Geçtiğimiz günlerde, büyük heyecan yarattığı için e-Devlet sitesinin çökmesine neden olan “Üst-Alt soyağacı sorgulama hizmeti yeniden devreye alındı. Sistem, talepleri sıraya sokuyor ve bilahere iletiyor. Bu yolla internet yüzündeki sunucu ve web sitesi yorulmamış yani rapor çıkartmayı ön planda yapmamış oluyor. Arka planda hazırlanan rapor, daha sonra sistem üzerinden kullanıcıya iletiliyor.
Ulaştırma Bakanlığı’nın ilgili birimindeki kayıtlara göre hizmetin ilk açıldığı gün e-Türkiye sitesine 4 milyon kullanıcı giriş yapmış ve bunların ancak 737 bini başvuru yapmış ve 210 bini işlemi tamamlayıp, kayıtlarını alabilmişti. 4 milyonluk giriş sayısının, 1-1,5 milyon olan ortalama günlük girişlerin 3 – 4 katı olması nedeniyle sunucular kullanıcılara cevap veremez hale gelmişti.
İşleyiş değiştirilmekle birlikte, soyunu, sopunu ilk defa tam anlamıyla görme şansına ulaşan kullanıcıların, bir süre daha sistemi kilitleyeceği, cevaplarını hemen alamayacakları tahmin ediliyor.
Bu arada sistemin sadece 2 sayfalık döküm verdiği görülüyor. Bu nedenle bazı kişilerde 1900 yılı sonrası, bazılarında 1800 sonrası veriliyor. Yani 3 ya da 4 kuşak öğrenilebiliyor.
Dikkati çeken diğer bir husus, önceki yıllarda vefat eden bazı kişilerin sisteme öldüğünün kaydedilmemiş olması. Bir kısmının ise isminin bulunmuyor olması.
Soyağacı Sorgulama Nasıl Yapılabiliyor
Soyacağı sorgulamak için nvi-alt-ust-soy-bilgisi-sorgulama ekranına gitmeniz gerekiyor. Ancak bu ekrana girebilmek için e-Devlet şifresine sahip olmanız isteniyor.
Turkiye.gov.tr adresinden e-Devlet sistemine giriş yaptıktan sonra Nüfus Müdürlüğü altındaki ilgili sekmeyi tıkladığınızda soyağacı dökümü önünüze geliyor. Sağ üst köşeden “yazdır” seçeneği ile bu belgeyi yazdırabiliyorsunuz.
e-Devlet Şifresi Nedir, Nereden alınır?
Bu işlemi yaparken, sisteme giriş yapmanız gerekli. Kullanıcı adı olarak TC Kimlik No kullanılan sistemde, e-Devlet şifresinin alınması için bir kaç yöntem var;
- Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, T.C. Kimlik numarasının yer aldığı nüfus kağıdı, evlilik cüzdanı, pasaport, ehliyet gibi belgelerden biriyle birlikte ülke içindeki PTT merkezleri ya da müdürlüklerine bizzat müracat ederek e-devlet şifresini alabilir.
- Elektronik imza, elektronik ortamda bulunan bir belgenin ıslak imza niteliğinde onaylandığına dair ve imzalayanın kim olduğunu belirlemeye yarayan veridir. 5070 Sayılı Kanun uyarınca e-imza, ıslak imza ile eşdeğerdedir. E-imza sertifikası dağıtmaya yetkilendirilmiş kuruluşlar tarafından dağıtılan sertifikalar kullanılarak imzalama işlemi yapılır. Elektronik imzanız bir akıllı kart üzerinde size ulaştırılmaktadır. İmza kartınızı standart bir akıllı kart okuyucusuna takarak sisteme giriş yapılabilmektedir. Yıllık bedeli vardır.
