinin zorluğu, buna karşın maaşlı çalışanların vergilerinin çalıştığı şirket tarafından önceden kesilerek ödenmesidir. Devlet vergi toplamadaki bu sorunu aşmak için, zaman zaman çok şikayet ettiğimiz vergi oranları uygular. Yani toplayabildiğine daha çok yüklenir.
Ama bilişim teknolojileri pek çok konuda olduğu gibi, bu konuda da yardımcı. Maliye Bakanlığı da son yıllarda, bu teknolojileri kullanma yolunda çok aşama kaydetti. E-defter, e-fatura, e-arşiv vs gibi kurumsal şirketlere yönelik yaklaşımlar yanında, vergi kaçırmayı en kolay gerçekleştirebilen sektör olan “saha satışları” konusunda da bir gelişme var.
Yazarkasa kullanan firmalara yönelik olarak, 1 ocak 2016’dan itibaren yeni nesil ödeme cihazlarının kullanılması zorunluluğu başlıyor. Saha satışları yapan –özellikle resturant, cafe vs— yerlere yönelik olarak da, sipariş (adisyon) aşamasından başlayarak, her şey kaydedilir ve anlık takip edilebilir hale geliyor. Bu takip, sistemin anlaşılması ve vergilendirilmesi açısından önemli. Geçtiğimiz günlerde, İstanbul’da sektörün en büyük cihaz sağlayıcısı Protel tarafından düzenlenen toplantıda, yeni nesil ödeme cihazları ile ilgili bilgiler, bizzat Gelir İdaresi Başkanlığı Grup Başkanı Abdullah Kiraz tarafından anlatıldı. Bu konuşmayı ilgilenecek okuyucularımız için detaylı bir şekilde aktarıyoruz;
Protel’in düzenlediği etkinlikte konuşan GİB şunları söyledi :
Genel itibari ile yeni nesil ödeme kayıt cihazlar uygulaması için 1.10.2013 tarihi bir milat tarih idi. Kademeli geçişi ön gördüğümüz için tebliğlerimizde ilk başta yol kenarındaki otopark işletmeleri ve masada ödeme alan lokanta ve benzeri hizmet iş yerlerinde EFT POS tipi cihaz kullanımı ile 69 ve 70 nolu tebliğlerimiz ve akabinde 426 ile başladık.
Yeni nesıl ÖKC (Ödeme Kayıt Cihazı) Projesi neden yeni nesil ve neyi amaçlıyor, Neden bu yola çıkıldı, elektronik dönüşümdeki temel katkısı ne olacak bize?
Ekranda gördüğünüz üzere, Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) olarak, diğer e-dönüşüm araçlarımızda olduğu gibi burada da elektronik bir dönüşüm ile sahadaki satışları anlık, online veya periyodik olarak alacağız. Bütün sektörlerimizden anlık, online bilgi almak durumunda değiliz, bazı sektörlerimizden günlük alacağız, bazı sektörlerimizden belki haftalık alacağız.
Önemli olan sahada bulunan cihazların bir merkezde IP tabanlı olarak, internet protokolleri üzerinden iletişim kurabilme özelliğinin olup olmaması. Biz bu özelliklere haiz cihazları eski nesli cihazlardan ayırt etmek adına yeni nesil ödeme kaydı cihazı olarak adlandırdık ve amacımız, satışa ait bilgileri anlık olarak sahadan izleyebilmek.
Bu elde ettiğimiz bilgileri kullanarak, aslında kayıt içinde bulunan sektörlerimize karşı haksız rekabet oluşturan diğer unsurları da tespit edebilmek istiyoruz. Yani kayıt dışı kalmış olan diğer alanları kaldırmaya çalışmak istiyoruz aslında. Kayıt dışılık hangi alanlarda, hangi mükelleflerde, hangi sektörlerde oluşmaktadır, onu monitöre etmek, gözlemlemek istiyoruz.
Bu sebeble öncelikle veriye ihtiyacımız var. Sahadaki cihazları, o lokasyondaki bilgiyi gönderme hizmeti gören ünitemiz gibi düşünün.
