ABD Başkanı Donald Trump Amerikan Üretim Konseyini fesh etme kararı aldı. Trump’ın Charlottsville’de meydana gelen ırkçı saldırıyı kınamadığı ve hatta üstü kapalı olarak desteklediği gerekçesiyle, Amerikan Üretim Konseyinden üstüste istifalar gelmişti [1] [2].
Trump, kişisel Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Danışmanlar Konseyini oluşturan Amerikan İmalat Kurulu ile Strateji ve Politika Forumunu sonlandırdığını “İmalat Kurulu ile Strateji ve Politika Forumundaki işadamları ve kadınları üzerine baskı kurmaktansa, her ikisini de sonlandırıyorum. Herkese teşekkürler” sözleriyle duyurdu.
Rather than putting pressure on the businesspeople of the Manufacturing Council & Strategy & Policy Forum, I am ending both. Thank you all!
— Donald J. Trump (@realDonaldTrump) August 16, 2017
Amerika, yeni başkanı Trump’ın “Amerika’yı yine büyük yapacağız” iddiasıyla geliştirdiği politikalar sonrasında sarsılıyor. Irkçılık karşıtları, Trump’ın tarzının ülkede ırkçılığı patlattığını düşünüyorlar. İstifa eden CEO’lar da buna referans veren ifadeler kullandılar. Intel CEO’su Brian Krzanich neden istifa ettiğini anlattığı açıklamasında “Siyaset ve siyasi gündemler, Amerika’nın üretim üssünü yeniden inşa etmenin önemli misyonunu ortadan kaldırdı” demişti [2].
Konsey, Trump’ın politikalarının ekonomiyi nasıl etkileyeceği konusunda iş dünyasıyla görüş alışverişi yapabilmesi için kurulmuştu. CEO’ların üstüste istifa etmesi üzerine, “onların yerini alacak bir sürü kişi var” türünden bir tweet atmıştı.
For every CEO that drops out of the Manufacturing Council, I have many to take their place. Grandstanders should not have gone on. JOBS!
— Donald J. Trump (@realDonaldTrump) August 15, 2017
Sonrasında da New York’ta düzendiği basın toplantısında bu sefer ayrılan CEO’ları, ürünlerini ABD dışında üretmenin utancı nedeniyle istifa ettiler şeklinde suçladı. Gerçi, ölen Heather Heyer için bir anma mesajı attı ama hayli gecikmeli ve adeta ayıp olmasın türünden; “Güzel ve İnanılmaz, gerçekten özel bir genç kadın Heather Heyer için anma töreni bugün. Hepimiz tarafından hep hatırlanacak” tweeti attı.
Memorial service today for beautiful and incredible Heather Heyer, a truly special young woman. She will be long remembered by all!
— Donald J. Trump (@realDonaldTrump) August 16, 2017
Bütün bunlardan sonra da, anlaşılan durum pek parlak değil ki, konseyi iptal etti. Zaten ayrılanlara bakıldığında Ford Company, Merck, Intel, 3M gibi dünya devlerinin CEO’ları olduğu görülüyor. Geriye kalanlar ise onların yerini doldurabilecek kapasitede gözükmüyor. Başkan ise anlaşılan bir takım endüstrilerin desteğinden mahrum kalacak. Bakalım, bizde olduğu gibi vergi memurları ile onları yola getirmenin yollarını arayacak mı?
ABD’de Yükselen Irkçılık Kendisini Sosyal Medyada da Gösteriyor
ABD’de 1980 yılında ülke içine ve 1985 yılında offshore’a (yurtdışı) yönelik olarak alınan Outsource (Taşoron) kullanma stratejisi ülkeyi bugüne taşıdı[3]. Yani süpriz değil. İşlerini Çinlilere, Hintlilere kaybeden Amerikalılar isyan ediyor ve bilinçsizce isyanlarını göçmenlere yöneltiyorlar. Trump ise bu sosyal sorunu görüp, oyları manipüle etmek için kendi lehine kullanan bir kişi. Dolayısıyla da olaylar sonrasındaki yaklaşımı “ben hatalıyım” yerine aynı stratejiyi çaresizce ya da belki bilerek/severek sürdürmekten ibaret.
