Dün gece, Türkiye Tarihinin en kötü gecelerinden birisini yaşadık. Saat 21 civarı köprünün askerler tarafından kesildiği haberi ile öğrendiğimiz “darbe girişimi” olayı, 36 yıl sonra denilse de, diğer darbelerden çok farklıydı. Bu farklılıkları, TBMM’nin ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesinin bombalanması, Ankara ve İstanbul üzerinde uçan helikoper ve F16’lar gibi sayabiliriz. Ama asıl farklılık Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın halkı meydanlara çağırması ve camilerden yayılan “sela” ve “ezan” sesleriydi.
Televizyon ve internetin olmadığı zamanlarda sela (Salah), toplumun haberleşmesi anlamında bir yöntemdi. Ülkemizde cuma, bayram ve cenaze namazlarından önce okunur. Darbe girişimi üzerine de hem tepki hem haber verme amacıyla selalar okundu.
Zaten darbe girişimine karşı yurdun dört bir tarafındaki camilerde okunan sela ve ezanların yanısıra, cami imamlarının vatandaşlara, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısına kulak verilmesi ve demokrasiye sahip çıkılması için Allah ve Muhammet (s.a.v) aşkına sokağa çıkılması şeklinde seslendiği de görüldü.
Ezan ve sela’ların, bütün Anadolu’ya yayıldığı, sosyal medyada yapılan değerlendirmelerle anlaşıldı. Ülkemizde 1990’larda başlayan ve 2010’da kaldırılan “merkezi ezan” ve “merkezi vaaz” sisteminden haberdar olanlar ise, Aselsan tarafından geliştirildiği bildirilen bu sistemlerin hala kullanılıp, kullanılmadığını merak ettiler.
Merkezi Ezan ve Vaaz Sistemi 2010’da Kaldırıldı
Merkezi ezan ve vaaz sistemi 1950’lerde konuşulmaya başlanmış ama uygulanması 1990’ları bulmuştu. Sistemin amacı, ezan saatlerinin camiler arasında birbirine uyumlu olması (saat ayarlarının yanlış olmasına karşı), ezan ve vaaz sisteminin içeriği üzerindeki kontrolün arttırılması olarak veriliyordu. Bozuk ezan okunmasının engellenmesi ya da vaaz birliğinin sağlanması hedefleniyordu[1]. Özellikle küçük yerlerde, makamına uygun ve güzel bir sesle okunan ezanların duyulması istenmişti.
Ancak 15 yıllık uygulama sonrasında sistem yavaş yavaş terkedildi ve 2010’da tam olarak kaldırıldı. Bunun nedenleri arasında, imamları tembelliğe ittiği ya da ezan okuyan kişi sayısını sınırladığı gibi şikayetler vardı. Sisteme karşı çıkanlar, radyo frekansları ile alınan ezan ve vaazın mekanik bir teypten okunan sistem olmasının rahatsızlık verdiğini söylüyorlardı.
Bugün bazı yerlerde hala sürdürüldüğü (özellikle Karadeniz’de yüksek köylerde) söyleniyor. Bu sistemin sadece din için kullanılmadığı, “sel” gibi olayların haber verilmesinde de kullanılabildiği belirtiliyor.
[1] Merkezi Ezan ve Vaaz Sistemi Kalkıyor




Kaynak : 