Her gün o cihaz bize bilgi gönderdiğinde, biz sahayı bu monitöre etmiş olacağız ve kayıt dışı çalıştığını düşündüğümüz, belli birtakım analizler sonucunda, belli kanaatler ile diyeceğiz ki, “evet bu işletmenin kayıt dışı çalışıyor olduğuna ilişkin emareler var” ve uzaktan elektronik denetim yapmak yöntemi ile ilgili denetim birimlerimize iletilecek ve sahada etkin denetim faaliyetleri yapılmaya çalışılacak.
Biz İdare olarak sektörlerimizin, mükelleflerimizin yanında denetim amacında bulunmak üzere personelimizi görevlendirmeyi hiçbir zaman arzu etmiyoruz. Artık bu yöntem değişti. Böyle bir yöntem ne mükellef algısına, ne vergi psikolojisine, ne mükellef psikolojisine, ne vatandaş psikolojisine uygun bir şey değil.
İşte böyle bir duruma ihtiyaç duymadan elimizdeki elektronik araçlarımız ile olayları kavramaya yönelik tahminlerde bulunmaya çalışacağız ve bir risk analizi sonrasında, ihtiyaç olduğu yerde denetime göndereceğiz.
Zaten mükellef sayısı kadar denetim elemanımız da yok, öyle bir şey mümkün de değil. O bakımdan denetimde de etkinliği arttırmak adına elektronik ortamda verileri alıp analiz edip denetime yönlendirmek noktasında amaçlarımız bulunmaktadır.
Kademeli bir geçişten bahsettik. Özellikle 69, 70 ve 426 nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile –2012’nin sonları, 2013’ün başı diyelim– 4 yıl sonraya kadar, hangi sektörler, hangi yeni nesil ÖKC’ye ve hangi özellikler ile geçecekleri ile ilgili açıklamalarda bulunduk.
İlk kademeli geçiş ile ilgili öngörümüz, faaliyetinde seyyar EFT POS cihazı kullanan işletmelerimize oldu. Burada da şunu belirtmekte fayda görüyorum, bizim 3100 sayılı Ödeme Kaydedici Cihazlar Kanunu’nda da, mevzuatımızda da perakende mal ve hizmet satan işletmelerimiz için ödeme kayıt cihazı kullanma zorunluluğu geçerlidir.
Perakende tanımı içerisinde bulunmayan yani perakende olarak nitelendirilmeyecek hizmetleri sunan ve eskiden ödeme kaydedici cihaz kullanımında sektörler ve faaliyet konuları itibariyle Bakanlığımızca muaf tutulan sektörlerimiz olmuş. Onlara baktığımızda bunlar açık bir şekilde belli. Belli hizmetler, belli konularda ödeme kaydedici cihazı kullanımına gerek görmemiş durumdayız.
Ama işlem perakende olacak yani perakende mal ve hizmet teslimi olacak. İşte bu faaliyetlerde seyyar EFT POS cihazı kullanıyor ise –işletme ve de yol kenarı otopark işletmeciliğinde bulunan işletmelerimize– kademeli olarak dedik ki, “sizler” -önce 1 Temmuz’du diye hatırlıyorum, daha sonra bir 3 aylık ertelemeyi 1 Ekim 2013 tarihine çektik- ve dedik ki, “artık siz 1 Ekim 2013 tarihinden ibaren EFT POS özellikli dediğimiz, yani bünyesinde hem EFT POS cihazını, hem de yazar kasayı birlikte barındıran ödeme kaydedici cihazlarından kullanmak durumundasınız”.
Bu çerçevede yaklaşık şu an gelmeden önce sayıları teyit etmeye çalıştık, EFT POS yüklü kaydedici cihaz kullanma sayısı yaklaşık 300 bin, 400 bin aralığında bulunmakta.
Bugüne kadar, toplamda 13 firmamızın 20 adet modemi, Başkanlık’ımızın, Bakanlık’ımızın internet sitesinde onay almış cihaz olarak yayınlanmış durumda ve yakın zamanda TÜBİTAK’taki değerlendirmeleri tamamlanacak 4 ya da 5 tane daha modem onayı sayfada yayınlanacak.
