Üst akıl mı arıyorsunuz? Alın size başka bir ülkeden “üst akıl arama” hikayesi. ABD’liler Donald Trump’un seçilmesi konusundaki ilk şoku atlattıktan bu yana, seçimlerin kabahatini Rusya’ya yüklemek peşinde dolaşıyorlar.
Halbuki dönüp kendilerine bakmalıydılar. Outsource’un ülkelerini nasıl yaraladığına ve “kitlesel silahları” var yalanıyla oraya buraya saldırarak yarattıkları ve kendi ülkelerine de ithal ettikleri “şiddet zincirine”. Bu cümle ile San Bernardino gibi saldırıları bile kastetmiyorum. Aksine ülkelerine Afganistan ya da Irak’tan döndükten sonra çete kuran Amerikan askerlerini işaret ediyorum.
Ama dediğimiz gibi, ABD’de de seçimi kaybedenler –ki bunlara Trump’tan hazetmeyen Cumhuriyetçiler de dahil– şimdi, “bu nasıl oldu”yu araştırıyorlar. Henüz “üst akıl” kelimesini telafuz eden yok ama Rusya suçlanıyor. Üstelik en üst düzeyde. Geçtiğimiz hafta 35 Rus diplomatı bu iddia ile ABD’den sınır dışı edildi bile. İstihbarat şefleri henüz ortaya bir delil koyamadılar ama delilleri göstereceklerini söylediler.
Trump’ın koltuğu teslim almasına 15 gün kala, dün Amerikan senatosunun, istihbarat başkanları ile yapılan “Rusya Başkanlık Seçimlerine Müdahil Oldu mu?” tartışmalarını dikkatlerinize sunmuştuk [1]. Bu toplantıdan hemen önce istihbarat şeflerinden “toplu istifa” sinyalleri veren önemli bir açıklama geldi. Önce hatırlatalım, Trump bir süredir istihbarat şefleri ile aleni bir şekilde ve Twitter üzerinden alay ediyor. Onların Rusya ile seçimler arasında ilişki kurmasına dair alaylarına, Irak savaşındaki “kitlesel silah” konusunu da ilave ediyor.
The “Intelligence” briefing on so-called “Russian hacking” was delayed until Friday, perhaps more time needed to build a case. Very strange!
— Donald J. Trump (@realDonaldTrump) January 4, 2017
Buna karşılık, dünkü toplantı öncesinde Amerikan siber ordusunun başkanı olan Amiral Mike Rogers ile NSA Başkanı James Clapper birlikte karşı atışa geçtiler. İkili, yeni başkan Donald Trump’ın kendileriyle alay etmeye devam etmesi durumunda, istihbarat kurumlarından toplu istifalar olacağını iddia etti.
Aslında bunu bizim yazdığımızdan daha formal bir şekilde ifade ettiler. Yani, Donald Trump’ın kendilerine güvenmediklerini düşünürlerse istihbarat topluluğunun topluca istifa edebileceğinden endişe duyduklarını belirtirken, seçilmiş başkanı da eleştirilerinin sonuçları olacağı şeklinde uyardılar.
Amerikanın siber ordusunun başkanı Rogers, Amerikan istihbaratına hizmet etme motivasyonunun, liderin kendilerine güvenmesinden geldiğini söyledikten sonra, “bu olmazsa, istihbaratçılar gider” derken, Trump’dan bahsetmeden, “sağlıklı şüphecilik” ile “aşağılanma” arasında önemli bir ayrım olduğunu söyledi. Bu ifadeyle yukarıda yer alan tweetten bahsettiğinden kimsenin şüphesi yoktu.
Trump’ın tweetinde alay ettiği konu, istihbaratçıların kendisine “Seçimlerdeki Rusya Siber Saldırıları” konusunda vermek üzere planlanan toplantıyı ertelemesiydi. Malum, bu siber saldırıların Trump’ın kazanmasına yardımcı olduğu iddiaları var. Trump da aslında bu düşünceyle alay ediyor.
Amerikan istihbaratının Irak savaşı sırasında “kitlesel silah var” diyerek yanlış bilgi verdiklerini hatırlatan Trump geçen hafta da bu konuda gazetecilere verdiği beyanatta [2] “Hacking konusunu iyice biliyorum. Hacking zor ispat edilen bir şey. Dolayısıyla başka birileri de olabilir” demişti. Ama ilginçtir, Beyaz Saray, Trump’ın hemen arkasından, “istihbarat örgütlerinin her zaman doğruyu bulamayabileceği, buna karşılık Rusya’nın politik sisteme karışmaya çalışmasının gerçek olduğu” şeklinde bir açıklama yaptı.
Diğer yandan, Trump ile istihbarat örgütlerinin “hacking rapor” randevusu bugün. NSA Başkanı Clapper, Rusya ile ilgili raporun gizli olmayan kısımlarından oluşan bir bölümünün pazartesi halka açıklanacağını söyledi.
[1] ABD Başkanlık Seçimlerinde ‘Derin’ Rusya Şüpheleri
[2] Trump Promises a Revelation on Hacking



Kaynak : 