Yaklaşık 1 ay önce Google’ın şemsiye firması olan Alphabet’in, Uber’i dava edeceğini öğrendik [1]. Sebebi Uber’in sürücüsüz otomobillerinde test edilen LiDAR teknolojisinin altyapısının Google-Agilphabet’e ait olduğu şeklinde bir iddia.
Google, ilk sürücüsüz otomobil testlerini 2 yıl önce duyurmuştu, Uber ise henüz 1 yıllık bir geçmişe sahip, LiDAR ile birlikte başladı. LiDAR teknolojisi halihazırda uçaklarda ve roketlerde kullanılıyor ancak mevcut LiDAR teknolojileri sadece yerşekillerine göre kendisini ayarlayabiliyor. Google ve Uber’in modifiye etmeye çalıştığı LiDAR teknolojisi ise, binalara, otoyollara, insanlara ve köprülere göre gidilecek yönü belirliyor. Test edilen LiDAR’da ortak sorunlar var: Her iki firmanın yürüttüğü projelerde de otomobiller köprüleri aşmakta güçlük çekiyor ve bununla birlikte yollardaki tümsek, kasis gibi engellere de aşırı hızlı giriyorlar. Handikapları şimdilik bunlar.
Google, bir yumurta görevi gördü
Google, ilk başta sürücüsüz otomobil projelerini tek başına duyurmuştu, ardından Alphabet’i kurdukları sırada Alphabet’in bununla ilgileneceğini duyurdu. Ardından çalışmalar yetersiz kaldığı için, bir “focus” firması olan Waymo ortaya çıktı. Waymo, Google-Alphabet ile birlikte bu konuda patent girişimlerini sürdükten sonra, bir Waymo elemanı olan Andrew Levandowski skandalı ortaya çıktı ki; iddialara göre bu kişi 14,000 adet patent belgesini kullanarak kendi şirketi olan Otto’yu kurdu. Ardından bu Otto denen şirket Uber tarafından satın alındı. Uber, bu satın alma işlemi sonrasında sürücüsüz otomobil konusunda kullanıcılarına direkt olarak hizmet vermeye başladı.
Geçtiğimiz haftasonu Uber’in tanınmış avukatı Angela Padilla, Uber’i savunabilmek adına 14,000 patent belgesini içeren nir savunma sundu ve LiDAR I/O teknolojisindeki multi-lens’in, Waymo’nun kullandığı single-lens teknolojisiyle aynı olduğu suçlamasını tamamen reddetti. Üstelik şu ilginç iddiayı da açıkladı:
“Eğer Waymo ve Google, gerçekten Uber’in teknolojilerini çaldığını düşünseydi, 5 ay boyunca mahkemeye vermek için beklemezdi”
Padilla’nın, ifadelerinden mahkeme süreçlerinden önce iki şirket arasında yoğun bir şekilde telefon trafiği yaşandığı görülüyor.
LiDAR teknolojisi roket biliminde ana akım ve otomobillerin rolü nedir?
Firma ayırt etmeksizin, sürücüsüz otomobillerin gelişimine baktığımız zaman 1940’larda GM’un yaptığı girişimlerin dışında aktif olarak 6 yıllık aktif bir geçmişe sahip olduğunu görüyoruz. Özellikle DARPA Robotics’in sensör teknolojileri, ABD’nin silah AR-GE sürecine doğrudan etki sağlıyor. Zira LiDAR’ın bu kadar popüler bir kullanıma sahip olmasındaki en büyük katkı payı, DARPA’nın LiDAR’ı silah endüstrisine uyarlamasından geçiyor.
ABD’nin sık sık kullandığı Tomahawk füzelerinin bir tanesinin kullanımı yaklaşık 2 milyon dolarlık bir masraf gerektiriyor. Test aşamaları ise 1.2 milyon dolarlık bir yatırım gerektiriyor. Trump, Suriye’yi Tomahawk’lar ile vurduğunda sadece o gece için 70 milyon dolarlık bir masrafın altına girdi. ABD’de sürücüsüz otomobil girişimlerinin bu kadar hız kazanmasının bir başka nedeni de LiDAR ve diğer radar teknolojilerinin, otomobil geliştiricileriyle birlikte daha az masrafa geliştirilme süreci yürütülüyor. Aktivist belgeselci ve yapımcı Michael Moore, sık sık ABD’nin sürücüsüz otomobil geliştirmesinin nedenini, silah teknolojilerini bir adım öteye taşıma isteğine bağlıyor.



Kaynak : 