Diğer kademenin ilk basamağından sonra kalanlar için genel bir tarih belirlendi; 1.1.2016’ya kadar diğer sektörlerde faaliyet gösteren işletmelerimiz de onay alınmış yeni nesil ödeme kayıt cihazlarından herhangi bir tanesini almak suretiyle talepte bulunacağını, almak zorunda olduğunu ifade ettik.
Artı, 1.1.2016 tarihi bizim için e-dönüşümün önemli aşamalarından bir tanesi. Belki sektörde diğer konularda elektronik dönüşüm uygulamalarına da vakıf olan arkadaşlarımız vardır, özellikle o birimin de sorumlu yöneticisi olarak, elektronik fatura ve elektronik defter konusunda da 1.1.2016 önemli bir tarih. O tarihe kadar işletmelerimiz elektronik defter ve elektronik fatura ve yeni nesil yazar kasaya doğru geçtiğimizde artık biz sahadaki işlemleri elektronik ortamda gözlemlenebilir hale getirmeye çalışacağız.
Yeni Nesil ÖKC ile İlgili Temel, Ana İlkeler
Şimdi yeni nesil ÖKC ile ilgili temel, ana ilkelerden bahsetmek istiyorum. Eskiden yazar kasamız diğer çevre birimlerimizde, işletmemizde kullandığımız diğer birimlerimiz ile birebir entegre olmak zorunluluğu yoktu. Entegre eden işletmelerimiz vardı ama entegre etmek zorunluluğu yoktu. Fakat artık perakende sektöründe, satış ve ödeme işlemlerinde, yeni nesil ödeme kaydı cihazı uygulamasında, yazar kasa ile ilk defa temasta bulunacak olan cihazların mutlaka yazar kasa ile entegre bir yapıda çalışması gerektiğini söyleyelim.
Yeni nesil yazar kasalar bizim için bilgisayar. Bilgisayar konuşabiliyor, diğer cihazlar ile iletişim içerisinde olabiliyorlar. Bu şekilde ödeme ve satış işlemleri mutlaka entegre olacak. Ödeme sistemi ayrı bir yerde, yazar kasa ayrı bir yerde olmayacak.
Yeni hayata geçirdiğimiz EFT POS yazar kasalarda bizzat bu işliyor. Slip belgesi ile mali değeri olan fiş, aynı belgede, tek bir belge olarak çıkıyor. Bu konuda da üretici firmalarımız da gerekli aksiyonu hemen alabildiler. Onlara da gıyaplarında teşekkür etmek istiyorum! Şu an sahada fiş ve slip birleşik bir şekilde çalışır durumda.
Masa üstü dediğimiz, biraz sonra detayını vereceğimiz, henüz daha masa üstü konsepti olup haricen bağlanacak poslar ile ilgili de çalışmalar yoğun bir şekilde devam ediyor, onların da 1.1.2016’dan sonra çalışacağını ümit ediyoruz ve bir perakende satış işleminin mutlaka yazar kasada başlatılması ve sonlandırılması esasını getirdik. Şimdi burada belirlediğimiz temel ilkeler sizin zihninizde bazı soru işaretlerini uyandırıyordur. Bence, uyandırdığı anda notlarınızı alın ve bize sorabilirsiniz.
Bir satışta yazar kasa ile konuşmak, satış tarafında başlatılan bir işlemin yazar kasaya ulaşması anlamına geliyor. Yazar kasaya işlemi başlat komutunu göndermeyi, bu ana ilkeyi gerçekleştirecek bir durum olarak kabul ediyoruz. Bizzat yazar kasanın tuşuna önce bas, sonra satış sistemini çalıştır gibi bir durum söz konusu değil. Entegre demek, birbiri ile bağlantı sağlamış olan sistemlerde satış sisteminde başlattığınız bir komut, yazar kasada işlemi elektronik olarak başlatıyor ise, işlem yazar kasada başlamıştır diyebiliyoruz.
