Telekom’un serbestleşmesi, özelleşmesi derken, bugün Sn.Derviş’in Neşe Düzel’le yaptığı röportajı okuduk. Derviş, Telekom endüstrisindeki global kriz ve Telekom’un hisse fiyatlarının muhtemelen düşük olacağı nedenleriyle satılmasının uygun olmadığını söylüyor ama özelleştirme için tek unsur acaba hisse fiyatları mı? Acaba özelleşme ve serbestleşme geriye atıldıkça Türkiye başka şeyler kaybediyor mu? Örneğin yerli ve yabancı yatırımcıları kaçırarak, telekom yatırımlarını sadece devletin eline ve teknik bilgisine bırakmak ya da telekom hizmetlerinin pahalılığı ve yetersizliği nedeniyle ekonominin, ticaretin, ihracatın gelişememesi. Aşağıda size ITU (Uluslararası Telekomünikasyon Birliği) tarafından yaptırılan ve Eylül 2002’de Marsilya’da yapılan konferansta sunulan bir araştırmanın sonuçlarını veriyoruz.
Konferansta sunulan Analysys raporuna göre, bölgedeki mobil rekabetin düzgün yürümesi için sabit telefon hatlarında serbestleşmeye gidilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Bu yazıyı size Analysy yazarlarından Laurent Zenou’nun aynı isimli makalesinden tercüme ederek sunuyoruz (Makalenin ingilizce aslı için Market opening in the Middle East and North Africa: mobile competition needs to be accompanied by progressive fixed infrastructure market liberalisation başlığına bakabilirsiniz)
Kurumsal müşteriler üzerinde yapılan araştırmanın sonuçları Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesindeki telekom sektörünün karşı karşıya kaldığı konuları ve sorunları gösteriyor. Rapor ayrıca bölgede rekabetin artması ve tüketicilere daha iyi koşullar sunmak için gereken şartları da anlatıyor.
Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki Telekom sektörü son birkaç yıldır hissedilir bir gelişme içersinde. Bölgedeki ülkelerin çoğunda bağımsız regülatör (bizdeki Telekomünikasyon Kurumu eşdeğeri düzenleyici kurumlar) kurumlar bağımsız bir şekilde oluşmuş durumda. Mobil penetrasyonu ise çok büyük artış gösteriyor, hatta bazı ülkelerde sabit telefon hat sayısını bile aşmış durumda.
Internet pazarına bakıldığında ise, serbestleşmenin nimetlerinden pek yararlanamadığı görülüyor. Bölgedeki çoğu ülkede ISS servisleri serbestleştirilmiş durumda. Ancak sadece sabit telefon hatları ve lease line (kiralık hatlar) üzerinden bağlantı kurulması nedeniyle hakim operatör hala kontrolü tam anlamıyla elinde tutmaya devam ediyor (Not : Türk Telekom’un böyle davrandığını ve ISS’lere DSL satma izni vermediği için Rekabet Kurumu tarafından ceza verildiğini hatırlayınız – Rekabet Kurulu Kararı Türkiye’de Bir İlk)
Aşağıdaki şekilden de görülebileceği üzere sabit telefon bağlantı kullanımı ne kadar azsa, internetin penterasyonunun da o kadar arttığı görülüyor. Daha da ötesi tekelci yaklaşımlar leased-line pazarın da tamamını ellerinde tutarak gelişmesini engelliyorlar. Bölgede bu düşünceyi destekleyen bir görüntü var. Bölgenin veri iletişimi rakamları, uluslararası ortalamaların altında kalıyor. Sabit altyapının gelişmesindeki boşluk, doğrudan kurumsal müşterileri ve internet servislerini kötü etkiliyor. Bu da uluslararası ticari gelişmelerin ve ekonomik büyümenin yavaşlaması anlamına geliyor.
Şekil -1 2001 rakamlarına göre Sabit telefon hatları kullanımı ile Internet penetrasyonu arasındaki ilişki (Kaynak ITU)

Bu analizden, bölgede mobil ses yapılanmasının, sabit telefon altyapısına zarar vereceği ve bu network’ün yatırım yapmasına engel olacağı izlenimi çıkıyor. Bu nedenle de sabit telefon network’ünde aşağıdaki reformların yapılması gerekliliği var ;
- Hakim telekom firmasının özelleştirilmesi ile yatırımı cazip hale getirmek, marketi serbestleştirmek ve eğitimli bir işgücü yaratmak
- Altyapı ve servisler konusunda rekabetin desteklenmesi. Regülatmr kurumu tarafsız ve güçlü tutmak.
- Altyapıyı, tarafsız bir regülatör penceresinden, IP gibi en son teknolojilerin ya da verimli erişim teknolojilerinin (WLL ya da sabit cell) geliştirilmesini destekleyerek geliştirmek or fixed cellular)
- Pazar dinamiklerinin zorlayacağı bir servis kalitesi geliştirmek. Tabi yine düzenleyici kurum marifetiyle.
Telekom kurallarının uzun ve kısa dönemli değişimlerin yarattığı baskıyı dengeleyecek şekilde planlanması gerekiyor. Bu da sektörün neden serbestleşme stratejisi geliştirmesi gerektiğini gösteriyor. Pazarın tehlikesiz ve nereye gittiğinin tahmin edilebilir oluşu, yatırımcıları cezbedebilecek ana unsur..



Kaynak : 