Intel, önümüzdeki 10 yılda bilişim ve iletişim teknolojilerinin birleşip, elektronik cihazların daha basit, daha ucuz ve kullanımı daha kolay olduğu bir dijital gelecek yaratmasını hızlandırmak için entegre silikon teknolojilerinden yararlanacak.
Intel Developer Forum’da konuşan Intel Başkan Yardımcısı ve CTO’su Pat Gelsinger ve Intel Başkan Yardımcısı Sunlin Chou, bilişim ve iletişimi birleştiren teknolojilerin, Moore Yasasıyla tanımlanan faydaları kablosuz ve optik iletişim gibi alanlara da taşıyacağını söyledi. Ayrıca, Intel’in silikon nanoteknolojisi alanında ileri seviye araştırmalar gerçekleştirerek Moore Yasası’nın geçerliliğini gelecekte de koruyacağını söylediler. Moore Yasası, entegre devrelerin yoğunluğunun her iki yılda bir iki katına çıkarak elde edilen performansı artırırken maliyetleri düşüreceğini öngörüyor.
Moore Yasası Nerelere Uzanacak?
Gelsinger yaptığı konuşmada şöyle devam etti: “Entegre silikon yenilikçi, yaygın ve ucuz teknolojilere olanak tanıyarak, tüm bilgisayarların birbirleri ile bağlantılı olduğu ve tüm iletişim cihazlarının ise bilgi işlem yapabileceği bir dünyayı mümkün kılacak.”
Intel’in üzerinde çalıştığı teknolojiler arasında, şirketin düşük güç tüketimli CMOS üretim prosesine dayanan “silikon alıcı-vericiler” de bulunuyor. Gelecek birkaç yıl içinde bu alıcı-vericiler Intel yongalarıyla bütünleştirilerek, bu yongaları kullanan tüm cihazların kablosuz iletişime sahip olmaları sağlanacak.
Gelsinger ayrıca silikon tabanlı foton (‘silicon photonics’) teknolojisinden yararlanan, ayarlanabilir bir lazerin tanıtımını yaptı ve Intel’in Moore Yasasını tümüyle bütünleşik bileşenler yaratacak şekilde geliştirmek için araştırmalarına devam ettiklerini söyledi. Bu bileşenler sayesinde dijital dünyanın olanakları tek bir yonga üzerinden silikon tabanlı optik-elektronik cihazlara taşınabilecek. Bu araştırmaların hedefi, bileşen teknolojileri ile düşük maliyetli sislikon yapı taşlarını bir araya getirerek optik ağların maliyetini ciddi ölçülerde düşürebilmek.
Gelsinger son olarak “sensör ağları” olarak anılan bir teknolojiye değinerek, düşük maliyetli, gelişmiş, bilişim ve iletişim becerilerine sahip silikon sensörlerin faydalarının saha deneylerinde şimdiden görüldüğünü de ekledi. Bu tür saha deneylerinden biri halen Maine’deki Great Duck Adasında gerçekleştiriliyor. Intel Berkeley Araştırma Laboratuvarı ve Atlantik Üniversitesi’nin araştırmacıları burada adanın mikro-habitatını incelemek için “kablosuz sensör ağlarından” yararlanıyorlar.
Sıcaklık, nem, barometrik basınç ölçümü yapan yongalardan ve kızılötesi sensörlerden oluşan bu ağlar, bilim adamlarının doğadaki vahşi yaşamı ve habitatı herhangi bir müdahalede bulunmadan inceleyebilmelerine olanak tanıyor. Bu şekilde toplanan çevresel veriler bir uydu bağlantısı üzerinden İnternet’e aktarılıyor; böylece araştırmacılar bilgileri gerçek zamanlı olarak elde edebiliyorlar. Sensör ağı teknolojisi, bu iş için insan gücü kullanılmasına kıyasla mikro-habitata zarar vermeden çevresel verilerin toplanması için yeni olanaklar sunuyor.
Intel bir yandan silikonla bütünleşik sensörlerin minyatürleştirilmesi için ileri seviye araştırmalarına devam ederken, bir yandan da endüstrinin teknolojiden daha hızlı yararlanabilmesi için, bu sensör ağlarının programlanmasını sağlayacak yazılım araçları geliştiriyor.
Moore Yasası Nanoteknoloji İle Devam Edecek
Intel’in Moore Yasasını devam ettirmek ve başka alanlara yaymak için yeni silikon teknolojileri, malzemeler ve aygıt yapıları üzerinde gerçekleştirdiği araştırma ve geliştirme çalışmaları arasında Aşırı Morötesi litografisi (‘Extreme Ultraviolet lithography), yeni transistör dielektrik teknolojileri ve transistör yapılarının yanı sıra, Intel’in gelecek yıl 0.09 mikon (90 nanometre) üretim teknolojine geçerken kullanacağı gerilmeli silikon (strained silicon) gibi yenilikler de bulunuyor.
Chou ise, “İleri seviye araştırmalarımız ve nanoteknolojiye yaptığımız yatırımlar sayesinde silikona daha fazla beceri kazandırarak Moore Yasası’nı daha da genişleteceğiz. Intel son iki yılda 100 nanometrenin altında transistörler kullanan işlemciler üreterek nanoteknoloji çağının lideri oldu. Araştırmalarımız gelecek yıl 90 nanometre teknolojisinin de ötesine geçecek; böylece silikon teknolojisini yenilemeye devam edip önümüzdeki on yıl içinde bu teknolojinin ölçeklenebilirliğini artıracak uzun vadeli seçenekleri değerlendirebileceğiz” diye konuştu.
Chou, Intel’in Terahertz transistörler (Intel’in gelecek on yılın ikinci yarısında üretime sokmayı planladığı yüksek hızlı transistörler) üzerindeki araştırma projelerinin, yüksek performanslı, düzlemsel olmayan, üç geçitli deneysel CMOS transistörler (Tri-Gate transistörler) üzerine odaklandığını da söyledi. Bu tür bir transistör ile mevcut “düzlemsel” (düz) tasarım yerine üç boyutlu bir mimari kullanılması, transistör geçitlerinin yüzey alanını artıracak. Bu da performansı yükselterek yüksek hızlı işlemcilerin yapılmasına olanak tanıyacak. Bu transistörlerin önümüzdeki on yılın ikinci yarısında seri üretime geçirilene kadar, daha da geliştirilmeleri gerekiyor.
Chou ayrıca Intel araştırmacılarının üniversitelerle uzun vadeli nanoteknoloji projelerinde işbirliği yaptığını söyledi. Bu projeler arasında, bir gün transistör performansını artırabilecek karbon nano-tüpler, silikon nano-bağlantılar, iletken ve yarı-iletken yapılar bulunuyor. Intel bu nano-tüpleri ve nano-bağlantıları en az 10 yıl sonraki bilişim aygıtlarında kullanmayı planlıyor.
Gelsinger ve Chou seminerin katılımcılarına çağrıda bulunarak, bu gibi yenilikler üzerinde birlikte çalışmak istediklerini, böylece silikon entegrasyonundan yararlanarak farklı teknolojilerin birbirine yakınlaştığı bir dijital geleceği birlikte oluşturabileceklerini söylediler.
IDF Hakkında
Intel Developer Forum, yazılım ve donanım geliştiricileri için teknoloji dünyasının önde gelen etkinliklerinden biridir. Yıl içinde dünya çapında gerçekleştirilen IDF endüstrideki kilit oyuncuları PC, sunucu, iletişim ekipmanları ve avuçiçi cihazlardaki son teknolojileri tartışmak amacıyla bir araya getiriyor.



Kaynak : 