Ödeme ara yüzlerinden bahsettik. EFT POS cihazları ödeme sistemleri de yazar kasalara bağlı olacak. Satış sistemi uygulamaları da bizim Gelir İdaresi Başkanlığı’nın Harici Cihazların İletişim Protokolü diye ifade ettiğimiz GMP-3 Protokolü’ne göre yazar kasalar ile uyumlandırılıp konuşması sağlanacak ve tek fiş tek belgede slip ve fiş belgesi birlikte olacak. EFT POS cihazlarında da tutar bilgisi yazar kasadan gidecek. Önce POS cihazının tutar bilgisini girme olayı kademeli olarak kalkacak. Yazar kasada oluşan tutar, kredi kartı ile ödeme seçeneği seçildiğinde yazar kasaya bağlı POS cihazına gidecek ve işlemi başlatıp sonucu tekrar yazar kasaya işlem sonucunu bildirecek. Bu şekilde bir entegrasyondan bahsediyoruz.
Satıcı / Üretici Firmalar TSM’den Sorumlu
Şimdi yeni nesil konsepti satıcı/üretici firmalar için de, eski nesil konseptinden farklı. Ben bir cihaz ürettim ve sattım demek ile bitmiyor artık.
Bu işlemin sürdürülebilirliği için ÖKC üreticilerimize çok büyük sorumluluklar verdik. Bu cihazların Gelir İdaresi Başkanlığı ile konuşabilmesi için arada bir yönetim merkezi, “Terminal Yönetim Merkezi” kurma yükümlülükleri ya da böyle kurulmuş bir merkezden hizmet alma yükümlülüklerini getirdik.
Sahada gerçekleşen her işlem ile ödeme bilgilerinin uyumu konusundaki genel kontrolü, ÖKC üreticilerinin sorumluluğunda bulunan TSM merkezlerine verdik. Dedik ki, bir ödeme yapılıyor ise o ödeme bilgisini, – ödemenin kredi kartının hassas kart verisini demiyoruz, bir ödeme işlemi mi var kredi kartı kullanılmış mı, içi, detayı önemli değil. BU zaten uluslar arası kredi kartı ödeme kurallarına göre şifreli gitmek durumunda ve içeriği hiçbir şekilde, hiçbir birim tarafından görünmeyecek durumda” göreceğiz.
Ödeme ve mali işlem bilgisinin koordinasyonunu TSM’ler sağlayacaklar ve bu çevre birimlerinin yazar kasalar ile uyumlandırılması, eşleştirilmesi, entegre edilmesi işlemlerinin de sorumluluğunu, teknik bir uzmanlık gerektirmesi nedeniyle, ÖKC üreticilerimizin sorumluluğuna verdik. Asıl sorumluluk onlarda. Yazar kasa ile uyumlu olmayan, doğru iletişim sağlamayan cihazların yazar kasaya bağlanması imkânı bulunmamakta. Bunun için mutlaka ÖKC üreticilerine baş vurulup mevcut sistemin yazar kasa ile entegre edilmesi talebinde bulunulacaktır.
ÖKC TSM merkezlerinin hem Gelir İdaresi’ne karşı sorumlulukları var, hem ÖKC üreticilerine karşı sorumlulukları var. Burada sahada oluşan bilgilerin bir yönetim merkezi üzerinden Gelir İdaresi Başkanlığı’na ve ilgili banka kuruluşlarına, banka bilgi sistemlerine, uluslar arası kurallar çerçevesinde belirtilen kurallar çerçevesinde uyarak, gönderme yükümlülükleri var. Biz bunlara ilişkin sektör detayı üreticiler ve özellikle diğer aktörlerle paylaşıyoruz. Onlar da konuyu yakından takip ediyorlar. Konuya ilişkin teknik dokümanlarımız, protokollerimiz, metinlerimiz büyük ölçüde tamamlandı ve internet sitemizde, özel olarak ana sayfamızda yeni nesil ÖKC butonu oluşturduk hızlı erişim çubukları, ikonları üzerinden. Oraya dokunduğunuzda konuya ilişkin bütün teknik düzenlemeleri Gelir İdaresi Başkanlığı’nın ana sitesinden ulaşabilirsiniz.