- Mobil İmza, –cep telefonu ve GSM SIM kart kullanılarak– 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu ve ilgili yasal mevzuata uygun olarak ıslak imza niteliğinde güvenli bir biçimde elektronik imza işlemi yapılmasına imkân sağlayan uygulamadır.
e-Devlet Kapısında mobil imza kullanımı ile ilgili herhangi bir ücret talep edilmez ama GSM operatörleri tarafında bir ücretlendirme mevcuttır.
- Anlaşmalı bankaların İnternet şubeleri aracılığı ile başka bir şifreye ihtiyaç duymadan da, e-Devlet Kapısı’na giriş yapılabiliyor.
Alt-Üst Raporunda Gün/ay Bilinmeyenlere 1 Temmuz Tarihi İşlendi
Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 39’uncu maddesinde bulunan “Genel Müdürlük, nüfus kayıtlarına göre vatandaşların Hicri veya Rumi tarihle yazılmış nüfus olaylarının tarihlerini miladi yıla çevirerek aile kütüklerine geçirmeye, doğum tarihlerinin ay ve günü belli olmayanların da eksikliklerini tamamlamaya yetkilidir. Doğum tarihlerinde doğum yılı yazılıp, doğum ayı ve günü yazılmamış olanların yaşlarının hesaplanmasında doğduğu yılın temmuz ayının birinci günü, ayı yazılıp da günü belli olmayanlar için de o ayın birinci günü başlangıç olarak alınır.” hükmü çerçevesinde ve 2 Kasım 2012 tarihli ve 121166 sayılı oluruna istinaden doğum tarihlerinde ay veya gün bulunmayan kayıtlarda ay ve gün bilgisi tamamlandı.
Arşivde bulunan bilgilerin 1882 yılı kayıtlardan başladığı ve elektronik ortamda tutulan Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi’ne (MERNİS) esas olan kayıtların ise 1904 yılı yazımına ait olduğu belirtiliyor. Bu kayıtların olmadığı yerlerde 1925 yılında yersel yazım yapıldı. Yersel yazım yapılan yerlerdeki MERNİS kayıtları da 1925 yılı yazımına ait.
Ölü Olması Muhtemel Kişiler Nedeniyle Açık Hale Getirildi
Listede, ölü olması gereken kişilerin hala sağ gösterildiği görülmekle birlikte, İçişleri Bakanlığının 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun mülga 33’üncü maddesi ve Nüfus Hizmetleri Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğini 69’uncu maddesi uyarınca uzun süre işlem görmeyen ve ölü olması muhtemel kayıtlar, Genel Müdürlüğün 3 Ağustos 2016 tarihli ve 73999 sayılı ve 19 Ekim 2016 tarihli ve 96395 sayılı olurlarına istinaden kapatıldığı ve ölüm araştırması nedeniyle kapatılan 2.273.946 kişinin kaydının kontrol amaçlı olarak açık hale getirildiği kaydediliyor.
7039 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 8’inci maddesi gereğince 5490 sayılı Kanun’un 33’üncü maddesine eklenen ikinci fıkra ile “Merkezi veri tabanında yer alan kayıtlara göre uzun süre işlem görmeyen ve yaşı itibarıyla ölü olması muhtemel kişiler Genel Müdürlük tarafından tespit edilir. Tespit edilen kayıtların araştırılması mülki idare amirinin emriyle kolluk kuvvetlerine yaptırılır. Araştırma sonucu ölü oldukları tespit edilenlerin ölümleri tescil edilir.” hükmü getirilmişti.
Genel Müdürlüğün 27 Kasım 2017 tarihli ve 131449 sayılı oluruyla Açılan bu kayıtların ölümüne dair resmi bir belge ibraz edilmesi halinde ibraz edilen belgeye göre, resmi bir belge ibraz edilememesi halinde ise mülki idare amirinin emriyle kolluk kuvvetlerince yaptırılacak ölüm araştırmasının sonucuna göre ölümün işlenmesi mümkün olabilecek.



Kaynak : 