Diğer yandan, ülkedeki insanlar 2’ye bölünmüş durumda. Bir örnek verelim; Holywood’un kıdemli aktörlerinden James Wood –ki ben kendisini Salvador filmi ile hatırlıyorum. Oliver Stone’un çektiği o film 1970’lerde gerçek bir kişinin gözünden El Salvador iç savaşını anlatır ve ABD’nin desteklediği askeri birliği ciddi biçimde eleştirir. Woods gerçek bir fotoğrafçıyı canlandırdığı bu filmdeki oyunu ile Oscar’da en iyi oyuncu ödülüne aday gösterilmişti [4].
Ama anlaşılan tam tersi düşünüyor –ki aslında Mississippi’de yaşamış kötü bir ırkçıyı canlandırdığı bir filmi de var[5]–. Çünkü şöyle bir tweet attı;
Before the #liberals find a reason to deface, destroy or degrade this one, I thought some of you might like to see it one more time… pic.twitter.com/juArhCpiXl
— James Woods (@RealJamesWoods) August 14, 2017
Bir yandan Nina Simone’nin 1960’larda zencilerin ayağa kalkmasına yardımcı olan “Got Damn Missisippi” şarkısını onurlandıralım ve sonra bu tweetin nedenini anlatalım;
Olay şu; malum ABD 1800’lerde bir iç savaş yaşadı. Bu savaşın Güney tarafı ırkçılık (kölelik) taraftarıydı ve savaşı kaybetti. Güney tarafının yenilen komutanı General Robert E. Lee idi. Lee savaştan sonra Washington Kolejinin Müdürlüğünü yapmıştı [6]. İşte bu Lee’nin heykelleri şu anda bir sorun. Irkçılık karşıtları uzun zamandır bu heykellerin kaldırılmasını filan istiyor [7].
Son olaylarda da, North Carolina’daki protestocular bir Konfederasyonun anıt heykelini parçalayıp her tarafı bıçakladı. İşte ondan sonra muhafazakar aktör James Woods, liberallerin Amerikan ordusundan nefret ettiği yorumundan hareketle, ABD için 2ci dünya savaşının en önemli anılarından birisi olan, Iwo Jima’daki askerleri tasvir eden Deniz Piyadeleri Savaş Anıtı’nın da yıkılmasını isteyeceklerine dair yukarıdaki tweeti attı.
Sonra ne oldu? Sosyal medyada James Wood’u ti’ye alanlar sayısız tweet attı. Bir kaç örnek aşağıda;
Before the #liberals find a reason to deface, destroy or degrade this one, I thought some of you might like to see it one more time… pic.twitter.com/FY7469YxeP
— Parker Molloy (@ParkerMolloy) August 15, 2017
Before the #liberals find a reason to deface, destroy or degrade this one, I thought some of you might like to see it one more time… pic.twitter.com/N2smF9SKhz
— Gary Marriage (@KlausBromi) August 15, 2017
Before the #liberals find a reason to deface, destroy or degrade this one, I thought some of you might like to see it one more time… pic.twitter.com/tvPCTFs6zo
— Schooley (@Rschooley) August 15, 2017
Bu arada James Wood tepkiler üzerine, yumuşatma taktiği uyguluyor gibi gözüküyor;
What dignity this man has. #HeatherHeyer https://t.co/oa4ARzC87u
— James Woods (@RealJamesWoods) August 16, 2017
Simone Askew is first black woman to lead West Point cadets // Her sense of national service is truly inspiring. https://t.co/aaW9mj7bVJ
— James Woods (@RealJamesWoods) August 16, 2017
Bütün bunları anlattık. Çünkü aynısı değil ama bu olaylara bakarken, ülkemize benzer bir şeyler buluyoruz içinde. Farklı düşünce ve olayları, hareket tarzlarını göstermek ve anlamaya çalışmak yararlı olur diye düşünüyoruz.
[1] Gerçi Trump kınadı ama kınarken nedense her 2 tarafı kınadı. Oysa ırkçılık karşıtları olayın mağdur tarafıydı ama bize Gezi Parkını hatırlatacak şekilde, Trump onları şiddet yanlısı diye tanımladı. “Bir tarafta kötü bir grup, diğer tarafta ise şiddet yanlısı bir grup vardı. Her iki tarafın da suçlu olduğunu düşünüyorum.” ifadesini kullandı.
[2] Şirketler, bölücü siyasi iklime nasıl bakıyor?




Kaynak : 