İnternetin değiştirdiği alanlardan birisi de “finans”. Bankaların tahtı da sarsılıyor. Çünkü artık paranın –hele ki nakit paranın– dolaştığı ve toplandığı yerler çeşitlilik göstermeye başladı.
6493 sayılı elektronik para kanunu çıkarıldığında, temel maddelerden bir tanesi “koruma hesabı” idi. Elektronik para denilen ödeme sistemi bilindiği gibi “ön ödemeli” anlamına geliyor. Yani önceden bir para ödüyor ve sonra bunu ilgili yerde kullanıyorsunuz. Örneğin İstanbul Kart bu tür bir yöntem. Kanundaki “koruma hesabı” ise, kullanıcıların yaptığı bu ön ödemelerin koruma altına alınması anlamına geliyor. Yani ilgili firmanın bir anda kartlara ödenen paraları alıp, kapılarını kapatmasının önüne geçiyor (mesela geçenlerde bir Fitness merkezinin kapılarını pat diye kapatıp, müşterilerden alınan aidatların uçtuğunu hatırlayın).
Batı basınında yapılan bir analiz, hem koruma hesabının önemini ortaya koyarken, bir yandan da bankaların sarsılan tahtına işaret ediyor. Yan taraftaki grafikten de görebileceğiniz üzere, ülkemizde de bulunan, ünlü kahve zinciri Starbucks’ın ABD’deki dükkanlarında kullanılan kartlara kullanıcılar tarafından yüklenen para miktarının ABD’deki bazı bankalardaki toplam mevduatı aştığı raporlandı. Ama hatırlatalım, 13 milyar $ ile PayPal hala bu konuda –yani en çok nakit parayı tutan olarak– lider durumda.
Starbucks kartlarla, kullanıcılar kahve içebiliyor, çeşitli kampanyalardan ya da indirimlerden yararlanabiliyor ya da arkadaşlarına bu kartları hediye edebiliyorlarlar.
Starbucks’tan yapılan açıklamaya göre, ABD ve Kanada’daki müşterilerin yüzde 41’i içeceklerini bu kartlarla satın alıyorlar. Forbes tahminine göre, bu 2 ülkedeki 12 milyon Starbucks müşterisinin kartlarında toplam 1,2 milyar doları bulunuyor. Karşılaştırma yapmak için örnek verilen bir banka Customers Bank’ta 780 milyon dolarlık mevduat var.
Dünya çapında 24 bine yakın satış noktası olduğu raporlanan Starbucks 15 yıldır Türkiye’de de kahve tutkunlarına servis veriyor.




Kaynak : 