Edward Snowden 3 yıl önce ABD’yi terk ettiğinde, gittiği Hong Kong’da kaçış nedenlerini anlatacağı bir basın toplantısı düzenledi. Ama toplantıdan önce Snowden, bir otel odasında gerçekleşen toplantıya katılan gazetecilerden cep telefonlarını odanın buzdolabına koymasını istemişti. Şimdi buna gerek kalmamış olabilir. Snowden, Andrew Huang ile birlikte aynı prensibi tersine kullanarak, cep telefonu görüntülenen kullanıcıları uyaran bir cep telefonu kabu yapmış durumdalar.
Snowden ve Huang, MIT Medya Laboratuarında gerçekleştirilen bir etkinliğe video konferans yoluyla katılarak, bu kabın telefonun sinyal taşıyıcısına nasıl bağlandığını ve cep telefonunun Wi-Fi ya daBluetooth üzerinden veri aktardığı ya da aldığında kullanıcısını nasıl uyardığını gösterdiler ve bu telefon kabı ile ilgili planlarını anlattılar.
Snowden ve Huang, bu telefon kabını gazetecileri korumak için geliştirdiklerini söylüyorlar. Çünkü telefonları “uçak modu”na almak da güvenli olması anlamına gelmiyor. Çünkü bu durumlarda da hacklenebildiği ve verilerin çalınabildiği gösterilmiş durumda.
Snowden ve Huang, telefonı sorunlu bölgelerde gazetecilik yapmaya çalışanların bu telefonla daha rahat davranabileceklerini düşünüyorlar. Bu kabın kullanıldığı telefonlar, ileri izleme ve dinleme faaliyetlerini göstereceği için gazetecinin kendisini koruyabileceği –mesela gideceği yeri saklayabileceği– belirtiliyor.
Snowden toplantıda, “Bir tek iyi gazeteci, doğru zamanda, doğru yerdeyse, tarihi değiştirebilir. Bu nedenle de “hedef” haline gelirler. Üretim için kullandıkları araçlar, aynı zamanda onlara karşı kullanılabilen araçlar haline gelir” dedi. Snowden, gazetecinin haberleşmek, resim çekmek, yazısını onaylamak için kullandığı en önemli aracı olan cep telefonunun, tersine kendisini hedef haline getirebilecek bir izleme aracı olduğunu vurguluyor.
Huang ise Suriye ve Irak’ta çalışan gazetecilere işaret ederek ; “bu hükümetler kendi istedikleri dışında haberlere izin vermemek için gazetecileri takip ediyorlar. Siz telefonunuzu kapattığınızı, bu nedenle yerinizin anlaşılmayacağını düşünürken, aslında hiç de öyle olmayabilir” diyor.



Kaynak : 