Fatura Verenler de Yazar Kasadan Verecek
Şimdi burada yine en son buralarda ifade etmek istediğim önemli bir husus, “biz perakende işlemlerimizin hepsinde fatura veriyoruz. Yazar kasa kullanmak durumunda mıyız?”diye soranlar için; Eskiden de yazar kasa kullanma mecburiyeti vardı. Yazar kasa alınıyordu ama yazar kasa işlemenin bir köşesinde sadece vazife olsun diye, iş olsun diye alınmış gibi duruyordu. Yazar kasanın bünyesinde, mali hafızasında işlem sıfır, bütün işlemlere fatura veriliyordu. Bu konsept de değişti artık.
Yeni nesil ödeme kayıt cihaz konseptinde, satış uygulama sistemlerinde fatura düzenleme sistemlerinde düzenlenebilir. Bunun önünde hiçbir engel yok. Öyle bir kural, aykırı bir durum yok. Fakat orada oluşan bilginin yazar kasada mutlaka bir izi olacak. Yazar kasada bu işlemin, bu perakende işlemin sonucunda müşteriye bir fatura verildiğini mutlaka anlayacağız.
Hangi müşteriye ne kadarlık faturalı satış yapıldığı bilgisini yazar kasa üzerinden Gelir İdaresi Başkanlığı olarak izlemeyi öngörüyoruz. Yazar kasadan ne çıkacak peki? Yazar kasadan normalde eküsünde, mali hafızasında bir iz oluşturması amacına matuf olmak üzere bir bilgi fişinden bahsediyoruz. Fatura ile belgelendirilen işlemlerde müşteriye bilgi fişinin verilmesini söylüyoruz. Burada, faturanın müşteriye verilmesi zamanı ile ilgili 7 günlük bir zaman dilimi var. Bu 7 günlük zaman dilimi doluncaya kadar ki durumda mükellefimize veya vatandaşımıza, müşterimize yaptığı alışverişin mahiyeti hakkında bilgi fişi dediğimiz, aynı zamanda bu eğer bir slip belgesini de barındıracak, bir nevi tahsilat makbuzu gibi bir belge olmuş olacak. O esnada kendisine faturasının düzenleneceği bilgisini de hatırlatan önemli belge olacak. Eğer işlem anında hemen faturası veriliyor ise de, bilgi fişini sadece yazar kasanın mali hafızasına yazılması noktasında bırakarak, çıktıyı almaya ihtiyaç duymadan göndermeyi de planlıyoruz, ilave kağıt kullanımına gerek duyulmayacak şekilde. Faturası eğer işlem anında veriliyor ise, yazar kasa bizim için sadece bilgiyi kayıt eden fonksiyonu olsun istiyoruz.
Eski nesil kasalarımız Gelir İdaresi Başkanlığı ile bir iletişim kuramayan sistem idi. Onların yerine biz Gelir idaresi Başkanlığı ile iletişim kurabilen, IP tabanlı yazar kasalarımızı yürürlüğe soktuk. Bunlar da esas itibariyle iki ana kategoride yoğunlaşıyor: EFT POS özellikli yazar kasalar ve EFT POS özellikli olmayan yazar kasalar aslında. Onlar da basit ve bilgisayar bağlantılı sistemler olarak kendi içinde alt birimlere ayrılabilir.
Ve “çevre birimleri” dediğimiz unsurlar, yazar kasalar ile entegre olacak. Buralarda oluşan bilgilerin öncelikle Gelir İdaresi Başkanlığı’na ve bankacılık bilgi sistemlerine iletilmek üzere TSM merkezleri üzerinden aktarımı sağlanacak. ÖKC TSM merkezlerinin kuruluş esaslarına baktığımızda, sorumlukları ve standartları oldukça yüksek bir kurum olarak öngörüldü.



Kaynak : 